Mahkemenin tedbir kararını kaldırdığı CHP İstanbul İl Başkanlığı’na Mehmet Ali Yüksel atandı. Yüksel'in yeni görevine başlaması dolayısıyla il binasında yüzlerce partilinin katılımıyla tören düzenlendi. Buluşmaya CHP Sözcüsü Müslim Sarı, İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç ve görevden alınan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney de katıldı.

Yüksel, burada yaptığı konuşmada, görevi sona eren Gürsel Tekin’e teşekkür ederek, şunları söyledi:

“Partimizin tarihi duruşunu, siyasi ve ahlaki üstünlüğünü koruyan; lekesiz, onurlu yaşamıyla her birimize, geleceğe, gelecek nesillere örnek oluşturan Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na saygılarımı, sevgilerimi iletiyorum.

İstanbul'daki sel felaketinde can kaybı 5'e yükseldi
İstanbul'daki sel felaketinde can kaybı 5'e yükseldi
İçeriği Görüntüle

İçinden geçtiğimiz zaman dilimi, tanıklık ettiğimiz gelişmeler ve karşı karşıya bulunduğumuz sorunlar, insanlığa ait temel değerleri yeniden düşünme, yeniden hatırlama ve yeniden hatırlatma sorumluluğunu bizlere yüklüyor. Bu sorumluluk sadece bu döneme ait bir sorumluluk değildir. Taşıdığımız sorumluluk, savaş meydanlarında galibiyetle yetinmeyen, Anadolu’nun dört bir yanından yollara düşüp ilke ve prensipler belirleyen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kuran, devleti ve ulusu inşa eden kurumlar oluşturan, kuruluşlar inşa eden o büyük devrimcilerin, o büyük yurtseverlerin, Kuvayımilliyecilerin bizlere emanet ettiği bir sorumluluktur. Bu sorumluluk bizlere ait olan, CHP’nin varoluşunu sağlayan doğal ve özsel refleksimizdir. Bu refleks CHP’nin siyasal ve ahlaki üstünlüğünü tarihi boyunca koruyan varoluşsal bir reflekstir."

“SİYASETİN TERTEMİZ KALMASI GEREKİR”

Refleks irade hürriyetini esas alan, insanı bir araç olarak değil; bir amaç olarak gören, siyaseti satın alınan sadakatlar üzerine konumlandırmayan, siyaseti ve devleti ahlaki yaşamın en yüksek kurumu gören bu meşru gücün, siyasetin tertemiz kalması gerekir. Bu meşru güç tertemiz kalırken geleceği kuracak olanın da siyaset olduğu gerçekliğini asla unutmayacağız. Dolayısıyla sorumluluğumuz sadece geçmişi sahiplenmek değil, geleceği kurma iradesini de göstermektir. Bu birikim ve tecrübe kadim Anadolu topraklarında vardır. Hepimiz İstanbulluyuz ama daha önce hepimiz Anadolu’nun çocuklarıyız. Bizler Türküz, Kürdüz, Lazız, Çerkeziz, Boşnağız, Arnavutuz. Bizler Aleviyiz, Sünniyiz, doğuluyuz, batılıyız; açığız, kapalıyız. Bu topraklara aitiz. Bu topraklara ait ne varsa hepsiyiz. Erdemli bir toplumu, erdemli bir devleti yaratma sorumluluğunda olan insanlarız. Bilinmelidir ki CHP, bu toprakların en doğal siyasi hareketidir.

“CHP, VESAYET KABUL ETMEZ”

CHP, ajans üretimi bir parti değildir. Sahip çıkılması gereken bir meseledir. Unutulmaması gereken, önemsenmesi gereken değerlerdir ama unutmayacağız. Sahip çıkmak ayrı şeydir. Sahip olmaya kalkmak ayrı şeydir. Sahip çıkmaya çalıştığınızda, sahip çıktığınızda bilirsiniz ki iki gözünüzün bebeği gibi korursunuz. Sonunuzu düşünmeden onun tarihine, birikimine, geleneğine, her şeyine sahip çıkarsınız ama sahip olmaya kalkmak başka bir şeydir. Sahip olmaya kalktığınızda ücretlendirmeye, maaşlandırmaya kalkarsınız. Kamu gücü kullanırsınız, köleleştirmeye kalkarsınız. Çıkarlarınız için alıp satmaya çalışırsınız. İşiniz bittiği zaman kaldırıp atarsınız. CHP, işiniz bittiği zaman kaldırıp atacağınız, satacağınız, terk edeceğiniz bir parti değildir. Yedek partiniz oldu mu? Bu partiye yıllardır emek verdiniz. Parti kurmayı düşündünüz mü? Hayır. CHP budur. CHP, sahip olunamaz bir partidir. CHP’ye hiçbir sermaye gücü, hiçbir medya organı, hiçbir cemaat, hiçbir emperyal odak sahip olamaz. CHP, vesayet kabul etmez, edemez. CHP, milletin kurduğu, bizzat milletin sinesinden çıkmış bir partidir.

“BABA OCAĞINA DAVET EDİYORUM”

CHP, trollerin, müteahhitlerin, beslemelerin, yabancı misyonların, ücretli personellerin, maaşlı personellerin rotasını belirleyeceği bir parti değildir. CHP’nin ahlaki ve siyasi rotasını, özgürlükçü, yurtsever, Atatürkçü, antiemperyalist, yurtsever örgütü belirler. İstanbul il örgütü olarak bizler 39 ilçede, 963 mahallede sokak sokak, ev ev bu mücadeleyi büyüteceğiz. AK Parti iktidarının eseri olan talana, yolsuzluğa, her yere sirayet eden yozlaşma ve çürüme karşısında Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu gibi birlikte yürüdüğümüz adalet yürüyüşündeki gibi kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz. Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıracak; adaleti, barışı ve özgürlüğü omuz omuza birlikte inşa edeceğiz. Mücadelemiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bu ülke için kurdukları hayalin, koymuş oldukları vizyonun gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği ile ilgili bir mücadeledir. O yüzden erdemli bir toplum, erdemli bir devlet inşası için herkesi, geçmişte birlikte yol yürüdüğümüz o kardeşlerimizi, beni iki gündür başka partilerden arayan o güzel ablalarımı, kardeşlerimi sizlerin yanına, ata evine, baba ocağına davet ediyorum. Biz hiç ayrılmadık.”

Kaynak: ANKA