Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul 2’nci Seçim Bölgesini temsilen Eyüpsultan’da gerçekleştirilen "Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi"’ne katıldı. Burada konuşan CHP Lideri Özel, CHP'li 14 belediye başkanının aylardır hapiste olduğunu hatırlatarak "Bu zulme direneceğiz, bu zulmü yeneceğiz, teslim olmayacağız. Ama eninde sonunda biz kazanacağız.” dedi.

Özel Ve Mi̇ti̇ng (3)

"350 GÜNDÜR İDDİANAME YOK"

Özel, mitingdeki konuşmasında "İddianameyi bekliyoruz. Yargılanmak için değil, iftiralarınızı yargılamak için bekliyoruz. İçeride olan arkadaşlarımızdan istenen cezayı alsalar, yatarı olmayanlar tutuklu. İstenen cezayı zaten yatmış olanlar tutuklu." diye vurguladı. Özel, Ekrem İmamoğlu ve CHP'li belediyelere operasyonların başladığı 19 Mart'ın üzerinden 350 gün geçmesine rağmen kanıtların ortaya konulmadığını vurguladı. "Ben ömrümde rakibinden bu kadar çok korkan birisini görmedim." diyen Özel şöyle konuştu:

“19 Mart darbesinin üstünden tam 350 gün geçti. Yalanlarla, iftiralarla partimize bir büyük saldırı başlattılar. Hatırlayın, Ekrem Başkanımıza önce ‘Terör örgütü mensubu. Terör örgütüne yardım ediyor. Bu PKK’lı’ dediler. Yetmedi. ‘Evrakta sahtecilik yaptı. Diploması sahte’ dediler. Yetmedi. ‘Ajanlık, casusluk yaptı’ dediler. Yetmedi. ‘Seçimlerde hile yaptı’ dediler. Yetmedi. ‘Yolsuzluk yaptı’ dediler. Şimdi buradan bütün Türkiye’ye, bilhassa AK Parti’ye, MHP’ye oy veren; 19 Mart’tan beri TRT’den, yandaş kanallardan dünya kadar iftirayı izleyen; iddianame çıkınca bunların hepsinin ispatının olacağını düşünen ama iddianame çıktığı günden beri şaşıran ve ‘Bu kadar iddia vardı, itiraz ediyorlardı. Niye bunlar iddianamede yok?’ diye düşünenlere söylüyorum. AK Partili amcalarıma, kardeşlerime; MHP’li bu memleketin evlatlarına söylüyorum. Düşünün, bir insan aynı zamanda hem seçimlerde hile yapmış, hem diploması sahte, hem hırsız, hem terörist, hem casus, hem de ajan olabilir mi? Bunların hepsi bir kişide olmayacağına göre, bunların hepsini birden bir kişiye yüklediklerine göre, karşı karşıya olduğumuz mesele; tarihte rakibinden en çok korkan… Hem vallahi, hem billahi ben ömrümde rakibinden bu kadar çok korkan birisini görmedim. Bütün mesele; Recep Tayyip Erdoğan’ın Ekrem İmamoğlu korkusudur. ‘Cumhurbaşkanı İmamoğlu.’”

Özel Ve Mi̇ti̇ng (2)

“İLK GÜN GİBİ TUTUKSUZ YARGILAMA VE CANLI YAYIN İSTİYORUZ”

9 Mart'ta görülecek İBB davasının canlı yayınlanması talebini bir kez daha vurgulayan Özel, "Bu yargılamayı televizyondan canlı verebilirler mi? Veremezler, çünkü attıkları yalanın altında kaldılar.” dedi. Özel şunları ifade etti:

“Buradan AK Parti’nin, MHP’nin değerli seçmenine söylüyorum. Yani bir kişiye her suçu atıp, hiçbirini ispat edemiyorsan, o kişide bir şey yok ama sen iftiracısın demektir. Yok, ‘Ben iftira atmadım. Ben ispat ederim’ diyorsan, bir kere bunları TRT’de ya da televizyonlarda yayınlayıp, bütün bir yaz, sonbahar üzerinde tepinip, sonra iddianameye yazmamak olmaz. Çünkü bir şeyi iddia ediyorsan, televizyonda anlatmayacaksın. Karşında bunu söyleyecek, savunacak kimse yok. A Haber’de, TGRT’de, TRT’de. Bunu çıkacaksın, iddianameye yazacaksın ve cevabını alacaksın. İşte bu yüzden açıkça söylüyoruz. Biz ilk gün durduğumuz yerdeyiz. Bu haksızlığa karşı tutuksuz yargılamayı savunuyoruz. Bu iftiralara karşı televizyonlardan canlı yayın istiyoruz. Buradan İstanbul’a soruyorum. Hatırlıyor musunuz, Devlet Bey ‘Canlı yayın’ dedi, Erdoğan ‘Devlet Bey öyle diyorsa münasiptir’ dedi. Ama şimdi 9 Mart geldi, kanun teklifini verdik. AK Parti oylarıyla reddedildi. Buradan soruyorum. Bu yargılamayı televizyondan canlı verebilirler mi? Veremezler, çünkü attıkları yalanın altında kaldılar.”

Özel Ve Mi̇ti̇ng (1)

Ankara'da taksi tarifelerine zam geldi: Açılış ücreti o seviyeye ulaştı!
Ankara'da taksi tarifelerine zam geldi: Açılış ücreti o seviyeye ulaştı!
İçeriği Görüntüle

“KUMPASLAR, YALANLAR ÇÖKTÜ”

Özel, belediye başkanlarının suçlandığı hiçbir şeyin kanıtının bulunamadığına işaret ederek "Kumpaslar, yalanlar çöktü" dedi. Özel şunları söyledi:
“‘560 milyar yolsuzluk var’ dediler, 560 kuruş ispat edemediler. ‘Bin 200 cep telefonu dağıtıldı’ dediler, bir tanesini bile ispat edemediler. ‘İBB’de parkelerin altında milyon dolarlar vardı. Bulurken kayda geçirdik, video çektik’ dediler. Yalan çıktı. Bir otoparkta Türkiye’nin en pahalı arabalarını çekip, ‘İmamoğlu’nun’ dediler. MHP’li bir milletvekilinin çıktı. Gaziosmanpaşa Belediyesi’ne gittiler ve belediyeyi, başkan odasını aradılar. Gizli bir kasa buldular. Kasayı açtılar, ekrana ‘Gaziosmanpaşa’nın gizli kasası’ yazdılar. Dolarları çıkardılar. Bu kardeşiniz inanmadı. ‘Allah bir deseler şüphe ederim’ dedim. ‘Acil, getirin bakalım arama tutanağını. Nasıl olur Gaziosmapaşa Belediyesi’nde para kasası? Nasıl içinden dolarlar çıkar? Bu nasıl olur?’ dedim. Tutanak geldi, belediyenin kasasından sadece mühür çıktı. ‘Arayın TRT’yi, bu ne görüntü?’ dedim. ‘Elimizde arama görüntüsü yoktu, stoktan kullandık. Yanlışlıkla bunlar çıktı’ dediler. Yani dünyanın en büyük iftiralarını attılar. Pırıl pırıl insanların çocuklarını, analarını, babalarını sokakta, mahallede, okulda zor durumda bıraktılar. Onlara belki de etrafı ‘yolsuzun, hırsızın evladı’ diye baktı. Çocuklar kahroldu. Buradan bir teşekkürüm var. Kim ne derse desin siz evlatlarınıza, kardeşlerinize inandınız. Bu kumpaslara karşı onları yalnız bırakmadınız. Bu meydanları doldurdunuz, bugünlere geldik. Kumpaslar çöktü, yalanlar çöktü. Siz haklı çıktınız, siz güvendiniz, siz başardınız. Helal olsun size. Arkadaşlarımızın haysiyetine sahip çıkan bu meydanın karşısında saygıyla eğiliyorum.”

Özel Ve Mi̇ti̇ng (5)

“160 KIZ ÇOCUĞUNUN ÖLDÜRÜLMESİNE SUSUYORLAR”

İran'a ABD-İsrail saldırılarını da değerlendiren Özel, "Savaşa hayır" diye vurguladı, İran'da yaşamını yitiren 160 kız çocuğa ilişkin sessiz kalınmasını eleştirdi. Özel şunları söyledi:

“Şimdi malum cumartesi günü sabahleyin bir kalktık, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail, İran’a saldırmışlar. Yuh tabii. Biz her ne kadar İran’daki rejime, kadınlara muamelelerine, hak ihlallerine karşı olsak da, İran’a demokrasi gelmesini, demokratik bir cumhuriyet olmasını, başta kadın ve insan haklarına saygılı olmasını beklesek de bu işi yapacak olan İran’dır, İranlıların kendisidir. Elinde Irak savaşından 1,5 milyon Müslüman’ın kanı olanlar, elinde Gazze’de 76 bin Müslüman’ın çoğu çocuk ve kadın kanı olanlar, Netanyahu gibi bir savaş suçlusuna ‘savaş kahramanı’ diyen küstah Trump ve Netanyahu İran’a demokrasi getiremezler, attıkları füzelerle, İran’a yaptıkları saldırılarla uluslararası hukuk ayaklar altındadır ve buna sessiz kalan herkes bu suçun ortağıdır. Dünyanın herhangi bir yerinde 160 civciv ölse, bu tehlikeli bir durumdur, üzüntülü bir durumdur. Üzülürsün, yanarsın, sebebini ararsın. 160 bebe, 160 kız çocuğu Amerikan bombasıyla - İsrail bombasıyla öldürülmüştür. Batı buna susmakta, bu haberlere karartma uygulamaktadır. İran’da ölümler bini geçmiştir. Bunun için biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Erdoğan’dan farklı olarak gücümüzü Trump’tan almadığımız için, Netanyahu’ya laf söyleyince ‘Trump kızar mı’ diye endişe etmediğimiz için, okyanus ötesinde meşruiyet aramadığımız, Trump’ın oğluna taviz sözü verip görüşme koparmadığımız için, tam bağımsız Türkiye’yi savunduğumuz için, Amerika’nın da İsrail’in de karşısında cesaretle duruyoruz. Kahrolsun Amerikan emperyalizmi. Kahrolsun İsrail’in soykırımları. Yazıklar olsun bunlara susanlara ve teslim olanlara. Hep beraber tek bir sesle buradan bütün Türkiye’ye, bütün dünyaya İstanbul’un sesini, Türkiye’nin demokratların sesini duyuralım: ‘Savaşa hayır.’”

Özel Ve Mi̇ti̇ng (6)

"ERDOĞAN HÜKÜMETİNİN İHMALİ"

Özel, Hatay'da düşürülen İran füzesine ilişkin de konuştu; "Füze NATO tarafından düşürülmese büyük bir facia ortaya çıkacaktı." dedi. Özel şöyle konuştu:

“Bu AK Parti iktidarında, duyduğunuzda kulaklarınıza inanamayacaksınız; son 14 yıldır bir tek savaş uçağı Hava Kuvvetleri’ne kazandırılamamıştır. Hava savunma sistemimiz yoktur. İHA’lar vardır ama bu durumlarda savaş uçaklarına, dışarıdan gelen saldırılara karşı deniz kuvvetlerinin güçlü hava savunma sistemi olan fırkateynlerine, yüzer birliklerine ihtiyaç vardır. Erdoğan hükümetleri hepsini ihmal etmiş. Bugün Hatay’a yönelen füze NATO tarafından düşürülmese büyük bir facia ortaya çıkacaktı. F35’leri Erdoğan’ın dostu Trump vermemektedir, F16’ları Erdoğan hükümetleri modernize ettirememektedir. S400’leri aldığı için F35 projesinden çıkmış ama Amerika korkusundan S400’leri de hangarda tutmuş ve bugün Hatay’a, Kahramanmaraş’a konuşlandıramamaktadır. Sanki bütün dünya Amerika Birleşik Devletleri‘ne teslim olmuş gibi düşünmeyin. Biz İran’daki baskıcı rejime tek başına ve muhalefet olarak karşı çıkmıyoruz. İspanya Başbakanı dostum, ağabeyim, kardeşim Pedro Sanchez İspanya’da baştadır ve Amerika’ya üslerini kullandırmamaktadır. Trump efelenip Pedro Sanchez’e meydan okumaktadır. Bugün Pedro Sanchez‘e bir mektup yazarak sonuna kadar yanında olduğumuzu, Amerika’nın katliamına karşı dik duran İspanya’yı yürekten kutladığımız ifade ettim.”

“VAKFA ZORLA BAĞIŞIN PANTENTİ ERDOĞAN’DA”

Özel, tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'a yaptığı ziyareti de aktardı. Özel, Özcan'ın suçlandığı vakfa bağış zorlaması iddialarını bir kez daha reddederek "Nerede bu yoğurdun bolluğu Erdoğan? Nerede? Bu işlerin patenti sende. Bütün vakıfların yönetimi ailende. Oraya Türgev’e, TÜGVA’ya, Okçuluk Vakfı’na paraları milletten yatırmayı bırak, belediyelerden aktaran sensin." dedi. Özel şunları söyledi.

"Tanju’nun gözünün içine baka baka dedim ki, ‘Senin suçun buysa bütün Cumhuriyet Halk Partililer seninle gurur duyuyoruz kardeşim. Gurur duyuyoruz.’ Nerede bu yoğurdun bolluğu Erdoğan? Nerede? Bu işlerin patenti sende. Bütün vakıfların yönetimi ailende. Oraya Türgev’e, TÜGVA’ya, Okçuluk Vakfı’na paraları milletten yatırmayı bırak, belediyelerden aktaran sensin. O vakıflar sadece burs vermiyor. Her türlü imtiyazı kullanıyor. Bunun için kanunlar çıkaran sensin. ‘Vakıf ve vakfa zorla bağış’ deyince bu işin patenti Erdoğan’da. Her vakfın başında ya bir evlat ya eşi ya gelini ya damadı. Utanmadan kalkıyor sormaya hesabı, Tanju gibi sadece yoksulu düşünen çocuklara. Buradan sesleniyorum, hem o üç harfliler hem Erdoğan’a. Tutukluluğa yapıldı itiraz. Benim derdim değil Tanju’nun özgürlüğü. Sizin derdiniz. Aklınızı başına alacaksınız, bu yanlıştan döneceksiniz. Yoksa bu millet hesabını teker teker soracak sizden. ‘Bir yandan iç cepheyi kuvvetlendirelim, bir yandan da CHP’lilere balta çekelim.’ Böyle bir yoğurdun bolluğu yok. Eğer dünya ve bölgemiz bu haldeyken 19 Mart darbesini sürdürmek bu ülkeye ihanet etmektir. Ben buradan başta Ekrem Başkan, içeride tutuklu 14 belediye başkanımız, belediye meclis üyelerimiz, bürokratlarımıza her birine ayrı ayrı sesleniyorum. Hepinizin ne için içeride olduğunuzu biliyoruz. Erdoğan’ın hazımsızlığını biliyoruz. Yapılan haksızlıkları biliyoruz. Siz bizim yiğit evlatlarımızsınız. Şimdi buradan Eyüpsultan’dan, buradan Kağıthane’den hep beraber sizlere sesleniyoruz. Yiğidim aslanım geliyor, yiğitlerimize geliyor. Ekrem Başkan’dan Tanju Başkan’a kadar. Hepsini saygıyla selamlıyoruz.”

Kaynak: HABER MERKEZİ