İzmir’de Efes Antik Kenti Karşılama Merkezi projesi kapsamında yapılan çalışmalar tartışma konusu olmaya devam ediyor. TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi, tarafından yapılan açıklamada projenin kültürel miras ve arkeolojik alan hassasiyetine uygun yürütülmediği belirtilerek ziyaretçi yönetiminin kapasite artırımıyla değil, yoğunluğu kontrol eden bir anlayışla yapılması gerektiği vurgulandı.

EFES ANTİK KENTİ KARŞILAMA MERKEZİ PROJESİNE TMMOB’DAN TEPKİ

Efes Antik Kenti Karşılama Merkezi projesi tartışmalara neden olurken TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi, ise projenin arkeolojik alan ve kültürel miras hassasiyetine uygun yürütülmediğini ifade ederek "Efes Antik Kenti her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan bir Dünya Miras Alanıdır. Bu ölçekte bir alanda nitelikli bir ziyaretçi karşılama sistemine ihtiyaç duyulması doğaldır; ancak çözüm, kapasiteyi nicel olarak büyütmek değil, ziyaretçi yoğunluğunu koruma öncelikli bir anlayışla yönetmektir. 1. derece arkeolojik sit alanlarında planlama, ticari büyüklük üzerinden değil, arkeolojik ve kültürel peyzaj bütünlüğünü esas alan düşük etkili ve geri dönülebilir müdahaleler çerçevesinde ele alınmalıdır." açıklamalarını aktardı.

"KÜLTÜREL MİRAS TİCARİ YOĞUNLUK YAKLAŞIMIYLA ELE ALINAMAZ"

TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi 48.Dönem Yönetim Kurulu'nun aktardığı açıklamanın devamı şu şekilde:

"Efes Alan Yönetim Planı’nda alternatif giriş ve otopark alanları ile yeni ziyaret güzergâhlarına ilişkin projelerde Kültürel Miras Etki Değerlendirmesi yapılmasının zorunlu olduğu, otopark ve ziyaretçi merkezi yapımından önce jeoradar çalışmalarının tamamlanması gerektiği ve taşıma kapasitesinin aşılmaması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bu çerçevede sahada yürütülen uygulamanın imar planları ile fiili uygulama arasında konum, kapsam ve ölçek bakımından farklılık bulunup bulunmadığı, Kültürel Miras Etki Değerlendirme raporunun içeriği ve bilimsel dayanaklarının kamuoyuna neden açıklanmadığı soruları yanıt beklemektedir.

Akaryakıta geri çekilen zammın 2 katı geliyor: Tarihi zam yolda
Akaryakıta geri çekilen zammın 2 katı geliyor: Tarihi zam yolda
İçeriği Görüntüle

GERİ DÖNÜLEBİLİR MÜDAHALELER ÇERÇEVESİNDE ELE ALINMALIDIR

Efes Antik Kenti her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan bir Dünya Miras Alanıdır. Bu ölçekte bir alanda nitelikli bir ziyaretçi karşılama sistemine ihtiyaç duyulması doğaldır; ancak çözüm, kapasiteyi nicel olarak büyütmek değil, ziyaretçi yoğunluğunu koruma öncelikli bir anlayışla yönetmektir. 1. derece arkeolojik sit alanlarında planlama, ticari büyüklük üzerinden değil, arkeolojik ve kültürel peyzaj bütünlüğünü esas alan düşük etkili ve geri dönülebilir müdahaleler çerçevesinde ele alınmalıdır.

Efes Antik Kenti Karşılama Merkezi proje alanı; yaklaşık 3000 yıl öncesine tarihlenen Koressos yerleşimi, Lysimakhos sur duvarları ve Koressos Kapısı, Artemis Tapınağı ile Koressos Kapısı arasındaki kutsal yol güzergâhı, mezar yapıları ve gladyatör mezarlarının bulunduğu son derece hassas bir kültürel peyzaj bütünlüğü içerisinde yer almaktadır. Bu ölçekte bir müdahale yalnızca yapılaşma ile sınırlı değildir; kazı ve dolgu çalışmaları, drenaj sistemleri, altyapı müdahaleleri ve trafik düzenlemeleri aracılığıyla geri dönüşü olmayan arkeolojik kayıplara ve kültürel peyzaj bütünlüğünün zedelenmesine yol açma riski taşımaktadır.

GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN ZARAR VEREBİLİR

Söz konusu projeye ilişkin olarak 24.02.2026 tarihinde İzmir 5. İdare Mahkemesi’nde yürütmenin durdurulması ve iptal istemli dava açılmıştır. Yargı süreci devam ederken alanda sürdürülen yoğun müdahaleler, geri dönüşü mümkün olmayan zararlar doğurma riski taşımaktadır.

TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi olarak; Efes Antik Kenti’nin tüm insanlığın ortak mirası olduğunu bir kez daha vurguluyoruz. Bu alanda yapılacak her müdahale yalnızca teknik bir uygulama değil; kamusal, etik ve tarihsel bir sorumluluktur. Bu çerçevede 1. derece arkeolojik sit alanlarında gerçekleştirilen geniş ölçekli müdahalelerin bilimsel, teknik ve hukuki dayanaklarının kamuoyuna açık biçimde paylaşılmasını talep ediyoruz. Kültürel Miras Etki Değerlendirme raporunun şeffaf biçimde yayımlanmasını, plan kararları ile uygulama arasındaki uyumun açıklığa kavuşturulmasını ve taşıma kapasitesi ilkesinin ticari kapasiteye dönüştürülmemesini gerekli görüyoruz. Taşıma kapasitesi, ticari kapasiteye indirgenemez. Süreci mesleki ve kamusal sorumluluğumuz gereği izlemeye devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiririz."

Kaynak: HABER MERKEZİ