CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Habertürk TV’de yaptığı açıklamalarda, CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“MUTLAK BUTLAN PARTİNİN SATIN ALINMASIYLA ORTAYA ÇIKTI”
Kuşoğlu, mutlak butlan sürecine ilişkin şunları söyledi:
"Mahkeme diyor ki 38’inci Kurultay usulüne uygun yapılmadığı için öncesine dönülmesi lazım. Öncesindeki seçilmiş yönetim kimse onların iş başına gelmesi gerekiyor. Peki neden mutlak butlan kararı verildi? Mutlak butlanın nedenini de kimse sormuyor. Mutlak butlan kararının verilmesinin sebebi, kurultay delegelerinin iradesinin sakatlanması.
Neyle sakatlanması? Parayla, maddi menfaat karşılığında sakatlanması. Yani birileri kurultay delegelerini satın almış. Birileri partiyi satın almaya kalkmış, para vermiş. Her partinin kurultayında, kongresinde, hatta derneklerde bile çanta dağıtılır, bloknot dağıtılır, dolma kalem dağıtılır, yemeğe götürülür, eşantiyonlar verilir. Fakat burada çok önemli menfaatler ve para dağıtılmış, döviz dağıtılmış. Bunu biz baştan, o tarihlerde fark edemedik.
Hatta bu şaibeler söz konusu olduğu zaman Sayın Kılıçdaroğlu’nun, 'Partiyi bunlarla yıpratmayın, Cumhuriyet Halk Partisinde böyle şeyler olmaz.' diye bir paylaşımı vardı. Ama arkasından soruşturma derinleşince, ki soruşturmaya sebep olanlar da aralarında para yüzünden anlaşamayanlar, yani aldım-verdime ve para meselesine düşenlerdi, mahkemeye gitmişler. Bursa’daki mahkeme dosyayı Ankara’ya intikal ettirmiş ve bu aşamaya kadar gelinmiş. Yani mutlak butlanın sebebi partiyi satanlar ve satın alanlardır. Maalesef o noktadan buralara kadar gelindi. Mutlak butlan, delege iradesinin, yani partinin satın alınması sonucu ortaya çıkmış. Bu da parti için yüz karası bir durum. Atatürk’ün partisinde böyle bir şeyin olmaması lazımdı."

"KURULTAY EN GEÇ MART'TA"
"Kurultayla ilgili süreç ne zaman başlayacak?" sorusuna Bülent Kuşoğlu, şu yanıtı verdi:
"Açıklamamız var. Eylülden itibaren kurultay sürecini başlatacağız. En kısa zamanda da kurultayımızı yapacağız. 'En kısa zaman' dememin sebebi şu: Biraz önce mutlak butlanın sebebini açıklarken 38’inci Kurultay’ın kurallara, usule ve etiğe uygun yapılmaması nedeniyle iptal edildiğini söylemiştim. Mahkeme kararına göre 38’inci Kurultay öncesine dönülecek ve oradaki seçilmiş yönetim gelecek. Bu arada biliyorsunuz, mutlak butlan kararı çıkana kadar iki olağanüstü ve bir olağan kurultay yapıldı. Mahkeme bunları da saymıyor, geçerli kabul etmiyor. Şimdi bir tane daha yapsak olmayacak. Biraz önce konuştuk, dosya Bölge Adliye Mahkemesinden Yargıtay’a henüz yeni gitti. Geçerli olmasını teminen 'En kısa sürede.' diyoruz. Bunu hukukçular çok daha iyi bilecektir ama ben önümüzdeki aralık-şubat, en geç mart döneminde yapılabileceği kanaatindeyim. Yapılması gerekir diye düşünüyorum. Çünkü mevcut kadroyla ve örgütlerle de yapılamaz deniyor. Onun için mahalle delegesinden itibaren örgütlerde değişikliğe gitmemiz gerekiyor."
"KILIÇDAROĞLU’NUN NE 'ADAY OLACAĞIM' NE DE 'ADAY OLMAYACAĞIM' DEMESİ LAZIM"
Değişim sürecine değinen Kuşoğlu, "2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nden hemen sonra bir çalışma başladı, hatırlıyorsanız. 'Değişim' dediler. Değişim bir talepti. Bir parti için bunlar normal tabii. Fakat aslında 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nden önce, o Zoom toplantısıyla beraber, öncesinde birilerinin bazı çalışmalar yaptığı, Sayın Kılıçdaroğlu’nu desteklemedikleri ve değiştirmeye yönelik bazı çalışmalar yürüttükleri ortaya çıktı. Ondan sonra da partide hemen bir bölünme oldu, biliyorsunuz. Bölünme seçimlerden sonra başladı ama öğrendik ki bunun geçmişi seçimlerden öncesine dayanıyormuş. Çalışmalar daha önce başlamış. 'Hançer' metaforu da o zaman çıktı, hatırlarsanız. Sayın Kılıçdaroğlu bütün bunları dikkate alarak, partinin birileri tarafından ele geçirilmesine yönelik hamleleri görerek ve biraz önce konuştuğumuz arınma meselesini de işin içine katarak, 'Partiyi güvenli limana kadar götüreceğim, ondan sonra emin ellere bırakacağım, teslim edeceğim' dedi." ifadesini kullandı.
Kuşoğlu, Kılıçdaroğlu'nun adaylığına ilişkin soruya da şöyle yanıt verdi:
"Siyasette bir genel başkan 'Ben aday olmayacağım.' derse hemen arayışlar başlar. O zaman yönetemezsiniz. Şu anda Sayın Kılıçdaroğlu’nun ne 'aday olacağım' ne de 'aday olmayacağım' demesi lazım. Zamanı gelince kurultaya gidilecek. Kendisi siyaseti ne zaman bırakacağını gayet iyi biliyor. Ama şu anda bunları söylemesinin, her ikisini de söylemesinin sakıncası var."
"SİYASİ PARTİLERDE VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNDE YENİ KURALLAR GELİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ"
Kuşoğlu, arınma sürecine ilişkin soruyu şu sözlerle yanıtladı:
"Bir arınma süreci yaşayacağız. Bu mutlak butlanın dışında Kemal Bey’in, Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu konuda çalışmaları da vardı. Geri dönmekle ilgili değil, siyaseti bırakmış eski bir genel başkan olarak yaptığı bazı çalışmalar vardı. Hatırladığım kadarıyla ahlak konusunda yedi yazı yazdı. 2023’teki o tartışmalı kurultaydan sonra, genel başkan olmadığı, aktif siyasette bulunmadığı süre içerisinde bu konuyla ilgili yedi yazı kaleme aldı. Hem Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde hem de genel olarak kamuda ve özel sektörde Türkiye’nin böyle bir sorunu var. Bu zaman zaman bazı ülkelerde de oluyor. Mesela Güney Kore’de, benim bildiğim kadarıyla 15-20 yıl kadar önce çok büyük bir ahlaki sorun vardı. Kamu, özel sektör, özel ilişkiler ve toplum çok sıkıntılıydı.
Bununla ilgili bir komisyon kurdular, çalışmalar yaptılar, çıkarılması gereken kanunları ve uygulanması gereken müeyyideleri tespit ettiler. Bugün Güney Kore bu konuda olumlu anlamda epey yol almış durumda. Bizim de böyle bir çalışmaya ihtiyacımız var. Hem Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde, ki Cumhuriyet Halk Partili olduğumuza göre önce oradan başlatmamız lazım, hem de genel olarak toplumda ve kamuda... Çünkü daha önce ağırlıklı olarak kırsal kesimde yaşayan bir toplumduk. Orada kurallar belliydi, basitti. Yaşa göre en büyük ve en kıdemli olan belirlenir, ona göre bir hiyerarşi oluşurdu. Ama şehir ve kent hayatı, iş hayatı, trafik, apartman yaşamı vesaire işin içine girince yaşa göre bir kriter koymak mümkün değil. Çok daha farklı kriterlere ve kurallara ihtiyaç var. Bunu kendi toplumumuza göre oluşturmak zorundayız.
Aynı zamanda etik dışı davranışlarla ve yolsuzluklarla ilgili olarak kamuda, siyasi partilerde ve sivil toplum örgütlerinde de yeni kurallar geliştirmek zorundayız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak örnek olmak zorundayız. Bunu da hem parti içerisinde hem de belediyelerden başlatmak zorundayız."
"CUMHURİYET HALK PARTİSİ 103 YILLIK BİR PARTİ, BİR MARKA, BURAYI KİMSE TERK ETMEZ"
Kuşoğlu, illetvekillerinin ve belediye başkanlarının ayrılıp ayrılmayacağına ilişkin soruya, "Zaman zaman konuşuyoruz tabii. Sonuçta bir partiydik biz. 2023 Kasım’ından sonra, ben kendi adıma siyaseti noktalamıştım. En azından siyaset bitmez ama bir virgül koymuştuk. Kemal Bey de aynı şekilde. Ama bu kararla tekrar dönmek zorunda kaldık. Sıkıntılar olmasına rağmen görüşüyorduk. Gördüğüm kadarıyla Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin çok büyük bölümü ve belediye başkanlarımızın çok büyük bölümü kopmayacak. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi 103 yıllık bir parti, bir marka. Burayı kimse terk etmez." yanıtını verdi.





