Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Güzelbahçe İlçe Başkanı Fulya Alçay, mutlak butlan kararı sonrası parti içerisinde yaşanan olaylar hakkında açıklamalarda bulunarak kurultay iptalinden üye istifalarına, meclisteki sayısal değişimlerden ilçenin kronik sorunlarına kadar pek çok kritik başlıkta net değerlendirmeler yaptı.
"KARAR BİZE GÖKTEN ZEMBİLLE İNMEDİ”
Parti içinde yaşanan "mutlak butlan" kararı ve ardından gelen tepkilere değinen Alçay, sürecin hukuki bir zeminde ilerlemesi gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi:
"Kararın çıkıp çıkmayacağı zaten süreç içerisinde bir tartışma konusuydu. Karar bize gökten zembille inmedi; öngörülen bir şeydi, çıkabilirdi de çıkmayabilirdi de. Kendi adıma şahsen hiçbir zaman 'böyle bir karar çıksın' sevdalısı olmadık. Ancak kararın çıkmış olması da bu karara uymayacağımız ya da bunu fiilen engelleyeceğimiz anlamına hiçbir zaman gelmedi. 39. Kurultay'ın delegesiydim. İptalden sonra '38. Kurultay geçerlidir' şeklinde bir karar alındı. Buna direnmek bana göre doğru değildi. Direnmenin ötesinde yapılan hakaretler, sokaklara dökülmeler, 'Bu karar siyasi bir karardır' ya da 'Kemal Kılıçdaroğlu'nun hükümetin adamı olduğunu gösterir' şeklindeki ibareleri hiçbir zaman kabul etmedim; açıkçası etik dışı bulduğum hareketlerdi."
KARAR SİYASALLAŞTIRILDI
Kararın siyasi olmadığını ancak bilinçli olarak "siyasallaştırıldığını" belirten Alçay, "Seçim 18 oyla, Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine sonuçlanmıştı. Basına yansıyan iddialar (MASAK raporları, SGK dökümleriyle tescillenmiş işe başlatma olayları vb.) bu 18 oyu değiştirebilecek nitelikteydi. Bu karar siyaseti değiştirmiş, siyasi mekanizmayı engellemiştir. Karar siyasi değildir ama kişiler tarafından 'siyasallaştırılmış' bir karardır. En büyük emek de YENİ Parti’ye geçenlere aittir." ifadelerini kullandı.

BALIK BAŞTAN KOKUYOR
Yeni partinin kuruluşu ve tabelaların indirilmesi sürecinde kullanılan dili başından beri eleştirdiğini vurgulayan Alçay, "Genel Merkez'deki polis müdahalesi gibi yansıtılan olaylar, tebligatın yırtılması... Zaten fiilen engellemesi mümkün değil ve bunu biliyorlar. Kendi kitlesini birbirine düşürerek bir algı yaratılmak istendi, bu benim gözümde ayıba kaçıyor. Organik bağları güçlü bir ilçe olduğumuz için bizim ilçemizde devir teslimde bir sorun yaşamadık. Ama Ödemiş'te, Dikili'de yaşananlar, altı okun sökülmesi, Atatürk'ün resminden altı okun çıkarılması gibi olaylar yaşandı. Atatürk'le altı oku ayıramazsınız. Bu tür şeylerin en başta Genel Merkez'de yaşandığı için ilçelerde yaşanmasını da normal karşılıyorum. Çünkü balık baştan kokuyor." dedi.
ÜYE SAYISI 3 BİNDEN 1500'E DÜŞTÜ: GERÇEK KOPUŞ 500 KİŞİ
Güzelbahçe'deki istifalar ve mevcut üye yapısı hakkında net rakamlar veren Alçay, yaşanan düşüşün matematiksel altyapısına dikkat çekti:
"Benim üye sayım 3 bin civarındaydı, şu an ise yaklaşık bin 500. Yani yarısı gitti diyebiliriz. Ancak ben tabloyu şöyle değerlendiriyorum: Belediye geçmişim olduğu için biliyorum, yaklaşık 300 belediye personelinin aileleriyle birlikte üye olduğu bir yapı vardı. Şu an listemde o belediye personelinden birkaçı hariç hiçbirini göremiyorum. Topyekûn istifa etmiş durumdalar fakat hepsi yeni partiye de gitmedi, beklemede olanlar var. Bu 300 personeli aileleriyle birlikte ortalama üç kişiyle çarparsanız, zaten 900-1.000 kişi yapar. Yani aslında tabandan, halktan koptuğunu gördüğüm asıl sayı 500 civarındadır. Dolayısıyla kalan 1.500 üye bana göre yeterli bir sayıdır. Yılbaşına kadar sahada çalışıp bunun üzerine bir 500 üye daha ekleyeceğimizi taaddüt ediyorum”
“EN BÜYÜK ÇALIŞMAMIZ ALGIYI DÜZELTMEK, DOĞRUYU PAYLAŞMAK OLACAK”
Vatandaşta oluşan kırgınlığı kabul eden ve bunun ulusal kanalların empoze ettiği algıdan kaynaklandığını savunan Alçay, yol haritasını şu sözlerle özetledi: "Bir kırgınlık var, buna yok diyemem. Vatandaş kendi gördüğü kadarıyla 'Genel Merkez saldırıya uğruyor, adam seçilmişti hakkını yediler' diyor. Olaylar doğru ifade edilmiyor. Bundan sonra en büyük çalışmamız bu algıyı düzeltmek ve doğruları paylaşmak olacak. Önce kendi üyelerimizi tek tek ziyaret edip konsolide edeceğiz. Ardından istifa edip beklemede kalan kesimle temasa geçeceğiz. ‘Bu iş düzelinceye kadar bekleyeceğiz’ diyen büyük bir kesim var. Mahalle ve ilçe kongrelerinin (Ekim ayı itibarıyla) yapılacağını düşünüyorum. Kadrolar seçilip tedbir kararı kalkar kalkmaz kurultaya gidersek, sağlıklı bir süreçle pek çok sorunumuz hallolacaktır."
“VATANDAŞIN LEHİNE OLACAK HER İŞE DESTEK VERECEĞİZ”
Parti içi geçişler sonrasında Güzelbahçe Belediye Meclisi'nde CHP'nin temsil gücünü de değerlendiren Alçay, Güzelbahçe Belediyesi Başkanvekili Ayşe Akın'a yaptıkları ziyaretteki mesajlarını paylaştı: "Beklentimin altında bir oranda kişinin CHP'de kalması söz konusu oldu. Büyükşehir meclis üyemiz Mehmet Eren, Aydın Kitapçıoğlu ve Doğuş Bayır (Tacettin Bey'in oğlu, ev hapsinde olduğu için uzaklaştırılmış durumda) partimizde kaldı. İki meclis üyemizle fiilen yolumuza devam ediyoruz. Dünkü ziyaretimizde Ayşe Başkan'a da çok rahatlıkla ifade ettik. Eğer Güzelbahçe'nin yararına bir iş yapılıyorsa elimizden geleni yaparız, destek oluruz. Ancak halkın aleyhine olacak, vatandaşa fayda sağlamayacak her türlü işin de sonuna kadar karşısında dururuz."
GÜZELBAHÇE'NİN GÜNDEMİ: İŞSİZLİK, PAHALILIK VE KÖTÜ YOLLAR
Son olarak ilçenin yerel sorunlarına ve esnafın şikayetlerine değinen Alçay, ekonomik krizin ve altyapı eksikliklerinin yansımalarını şu sözlerle dile getirdi: "Yol problemlerimiz çok fazla, yollarımız çok kötü. Yamalar yapılıyor ama ekonomik darboğaz nedeniyle belediye yetersiz kalıyor. Yağmurlu havalarda altyapı problemleri oluşuyor. Güvenlik açısından çok huzurlu bir ilçeyiz, Türkiye genelinde suçsuzluk oranında ilk 50'nin içindeyiz. Ancak sokağa indiğimizde tek şikâyet var: İş ve istihdam. Üniversite mezunu olup boşta olan çok sayıda genç görüyoruz. Emeklilerimizin geliri oldukça düşük, kira oranları çok yüksek. Güzelbahçe yaşamanın pahalı olduğu bir kent."





