Eğitim İş İzmir Şubeleri, İstanbul’da öğretmen Fatma Nur Çelik’in öldürülmesini sessiz yürüyüşle protesto etti.

Konak Pier Köprüsü'nde toplanan eğitimciler, ellerinde siyah çelenk, Türk Bayrağı ve Fatmanur öğretmenin fotoğrafıyla birlikte slogan atmadan sirenler eşliğinde Kemeraltı’nda bulunan İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yürüdü.
Öğretmenler, düzenledikleri basın açıklamasının ardından okullarda artan şiddet vakaları ve güvencesiz çalışma ortamını, yaşanan kayıpları protesto etmek için İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne siyah çelenk bıraktı.

Fatma Nur Öğretmen Eylem (3)

Eğitimciler adına açıklamayı yapan Birleşik Kamu-İş İzmir İl Başkanı Barış Düdü, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e istifa çağrısında bulundu.

Fatma Nur Öğretmen Eylem (1)

İzmir Büyükşehir binasında hayatını kaybeden işçinin babası konuştu: Tugay ziyarete gelmek istedi, kabul etmedim
İzmir Büyükşehir binasında hayatını kaybeden işçinin babası konuştu: Tugay ziyarete gelmek istedi, kabul etmedim
İçeriği Görüntüle

"BU TABLO MÜNFERİT DEĞİLDİR"

Yaşanan olayın ihmaller zincirinin sonucu olduğuna dikkat çeken Düdü, şunları söyledi:

“Bu ülkede okulda yine bir öğretmen öldürüldü! Bu cümlenin anlatım bozukluğu Milli Eğitim Bakanlığı'dır, Yusuf Tekin’dir. Artık yeter! Bizleri sürekli itibarsızlaştırma, okullarımızın üzerinden ellerini çek. Biz eğitim sistemini emin ol ki sizsiz çok daha iyi yönetiriz. 44 yaşında bir meslektaşımızı kaybettik. Yaralılarımız var. Vicdanımız sızlıyor, aklımız kabul etmiyor. Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin, elini kolunu sallayarak bıçakla okula girebilmesi, iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi, bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo bir ‘münferit olay’ değildir! Bu tablo, yıllardır görmezden gelinen uyarıların, itibarsızlaştırılan öğretmenlerin, güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar yapılmış, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemler alınmamıştır. Bu açık bir ihmal zinciridir.”

Fatma Nur Öğretmen Eylem (2)

"GÜVENLİK AÇIĞININ BEDELİNİ CANIMIZLA MI ÖDEYECEĞİZ?"

İktidarın politikalarının okullarda şiddeti artırdığını ve öğretmenleri itibarsızlaştırdığını kaydeden Düdü, şu ifadeleri kullandı:

“Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa orada kamu otoritesinden söz edilemez. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet; öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren, mesleği değersizleştiren anlayıştır. Öğretmenleri çalışmamakla itham eden, emeğini küçümseyen, itibarsızlaştıran siyasi dildir. Bugün öğretmene değer verilmeyen bir sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Eğitimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasalaştıran, okulları siyasal ve ideolojik yuvalanma alanına çeviren, liyakatsiz yöneticilerle dolduran anlayış, bugün bu kanın sorumluluğundan kaçamaz. Bugün akan kanın sorumlusu, bu siyasal anlayıştır. Öğretmenleri baskı altına alan, güvencesizleştiren, susturmaya çalışan zihniyet; bugün okulları güvenliksiz bırakmıştır.”

"OKULLARDA ETKİN GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINSIN"

Eğitimcilerin taleplerini dile getiren Düdü, “Okullarda şiddetin arkasındaki nedenler bilimsel olarak ortaya konulmalıdır. 'Eğitimde Şiddet Yasası' derhal çıkarılmalıdır. Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınmalıdır. Eğitimcilerin, sendikaların ve alan uzmanlarının katıldığı somut bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler caydırıcı şekilde cezalandırılmalıdır. Şiddeti meşrulaştıran medya içerikleri denetlenmeli, toplumsal şiddetle mücadele kamusal bir politika haline getirilmelidir. Bilim dışı, çağdışı müfredat yerine; barışı, birlikte yaşamı, eleştirel düşünceyi öğreten programlar hazırlanmalıdır” dedi.

"MİLLİ EĞİTİM BAKANI DERHAL İSTİFA ETMELİ"

Düdü, sözlerini şu şekilde sonlandırdı:

“Bu ülkede öğretmenler canından endişe ederek okula gitmek istemiyor. Biz can korkusuyla çalışmak istemiyoruz. Can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz. Eğitim yuvaları; iktidarın, gerici yapıların, sermayenin ve şiddetin değil; bilimin, laikliğin ve özgürlüğün mekanı olmalıdır. Öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız, haykıracağız, mücadele edeceğiz. Bugün mesleki itibarımızı koruyamayan, dün öğretmenin anma törenine katılamayan Milli Eğitim Bakanı derhal istifa etmelidir.”

Kaynak: ANKA