İzmir’in en önemli turistik cazibe merkezlerinden Çeşme’de 34 odalık butik otel kılıfıyla hayata geçirilmek istenen 769 konutluk rant projesine halk geçit vermedi. Katılımı engellemek amacıyla proje alanından kilometrelerce uzaktaki ücra bir kahvehanede düzenlenen ÇED Halkın Katılım Toplantısı, Çeşmelilerin salonlara sığmayan protestosu sonucu yetkililerce resmen iptal edildi.
“HALK BİLGİLENDİRME BİLE YAPILMASINI İSTEMEDİ”
Proje alanından 6,5 kilometre uzaklıktaki ücra bir kahvehanede yapılmak istenen toplantıya büyük katılım sağlayan Çeşmeliler, rant projesine geçit vermedi. Yurttaşlar, Çakabey Mahallesi'nde 3'üncü derece doğal SİT alanı içinde planlanan ve bölgenin ekolojik yapısını tehdit eden Castello Fontana projesine ilişkin bilgilendirme yapılmasını reddetti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri de toplantıyı sonlandırarak resmi tutanak altına aldı. Cumhuriyet’in haberine göre, Çeşme Yarımada Çevre Derneği de hazırladığı 6 sayfalık itiraz dilekçesini yetkililere elden teslim etti.

“TURİZM YATIRIMI DEĞİL, KONUT PROJESİ!”
Dernek, projenin resmi başvurusunun 34 odalık bir butik otel ruhsatıyla yapıldığını ancak inşa edilmesi planlanan yapının 272 ayrı blok ve 769 bağımsız birimden oluştuğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, “Bu 272 birimin yalnızca birinin otel, kalan 271'i ise ‘apart otel’ adı altında villa ve rezidans daire. Bu oran tek başına, ortada bir turizm yatırımı değil, otel ruhsatının sağladığı imar haklarını kullanarak üretilen bir konut/yap-sat projesi bulunduğunu göstermektedir.
“AYLARDIR KAPARO TOPLANIYOR”
Firmanın kendi proje dosyasında beyan ettiği inşaat maliyeti metrekare başına 390-393 Avrodur. Buna karşılık satışa sunulan konutların metrekaresi 6500 Avro artı KDV'den pazarlanmakta; 120 metrekarelik 1,5+1 daireler 780 bin Avro artı KDV'ye, 6,5 odalı villalar ise KDV hariç yaklaşık 5 milyon Avroya satılmaktadır. Bu, maliyetin 16 katından fazla bir satış fiyatıdır. Projeden elde edilmesi beklenen toplam gelirin 500 milyon Avro civarında olduğu hesaplanmaktadır. Üstelik ÇED süreci ve yasal izinler tamamlanmadan, İstanbul bürosundan aranan vatandaşlardan aylardır ‘ön talep formu’ adı altında imza ve kapora toplanmaktadır” ifadeleri kullanıldı.
“SU KAYNAKLARI TEHDİT ALTINDA”
Açıklamada Çeşme’de altyapının yetersiz olduğu hatırlatılarak, “Bölgede kanalizasyon sistemi bulunmamaktadır; Çeşme'de büyük bir arıtma tesisi de yoktur, mevcut atıklar pompalama sistemiyle doğrudan denize verilmektedir. Buna rağmen firmanın Bakanlığa sunduğu resmî proje dosyasında, 769 birimlik bu yerleşimin atık suyu için sızdırma foseptik sistemi öngörülmüştür. Bu ölçekte bir nüfusun atık suyunun foseptikle karşılanması, zaman içinde yeraltı suyuna sızarak Alaçatı, Mamurbaba ve çevresindeki tüm su kuyularını kirletme riski taşımaktadır; yani yarımadanın kısıtlı su kaynakları doğrudan tehdit altındadır. 500 milyon Avroluk kâr bekleyen bir yatırımcının, 20-30 milyon Avroya mal olacak dürüst bir arıtma ve kanalizasyon altyapısı kurmayı bugüne kadar gündemine almamış olması, bir ihmal değil, bilinçli bir tercihtir” ifadeleri kullanıldı.
“ÇEŞME REZİDANS ÇÖPLÜĞÜNE DÖNÜŞMEYECEK!”
Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) Başkanı Dr. Ahmet Güler ise toplantının iptal edilmesinin hayırlı olduğunu belirterek, “Çünkü bu proje, mevcut haliyle değil, yeniden ele alınması ve gerçek bir turizm yatırımına dönüştürülmesi gereken bir projedir. Bugünkü haliyle bu bir rezidans projesidir, bir turizm projesi değildir. Eğer bu projeyi hayata geçirmek isteyenler fikirlerini değiştirip Çeşme'ye gerçek bir turizm yatırımı kazandırmak istiyorlarsa, gelsinler bizimle ve yerel kamu yönetimleriyle görüşsünler; Çeşme'ye aklı başında bir turizm projesi kazandırmak için elimizden gelen her şeyi yaparız. Ancak bu haliyle ısrar edilmesi durumunda, tüm hukuki ve eylemsel haklarımızı sonuna kadar koruyarak, Çeşme'nin bir rezidans çöplüğüne dönüşmesine izin vermeyeceğiz.
“FAALİYETLERİ DERHAL DURDURULMALI”
Çeşme Yarımadası Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) ve Çeşme Kent Konseyi olarak talebimiz nettir: Castello Fontana'ya ÇED olumlu kararı verilmemeli, ÇED süreci tamamlanmadan yürütülen ön satış ve ön talep toplama faaliyetleri derhal durdurulmalı, projenin altyapı planı özellikle atık su ve kanalizasyon çözümü kamuoyuna şeffaf biçimde açıklanmadan hiçbir izin süreci ilerletilmemelidir" şeklinde konuştu.




