CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından Tarihi Havagazı Fabrikası’nda sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle kahvaltı programı gerçekleştirildi. Toplantıya CHP Genel Başkan Yardımcıları Bihlun Tamaylıgil ve Güldem Atabay’ın yanı sıra İzmir Milletvekilleri Seda Kaya Ösen ve Yüksel Taşkın, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç katıldı.
“EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Bihlun Tamaylıgil, "Demokrasi demek, sivil toplum demek. Sivil toplumun ortaya koyacağı kararlı, hedefli ve üretken tekliflerini ve katma değerini dinleyerek, öğrenerek, tartışarak ülkeyi yönetmek demek. İnanıyoruz ki ve güveniyoruz ki bu ülkede tek kişinin aldığı kararın getirdiği sonuçları görüyoruz ama biz tek kişi olarak değil, paylaşımcı bir millet olarak Türkiye’nin geleceğine, kaderine el koyacağız. Burada en büyük gücümüz sivil toplum kuruluşlarımız. Sivil toplum örgütlerinin mücadelesi budur ve biz bu yönde birlikte çalışmayı her zaman gerçekleştireceğiz. Kadın derneklerimiz var, mücadele ediyorlar. Kimler için? Gün geçmiyor ki bir tanesini kaybettiğimiz kız kardeşlerimiz için. Her gün yeni uygulamalarla sınırlanan nefes alma haklarını tekrar elde etmek için. ‘Biz biriz, beraberiz, kardeşiz’ demek için ve kadın mücadelesini ortaya koymak için. Çünkü bu mücadelenin içindeki kadınlarımız, Nene Hatunların, Elif kızların mirasını taşıyan ve Cumhuriyet mücadelesinin bayrağını tutan kadınlar olarak bu mücadelede sorumluluk almaktan hiç geri durmuyorlar. Bu projeleri yerel yöneticilerimizle paylaşacağız ve yerel yönetimlerimizin gücüne güç katarken ileride, çok yakın bir gelecekte Türkiye’nin iktidarı olacak olan Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının da gelecek projelerinin temelini oluşturacağız" dedi.
Tamaylıgil, şunları kaydetti:
"O yüzden ben birlikte çalışmaktan, ayrı ayrı konular bazında veya birlikte hedefleyeceğimiz çalışmaları gerçekleştirmekten son derece büyük heyecan duyuyorum. Biz CHP olarak İzmir’de iktidarız. Gurur duyuyoruz. Her türlü yapılan baskıya, zorbalığa karşı dimdik ayakta duruyoruz. Kimseden korkmuyoruz. Özellikle biz kadınlar, bütün arkadaşlarımızın arkasında dimdik duruyoruz. Biz bir gücüz. Bu güç beklentilerle, menfaatlerle değil; bu güç ruhla, kalple ve o birlikte yaşam bilinciyle var olan bir güç. Türkiye Cumhuriyeti, kökümüz, kökenimiz, inancımız ne olursa olsun bu cumhuriyetin birer neferi olmak demek; birlikte yaşamak demek, birlikte geleceği kurmak demek, zorluğa karşı bir olmak demek, baskıya karşı bir olmak demek, hataya karşı da hesap sorabilmek demek. Genel başkanımız hep söylüyor: Razı mıyız beraber yürümeye? Razı mıyız? Razı mıyız Cumhuriyet’in yüzünü bütün Türkiye’de aynı bayrakla dalgalandırmaya? Razı mıyız haksızlıklardan hesap sormaya? Razı mıyız bu Cumhuriyet için on bin kilometre öteden bize akıl verip cumhuriyet yerine monarşiyle yönetilmeliyiz demeye kalkan hadsizlere had bildirmeye? Bir yüce Allah var. Onun haricinde de kim ne yaparsa yapsın, Cumhuriyet kadını olarak korkmuyorum. İzmir için, Anadolu için, Trakya için Türkiye mücadelesi vermeye içinde olduğunuzu inanıyorum, biliyorum. Hep beraber ayağa kalkacağız ve Cumhuriyet için hep beraber mücadele edeceğiz."
"DESTEĞİNİZE İHTİYACIMIZ VAR”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Güldem Atabay, "Gerçekten çok zor bir dönemden geçiyoruz. Maalesef işsizlik yüzde sekiz. Ama geniş tanımlı işsizliğe baktığımız zaman yüzde 30'un üzerinde. On milyonlarca insan işsiz. Bunun dört buçuk milyonu daha fazla çalışmak istiyor ama imkân bulamıyor. Beş buçuk milyon kişi iş bulamadığı için aramaktan vazgeçmiş durumda. 13 milyonu ailelerle çarptığınız zaman yaklaşık 50 milyondan fazla insan demek bu. Çiftler baktığınız zaman bunu hâlâ bize olumlu gibi sunuyorlar. Ama bu çok büyük bir kayıp, çok büyük bir kırılma. Bu istihdam meselesi, oluşan sorunlar; sizler işverenler, destekli sanayi, KOBİ’lerimiz, hizmet sektörü, hepsinde, her alanda kırılma var. Herkes bir şey söylemek ve çözümü bizden görmek istiyor. Biz bu çözümleri çalışıyoruz. Çünkü bu iş aslında başkanımızın söylediği gibi gençleri ülkede tutabilmenin yolu umut vaat etmekten geçiyor. Umut vaat etmek; sanayi politikasını düzeltmek, hizmetler politikasını düzeltmek, tarım politikasını düzeltmek ve herkese bir hak olarak aldığı eğitimden sonra tekrar yükselebilmek, tekrar bu hayatta var olabilme şansını hissettirmekten geçiyor. Dolayısıyla biz bunun için çok çalışıyoruz. Desteğinize ihtiyacımız var. Seçimler çok yakın değil ama çok uzak da değil. Kademe kademe çok somut önerilerle zaten karşınızda olacağız” diye konuştu.




