BÜŞRA ÇETİNKAYA / İZ GAZETE - Urla’nın simgesi, Uluslararası Urla Enginar Festivali bu yıl 12. kez ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Festival Basın Tanıtım Yemeği, Urla’da bulunan İskele URİT Restoran’da yapıldı.

Toplantıda Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi konuştu.

Belediye Başkanı Selçuk Balkan yaptığı konuşmada Demircili Sahili’ndeki hurda gemi, Çeşme Otoyolu, Urla’daki tarım arazileri konularına değindi.

Demircili Sahili’ndeki hurda gemiye ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunan Balkan, “Demircili sahilinde 78 gün nöbet tuttuk. Sahilde kaderine terk edilen mülteci kaçaklarına karışan o gemiyi gönderiyoruz. En sonunda kararı aldırdık. O hurda gemiyi oradan gönderiyoruz” ifadelerini kullandı.

BALKAN: FESTİVAL ÜRETİCİYLE TÜKETİCİYİ BİR ARAYA GETİRECEK

Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan toplantıda yaptığı konuşmada, “Urla’nın toprağından gelen bir hikayeyi paylaşmak için bir araya geldik. Ege’nin kadim topraklarının mirası olan üzüm ve zeytinden sonra enginardır. Her bir lezzetinde bu coğrafyanın birikimi vardır. Ekonomik bir faaliyet olması dışında kültürel kimliğin ve gündelik hayatında bir parçasıdır. 12’incisini düzenleyeceğimiz festivalde bu güçlü bağın en önemli halini gözler önüne sermekteyiz. Üretimin mutfağın ve kültürel zenginliğin en keyifli haline ev sahipliği yapacağız. Bu festival; üreticiyle tüketiciyi, şeflerle çiftçiyi, akademi ile sahayı bir araya getirecek. Toprağın sunduğu değeri görünür kılmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“BİZ ‘İSTEMEZÜKÇÜ’ DEĞİLİZ”

Balkan, Demircili Sahili’ndeki hurda gemiye ilişkin şunları söyledi:

“Demircili sahilinde nöbet tutuyoruz. Nerede tarım arazisi varsa imara açmaya, nerede koyu varsa gemi sokmaya, nerede bir zeytin ağacı varsa maden arama sahası açmaya, nerede bereketli toprak varsa güneş enerji santrali yapmaya çalışıyorlar. Demircili sahilinde 78 gün nöbet tuttuk. Sahilde kaderine terk edilen mülteci kaçaklarına karışan o gemiyi gönderiyoruz. En sonunda kararı aldırdık. O hurda gemiyi oradan gönderiyoruz. 11 gündür Çeşmealtı’nda nöbet tutmaya devam ediyoruz. Yaz ayları boyunca milyonlarca insanın denize girdiği yerde yandaşa peşkeş çekmek suretiyle marina yapılmak istendiği için direnmeye devam edeceğiz. Oradaki hemşehrilerimizin kullandığı teknelerin evlere, parklara çekilmesi isteniyor. Biz ‘istemezükçü’ değiliz. Komşu ilçemiz Çeşme’de 4 marina var. Sığacık’ta da var. Bizde de olabilir yatırımdır. Gülbahçe ile Balıklıova arasındaki alana 2-3 katı marina yapabilirler ama yanlış yerde yanlış yatırım yapılmasına karşı çıkıyoruz. Halkımıza sorulmadan yaptım oldu denilmesine karşı çıkıyoruz.”

“BÖLGE ULAŞILAMAZ HÂLE GELECEK”

Çeşme Otoyolu’nun özelleştirilmesi ve ücret fiyatının artacak olmasına değinen Balkan, “Çeşme Otoyolunun Haziran’da ücretli haline gelmesi halinde bölgenin yaşanamaz haline geleceği, Devlet hastanesinin de ulaşılamaz hale geleceğini yetkililere duyurduk. Vatandaşlarımızın da hayat standartlarını olumsuz bir şekilde etkiler” dedi.

“O ARAZİYE ÜRETİM TESİSİ YAPMAK İSTİYORUZ”

Balkan, üretim alanı olarak kullanmak istedikleri İYTE Kampüsü’ndeki arazi ile ilgili ise “38 bin dönümlük alanın kampüsümüz İYTE kampüsü Urla sınırla içinde bulunuyor. Bu alanlarda zeytin yetiştirmek üretmek, toprak olarak değerlendirilmesi için defalarca başvuru yaptık. Soğutma sanayicileri derneğine ait orman statüsünde çürümeye bırakılan bir alan var. Bir üretim tesisi yapmak istiyoruz. Bu sese devlet büyüklerimizin kulak vermesini ümit ediyorum” diye konuştu.

URLA ZİRAAT ODASI BAŞKANI: KAMU ARAZİSİNİ KULLANDIRMIYORLAR

Toplantıda konuşan Urla Ziraat Odası Başkanı Muharrem Uslucan “Her bir yaprağında üreticimizin alın teri saklıdır. Enginar yalnızca sofralarımızı süsleyen bir lezzet değil, yerel üretimin de güçlü bir temsilcisidir. Bu değeri korumak ve geliştirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.

Bakanlık, ‘boş tarım arazilerini işlemek için kiraya vereceğim dedi mal sahiplerini sıkıntıya soktu. Var olan kamu arazilerini kullandırmıyorlar. İYTE Üniversitesi’nde var. 30 senedir boş. Gittik istedik, vermiyorlar. Betona yenildiğimiz günlerde arazilerimize sebze değil villa diktiğimizde o arazileri istiyoruz, vermiyorlar. Bakanlık bu mücadeleyi sürdürürken kamu arazilerini de üreticiler vermesini istiyorum” ifadelerini kullandı.

Urla (2)

İGC BAŞKANI GAPPİ: DOĞRU GAZETECİLİK TOPRAĞINI SAVUNANLARLA BİR ARADA OLMALI

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi şunları söyledi:

“Bu kadar geniş enginar arazilerinin kaldığını bilmiyordum. Tarım arazilerinin yerine villa ekiyoruz dediler. Bu festival çok önemli. Ülke insanımız çok zor durumda. Türkiye ikiye bölündü. Bir yarısı her şeyi o kadar zor elde ediyor ki. Festivaller yerel halka çok şey katıyor. Doğru gazetecilik, ilkeli gazetecilik toprağını savunanlarla bir arada olmalı. Çevre yolu özelleştirilecek. Bu 100 liraya geçiliyorsa 400 liraya geçilecek. Buna kim itiraz edecek? Kentini seven herkes sahip çıkmalı. 26 Nisan’da Esra Işık’ın davası var. Suçu ne? Sadece ağaçlarını vermek istemiyor. 25 yaşında şimdi Şakran Cezaevinde. Ağacına sarılıyor. O zaman doğru nitelikli yerel yönetimlerle doğru gazeteciliğin bir arada yürümesi önemli. Doğru işler yapan belediye başkanlarımızın yanında olacağız.”

Hurda gemiye karşı nöbet sürüyor: Bu gemiyi buraya getiren neden yargılanmıyor?
Hurda gemiye karşı nöbet sürüyor: Bu gemiyi buraya getiren neden yargılanmıyor?
İçeriği Görüntüle

Urla (3)

Muhabir: BÜŞRA ÇETİNKAYA