Yeni Parti ayrılığı sonrası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Arınma” politikasının yankıları sürüyor.
Yeni dönemin parti politikalarını ve siyaset tarzını tanımlayan “Arınma” ifadesine CHP İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat, 4 başlıkta açıkladı.
Partinin geçmişe dönük tartışmalardan uzaklaşarak umut ve çözüm odaklı, liyakate dayalı ve kalıcı bir zihniyet değişime gitmesi gerektiğini vurgulayan Fırat, “Söylemsel, örgütsel, kadrosal ve zihinsel arınma” tarifi yaptı.
FIRAT'TAN 4 TEMEL "ARINMA" TARİFİ
Fırat kaleme aldığı metni X hesabından şöyle paylaştı:
1. Söylemsel Arınma
Siyasal partilerin toplumsal meşruiyeti yalnızca neye karşı olduklarıyla değil, ne önerdikleriyle de ilgilidir. Bu nedenle sürekli geçmişe referans veren, savunmacı veya yalnızca rakiplerini eleştiren bir siyasal dilin yerine geleceğe ilişkin somut bir siyasal tahayyülün konulması önemlidir. Özellikle yeni kuşak seçmen açısından siyaset yalnızca mevcut sorunların teşhisi değil, geleceğin nasıl kurulacağı sorusuna verilen cevapla anlam kazanmaktadır. Bu nedenle siyasal iletişimin korku ve savunma ekseninden çıkarak umut, çözüm ve gelecek ekseninde yeniden kurulması arınmanın önemli bir boyutudur.2. Örgütsel Arınma
Kurumsal yenilenme yalnızca genel merkez düzeyinde gerçekleşemez. İl ve ilçe örgütleri, kadın ve gençlik örgütlenmeleri, milletvekilleri, belediyeler ve parti merkezindeki karar mekanizmaları arasında daha güçlü bir kurumsal bütünlük oluşturulması gerekir. Örgütsel arınma, yalnızca mevcut kadroların değiştirilmesi anlamına gelmez. Aynı zamanda karar alma süreçlerinin, görev dağılımının, iletişim kanallarının ve parti içi katılım mekanizmalarının yeniden değerlendirilmesini ifade eder. Bu açıdan örgütsel yenilenmenin temel sorusu şudur: Parti üyeleri ve örgütleri siyasal kararların gerçek aktörleri mi, yoksa yalnızca alınan kararların uygulayıcıları mı olacaktır? Bu soruya verilecek cevap, partinin demokratik niteliğini doğrudan belirleyecektir.
3. Kadrosal Arınma
Yeni siyaset yalnızca yeni yüzlerle kurulamaz. Ancak eski alışkanlıklarla da sürdürülemez. Bu nedenle kadro politikalarının liyakat, uzmanlık, şeffaflık, hesap verebilirlik ve performans gibi ölçütler üzerinden yeniden değerlendirilmesi gerekir. Buradaki amaç yalnızca “eski kadroların gitmesi” değildir. Asıl mesele, hangi niteliklere sahip kadroların geleceğin siyasetini taşıyabileceğinin belirlenmesidir. Dolayısıyla kadrosal arınma kişisel tasfiyeye dönüşmediği ölçüde kurumsal kapasiteyi güçlendirebilir.
4. Zihinsel Arınma
Arınmanın belki de en zor boyutu zihinsel dönüşümdür. Çünkü kurumlar yalnızca yönetmelikler, örgüt şemaları veya kadro değişiklikleriyle dönüşmez. Kurumsal davranışların arkasında belirli siyasal kabuller, alışkanlıklar ve düşünme biçimleri bulunmaktadır. Bu nedenle kalıcı değişim önce zihinsel düzeyde başlamalıdır. Zihniyet değişir. Ardından örgütsel davranış değişir. Sonrasında siyasal üretim biçimi değişir. En sonunda toplum bu değişimi hisseder. Bu nedenle zihinsel arınma gerçekleşmeden gerçekleştirilen yapısal değişiklikler, eski siyasal alışkanlıkların yeni biçimlerde yeniden üretilmesi riskini taşır.




