İz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, KAYIT’ın bu haftaki bölümünde CHP’yi yakından ilgilendiren Mutlak Butlan Davası’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kartal, konuyla ilgili bayram sonrasını işaret ederek kulis bilgilerini kamuoyu ile paylaştı.
"GÜNAHLARIN İLKİ…"
Kartal, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Öncelikle Gürsel Tekin İstanbul İl Başkanlığı görevinde. Kayyum dersiniz, çağrı heyeti dersiniz, ne derseniz… Bu tartışmalardan bağımsız söylüyorum, o görevde durduğu müddetçe yargının, siyasi iktidarın, CHP muhalefetinin, bu konuyla ilgili kararında bir yerde durduğu anlamını çıkarabiliriz. Diyelim ki bu mutlak butlan davası konusuz kalmış olsaydı, konu tamamen kapanmış olsaydı muhtemelen bu çağrı heyeti meselesi, il başkanlığı ya da kayyum ne derseniz sona ermişti. Demek ki burada bir dirilik duruyor. İkincisi mutlak butlanla ilgili temel vurgu şu ya, tam o örnekle de söylemek gerekirse, günahların ilki… Nedir bu: Elmayı yemek. Günahların ilki, yasak elmayı yedin, Adem ile Havva dünyaya gönderildi. Şimdi bu İstanbul'da süren soruşturmalar, CHP'ye yapılan operasyonlar, belediye başkanlarının tutuklanması, tüm bu süreç bir günahsa, tüm bu süreçlerde hatalar varsa o süreçlerin başlangıç noktası aslında 38. Kurultay. Yani iddia; kurultayda delegenin iradesini ekonomik ilişkilerle, parayla iradesini satın alarak, sakatlayarak bu iradeyi Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir yönetim değişikliğine gitmek, sonrasında da aynı irade sakatlığının yöntemleriyle belediye başkanları belirlemek ve bunun finansını organize etmek. İddia bu.
38. KURULTAY’LA İLGİLİ BİR KARAR BİZİ BEKLİYOR
Şimdi bu iddiayı Türkiye'de teknik olarak, yasal olarak ilk ortaya atan kişi kim? Akın Gürlek. Şimdi Adalet Bakanı oldu. Yani iddianın sahibi, Adem'le Havva'yı dünyaya gönderen, cezalandıran iddianın sahibi mevki yükseltti. İddiasından vazgeçmediyse, ‘Evet, 38. Kurultay'da hile vardır ve sonrasında bunlar oldu’ diyorsa ve vazgeçmediyse muhtemelen önümüzdeki günlerde bizi 38. Kurultay ile ilgili bir karar bekliyor. Kendi kişisel görüş ve inanışlarımdan bağımsız bir şey söylüyorum. Tabloyu ortaya koymak bakımından söylüyorum. Sadece şöyle geçiştirilecek bir durum söz konusu değil anladığım kadarıyla, ‘O konu da orada sıcak dursun ki CHP de tartışsın’ değil.
CHP’DE ZATEN BİR “KAOS” VAR
Gürsel Tekin orada durduğu için CHP bölünmüş değil ki. Zaten bir tartışma, bir bölünmüşlük, bir kaos ortamı var. Onlardan bir unsur olarak orada aynı zamanda Gürsel Tekin ve butlan davası da duruyor. Yani butlan davası olmasa sanki bir karmaşa, kargaşa, bölünmüşlük, fikir ayrılıkları yokmuş gibi yorumlamak, tüm bu süreçle ilgili sonrası da şaşkına dönmek anlamına gelebilir. Yine söylüyorum, bu şöyle bir yorum yaptığım anlamına gelmiyor, ‘Oh iyi oluyor Cumhuriyet Halk Partisi'nde de kargaşa var bölünüyor’ değil. Somut tespitte bulunmak istiyorum.
GEÇEN DÖNEMDEN FARKLI BİR ‘CHP HATTI’
Somut olarak Cumhuriyet Halk Partisi'nin milletvekili grubu, Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçen dönem belediye başkanlarıyla mevcut belediye başkanları, geçen dönem meclis üyeleriyle mevcut meclis üyeleri, geçen dönem ilçe başkanlarıyla mevcutlar, farklı yerlerde duruyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bazı konulardaki siyasal duruşuyla ilgili de berraklıklar geçen dönemden farklı. İttifaklar meselesinde farklı duruyor. Beşli çete meselesinde farklı duruyor. Güçlendirilmiş parlamenter sistem konusunda farklı duruyor. Farklı bir CHP hattı görüyoruz.
BAYRAMDAN SONRA CHP İÇİN YENİ BİR SÜREÇ BAŞLAYABİLİR
Bunun bir kısmı çok güzel, bu daha iyi diyen insanlar tarafından destekleniyor olabilir. Bir kısmı ise böyle şey mi olur, zayıflıyoruz, parti iyi gitmiyor diyebilir. Bunun hangisi doğrudur hangisi yanlıştır meselesinden bağımsız söylüyorum. Ama öğrendiğim kadarıyla, muhtemelen bayram sonrasına kalmayacak şekilde, en fazla bayram sonrasında olacak şekilde bir karar, bir süreç, yeni bir dönem geliyor. CHP ve sosyal demokrat kitlenin tartışacağı ve buradan bir şey çıkarmaya çalışacağı yeni bir dönem. Ve yargının kararıyla, yargının müdahalesiyle bir dönem geliyor.”





