İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin önceki başkanı Tunç Soyer, Cemil Tugay’ın kendi dönemine ilişkin eleştirilerine sosyal medya hesabından yanıt verdi.

Soyer, belediyenin borç durumu, bütçe gerçekleşmeleri, personel politikası ve asfalt çalışmaları üzerinden mevcut yönetimi eleştirirken, Tugay’ın AKP’ye geçişini de sorguladı.

Tugay’ın belediyeyi “plansız, programsız ve adeta kadrosuz” devraldığı yönündeki ifadelerine karşı çıkan Soyer, kendi dönemine ait bütçe, borç ve asfalt verilerini de paylaştı.

“AKP’YE GEÇMEYE NE GEREK VARDI?

Tugay’ın AKP’ye geçişini de eleştiren Soyer, “Her şey bu kadar güllük gülistanlık ise AKP’ye geçmeye ne gerek vardı?” diye sordu.

“SEÇMENİN İRADESİNE SADAKATSİZLİKTİR”

Tunç Soyer’in sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşım şöyle:

“Değerli dostlar,

Siyasi parti değiştirmek hukuken mümkündür. Fakat belediye başkanlığı için, bir siyasi parti çatısı altında alınan yüzbinlerce oyun yarışılan rakip partiye taşınması kişisel bir hak olarak kabul edilemez. Çünkü seçimle oturtulan makamın asıl sahibi seçmendir. Başkan sadece temsil yetkisini devralmıştır. Vekalet hak sahibi gibi tasarruf etme imkânı vermez. Partinizden ayrılıyorsanız, partinizle aldığınız oylarla oturduğunuz makamdan da ayrılırsınız, emanete ihanet etmemiş olursunuz. Aksi; hak ihlali değilse, en hafif tabiriyle seçmenin iradesine sadakatsizliktir.

Cemil Tugay aslında bu sadakatsizliğin arkasındaki niyeti de açıkça itiraf etmiş, “Türkiye zaten AKP tarafından yönetiliyor” demiş. 24 yıllık İzmir hikayesini hiç anlamadığını, “muhalif” olmanın ne demek olduğunu bilmediğini göstermiş. Ancak bir yandan da geçtiği partinin kendi kusurlarını kapatacağı umuduna kapılmış.

Rakamlar ise, bunun hiç de kolay olmadığını söylüyor. Bayetav’ın 2026 Yaz Barometresi, İzmir Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olmayanların oranının yüzde 59’a yükseldiğini, Cemil Tugay’a güvenenlerin oranının ise yüzde 16,3’e düştüğünü gösteriyor.

Yani İzmirli bu transferden önce, onun İzmir ruhunu taşımadığını görmüş.

Değerli dostlar,

Daha önce de yazmıştım. “Yanlış hayat doğru yaşanmaz” demiş Adorno. Asla değişmeyecek ve iyileşmeyecek bir durum ve tutum tarifi yapmış. İnsan bu kadar kötü ve çaresiz olabilir mi acaba? Evet bir insan bu kadar kötü olabilir belki ama bir kent asla o kadar çaresiz olamaz.

Adorno Cemil Tugay’ı tanısaydı ne derdi bilmiyorum ama Cemil Tugay, 15 aydır bize çektirdikleri, İzmirlilere yaşattıkları yetmezmiş gibi bir gazeteye konuşmuş, benim dönemimle ilgili yine yalan yanlış ifadeler kullanmış.

Röportajda diyor ki: “Maddi sıkıntıları bir tarafa; gerçekten plansız, programsız, adeta kadrosuz, sorunların biriktiği bir şehir ve belediye teslim aldım. Herkes belediye hizmetlerinden memnuniyetsizliğini dile getiriyor. En basitinden yol meselesi var mesela ... Ancak geçen iki buçuk yıl içerisinde bütçeyi denkleştirdim, kadroyu toparladım ve belediyeyi gerçekten iyi bir hale getirdim.” Madem öyle soruyorum, her şey bu kadar güllük gülistanlık ise AKP’ye geçmeye ne gerek vardı?

Bu sorunun cevabını veremeyeceğini biliyorum. Ama itham ve iddialarıyla ilgili bazı cevapları İzmirlilere, çalışma arkadaşlarıma borç biliyorum.

Bütçe meselesi ile başlayalım

Mayıs 2026 meclis konuşmasında AKP Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız’ın açıkladığı üzere; vergi ve SGK borçları dahil mart 2019’da belediyeyi 590 milyon dolar borç ile teslim almıştım. Tüm krizlere, depreme, pandemiye rağmen yaptığımız onlarca yatırımla 640 milyon dolar borçla nisan 2024’te devrettim. Cemil Tugay yönetimindeki 2 yıl sonunda ise belediyenin borcu şimdiden 1 milyar 200 milyon dolar olmuş.

Yeri gelmişken, personel giderleri ve personel hizmet alımlarının toplam bütçeye oranı 2024 başında yüzde 26.18 iken, bu oran 2025 yılında yüzde 25,57 olmuş. (yasal sınır yüzde 30) Tüm bu işten çıkarmaların, İzmirliyle belediye emekçilerinin karşı karşıya gelmesinin sonucu işte yüzde 0,6’lık fark içinmiş.

Plansız programsız demiş

İZSU açıkladı: 18 Ekim Pazar günü 3 ilçede su kesintisi olacak!
İZSU açıkladı: 18 Ekim Pazar günü 3 ilçede su kesintisi olacak!
İçeriği Görüntüle

5 yıl boyunca her yıl faaliyet raporuna, stratejik plana uyum değerlendirilmiş bu durum kamuoyuyla paylaşılmıştır. 144 projeyle vaatlerimin yüzde 87’sini gerçekleştirmiş, üzerine 15 proje eklemiş olarak 5 yılı tamamladım. ( https://tuncsoyer.com.tr/tuncsoyer-sozverdikyaptik.pdf)

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 2023 yılı bütçesi yüzde 116 gelir ve yüzde 98 gider gerçekleşmesine ulaşırken, 2025 yılında bu oranların sırasıyla yüzde 87 ve yüzde 85’e gerilemesi, önceki döneme kıyasla mevcut yönetimin bütçe öngörüleri ile harcama planlarını gerçekleştirmekte sapmalar yaşadığını rakamlarla ortaya koymaktadır. Dolayısıyla plansız programsız olan varsa bu benim dönemim değildir.

Kadro

İzmir Büyükşehir belediyesi kadrosu, kıymetli çalışma arkadaşlarım bu sözleri hakketmiyor. Göreve geldiğimde kamu hafızasını korumak adına büyük kadro değişikliklerine gitmedim. Kamuda devamlılık esastır ilkesini her anlamda korudum. Kendisi tarafından, bitmeyen kadro değişiklikleri ile deneyimli, belediye hafızasını taşıyan kişilerin işten çıkarılması, bugün İzmirliler tarafından da bilinen sorunları yaratmıştır.

Yol meselesi

Yine AKP Meclis Üyesi Nail Kocabaş Nisan 2026 meclisinde asfalt konusunda gerekli cevabı veriyor. Onun deyişiyle; 5 yıllık görev sürem İzmir tarihinin rekor asfaltlama yılları oldu. 5 milyon 259 bin 578 ton sıcak asfalt serimi yapıldı. (her yıl ortalama yaklaşık 1 milyon ton sıcak asfalt). Peki 2025’te dökülen asfalt ne kadardı biliyor musunuz? 387 bin ton. Yani bizim yıllık ortalamamızın 3’te 1’i asfalt dökülmüş.

Yaptığımız onlarca icraatı, devrim niteliğinde projeyi bu yazıda anlatacak değilim. ( https://tuncsoyer.com.tr/bes-yilda-yuz-100-eser) Maksimum çalışma potansiyelimi kullandım, kendi biyolojik sınırlarımı zorlayarak çalıştım dolayısıyla vicdanım rahat. Sürekli benim dönemimi kötülemenin, hala nedenini anlayamasam da, onun bitmek bilmez düşmanlığından kaynaklandığını biliyorum.

Peki son iki buçuk yılda İzmir’de ne yapıldı?

Kordona duvar, alıp kullanmadığınız deniz taksiler ve tuktuk’lar dışında iki buçuk yıl İzmir için ne yaptınız? (Tabi ismini değiştirerek mevcuttakileri devam ettirdiğiniz, kapattığınız, durdurduğunuz, eksik evraklarla şikâyet ettiğiniz işler dışında…)

“İZMİR ÇARESİZLİĞE VE YANLIŞA MAHKÛM DEĞİLDİR”

Evet, Adorno karamsarlığında haklı galiba. Yanlış hayat doğru yaşanmıyor.

Fakat İzmir çaresizliğe ve yanlışa mahkûm değildir. İzmir Büyükşehir Meclisi’nin sorumluluğu bir kat daha artmıştır. Bu makus talihi değiştirmek artık yine İzmir’in oylarıyla seçilen haysiyetli meclis üyelerinin omuzlarındadır. İzmir, umutla her birinin İzmir Duruşu’na göstereceği saygıyı ve şehirlerine duydukları sorumluluğu görmeyi bekleyecektir.”

Kaynak: HABER MERKEZİ