Rize’nin İkizdere ilçesi Eskencidere Vadisi’nde, İyidere Lojistik Limanı inşaatına dolgu malzemesi sağlamak amacıyla Cengiz Holding tarafından açılan taş ocağı projesi için Rize Valiliği tarafından verilen “ÇED gerekli değildir” kararı, Rize İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.

“ŞAHANE BİR COĞRAFYA YOK EDİLDİ”

Kararın gerekçesi olarak arazi ıslah çalışmalarına ilişkin planlamanın yeterli özellikleri taşımadığı ve proje sahası civarındaki çay tarımı yapılan alanların proje kapsamında oluşacak toz emisyonları nedeniyle olumsuz etkilenecek olması gösterildi. Davacıların avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu, davanın 2021’de açıldığını ifade ederek, “Haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı ama 5 yıl boyunca çalışmalar devam etti ve bizim korumaya çalıştığımız şahane bir coğrafya mahvedilmiş oldu. Keşke çok daha önce karar çıkmış olsaydı” değerlendirmesinde bulundu.

Karadeniz’de su seviyesi yükseliyor: 160 milyon insan etkilenecek!
Karadeniz’de su seviyesi yükseliyor: 160 milyon insan etkilenecek!
İçeriği Görüntüle

“HAKLI OLDUĞUMUZ ORTAYA ÇIKTI”

Kararın benzer projeler açısından emsal niteliği taşıyabileceğini belirten Okumuşoğlu şunları söyledi: “Ne yazık ki 2021’den bu yana süren bir davaydı ve ivedi yargılama usulüne tabi bir davada bir türlü sonuca varamadık. Halen sonuca varmış değiliz aslında. Çünkü Danıştay yolu halen açık. Daha önce iki defa Danıştay’a gitmişti, iki defa bozulmuştu. Sayısız keşifler yapıldı, çok ciddi anlamda bilirkişi ücretleri ödendi. Nihayet bugün gelen kararla bir kez daha iptal kararı verildi ve haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı. Ama olan şey şu aslında; beş yıl boyunca çalışmalar devam etti, bizim korumaya çalıştığımız şahane bir coğrafya ve bir vadi maalesef baştan sona yok edilmiş oldu.

“DOĞANIN KORUNMASI KAMU YARARININ GEREĞİ”

Bu hâliyle adalete ulaşamadık. Keşke çok daha önce bir karar çıkabilmiş olsaydı. Bu saatten sonra gelen kararın çok fazla bir anlamı müvekkillerimiz açısından yok. Umarız ki idari yargıda daha hızlı bir yargılama gerçekleşir ve umarız ki iş işten geçtikten sonra değil, çevre ve doğanın yok edilmesinden önce bu kararlar verilir ve çevre ve doğayı koruyabiliriz. Çevrenin ve doğanın korunması kamu yararının gereğidir. Üstün kamu yararıdır. Dolayısıyla bu davaların karşılığının da bu şekilde görülmesi lazım ve çok hızlı bir şekilde kararların verilmesi gerekmekte. Aksi takdirde aslında davayı kazansanız bile pratikte bir anlamı kalmıyor. Üzgünüz, davayı kazandık ama üzgünüz.”

Kaynak: ANKA