CHP İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Buca’da partisinin ilçe örgütüyle bir araya geldi. Esnaf ve yurttaş ziyaretlerinin ardından CHP Buca İlçe Başkanlığı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Canpolat, konuşmasının önemli bölümünde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yürütülen siyasi tartışmalara değindi.

Canpolat, özellikle 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı “kazanacak aday” söyleminin öne çıkarıldığını belirterek, oluşturulan algının perde arkasını anlattı.

“KAZANACAK ADAY TEORİSİ ULUSLARARASI BİR PROJEYDİ”

Canpolat, Kılıçdaroğlu’nun adaylığı öncesinde yürütülen tartışmaların tesadüfi olmadığını ileri sürerek şu ifadeleri kullandı:

“Genel başkanımıza yönelik hızla bir itibarsızlaştırma kampanyası Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce başlattılar. Seçimden sonra devam ettirdiler. Seçimden önce dönem dönem kendine solcuyum diyen, solda gözüken ama solcu olmayan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’yla ilgili ‘kazanacak aday’ tavrı için ortaya attılar. ‘Kazanacak aday’ teorisi bir uluslararası projeydi.”

“Kazanacak aday” ifadesinin ne anlama geldiğini sorgulayan Canpolat, Kılıçdaroğlu’nun geçmişi ve devlet deneyimine dikkat çekti.

“Çünkü ‘kazanacak aday’ anlayışı, genel başkanımızın doğduğu yer, doğduğu topraklardan Cumhurbaşkanı olmaz ifadesinin dolaylı yollarla, uluslararası sermayenin planıyla kamuoyuna ortaya koydular. ‘Kazanacak aday’… Ne demek kazanacak aday? Şimdi eğitimi var, devlet tecrübesi var, devlet kadrolarında uzun dönem görev yapmış, devlet geleneği var, burslu okumuş, yokluk yoksulluktan çıkmış, Türkiye’nin en üst bürokrasisine kadar yükselmiş birisi. Peki niye olmaz? Neden olmaz?”

Canpolat, Kılıçdaroğlu’nun adaylığının önüne geçilmek istenmesinin nedenini ise onun siyasi tutumuyla ilişkilendirdi.

“Çünkü yolsuzluğa müsaade etmez. Çünkü ülkenin soyulmasına müsaade etmez. Çünkü çetelerin bu kadar cirit atmasına müsaade etmez. Türkiye’yi ekonomik olarak çökertmelerine rağmen o kampanya hızla yürütüldü.”

“ALTI FARKLI PARTİYİ BİR ARAYA GETİRDİ”

Canpolat, Kılıçdaroğlu’nun 2023 seçimleri öncesinde farklı siyasi ve toplumsal kesimleri aynı masa etrafında buluşturduğunu belirterek, bunun Türkiye’nin farklılıklarını bir araya getiren bir siyasi proje olduğunu savundu.

Canpolat, Millet İttifakı sürecine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:

“Altı tane farklı partiyi bir araya getirdi genel başkanımız o dönem. Milliyetçileri, muhafazakârları, Erbakan’ın ekolünün devamı olan, yani emperyalizmin işbirlikçisi olmayan o dindar, gerçek dindar kesimle birlikte yeni bir masa oluştu. Yeni masada bir tarafta Kürtler var, bir tarafta dindarlar var, bir taraftan milliyetçiler var. Türkiye’nin birikmiş bütün sorunlarını çözmeye hazır bir kadro var.”

Kılıçdaroğlu’nun Saadet Partisi Genel Merkezi’nde adaylığının açıklanmasına da değinen Canpolat, bu görüntünün Türkiye’de farklı kesimlerin bir arada yaşayabileceği mesajını verdiğini söyledi.

“Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanımızın adaylığıyla birlikte yeni bir süreç başladı. Yeni milliyetçilerin, solcuların, Kürtlerin, Alevilerin bütün farklılıkları bir araya getiren, Türkiye’yi kucaklayacak yeni bir dünya, yeni bir sistem, mevcut olan düzeni değiştirmeyi gördükleri gün kampanya devam etti.”

“SEÇİM BİTER BİTMEZ ‘DEĞİŞİM’ KAMPANYASI BAŞLADI”

Canpolat, 2023 seçimlerinin ardından CHP içerisinde başlayan “değişim” tartışmalarını da Kılıçdaroğlu’na yönelik kampanyanın devamı olarak değerlendirdi.

Seçimin hemen ardından parti içerisinde özeleştiri sürecinin işletilmesi gerektiğini belirten Canpolat, bunun yerine Kılıçdaroğlu’na yönelik yeni bir kampanya başlatıldığını savundu.

İzmir’de sular ne zaman gelecek? İZSU 29 Ağustos 2026 ilçe ilçe su kesintisi listesi
İzmir’de sular ne zaman gelecek? İZSU 29 Ağustos 2026 ilçe ilçe su kesintisi listesi
İçeriği Görüntüle

“Seçim biter bitmez, daha henüz özeleştiri, eleştiri hakkımızı hiçbirimiz kullanmadan ikinci gün aynı kampanyanın içinde olanlar ‘değişim’ diye sokağa çıkmaya başladılar. Ya seçim daha bitti, akşam bitti, sabah bir değerlendirelim. CHP’nin geleneği var. Örgütleri var, kurultayları var, ilçe kurultayı var, tüzük kurultayı var. Küçük kurultayları toplar, büyük kurultayı toplar. Kendi iç problemini, ‘Nerede hata yaptık? Nasıl yanlış yaptık? Eksiğini, yanlışını nasıl düzeltiriz?’ diye konuşması gerekirken yeni bir kampanya süreci başladı.”

Canpolat, bu sürecin ardından Kılıçdaroğlu’na yönelik “13 seçim kaybetti” söyleminin de öne çıkarıldığını belirterek, CHP’nin 2019 yerel seçimlerindeki büyükşehir kazanımlarının görmezden gelindiğini savundu.

“İkinci saldırı nerede devam ediyor? Daha önce ‘kazanacak aday’ kampanyasını yürütenler bu sefer ‘13 seçim kaybetti’ kampanyasına başladılar. Halbuki bir önceki seçimde 11 tane büyükşehir belediyesi alınmıştı. Ankara alınmıştı, İstanbul alınmıştı, Adana alınmıştı, Mersin alınmıştı. Bunlar gözükmedi. Alınan büyükşehir belediyeleri, Türkiye’nin yönetiminin yüzde 64’ünün yönetimi alınmasına rağmen buralar gözükmedi.”

“CHP’Yİ ETKİSİZ HALE GETİRMEK İSTEDİLER”

Canpolat, Kılıçdaroğlu ve CHP’ye yönelik tartışmaların parti içerisinde yürütülen olağan bir eleştiri sürecinin ötesine geçtiğini savundu.

“Bütün bu hesapların hepsini tek tek çıkardık. Bu hesapların yüzde 70’i yurt dışında yönetilen hesaplar. Bu hesaplar uluslararası sermayenin Türkiye’yi bölüp, parçalayıp, ayrıştırıp yönetme projesinin bir parçası. Cumhuriyet Halk Partisi etkisiz hale gelmelidir, Cumhuriyet Halk Partisi tartışmaya açılmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi ortadan etkisi kaldırıldığı zaman kendi hesaplarını, emirlerini bir kez daha uygulayacaklarını zannettiler.”

Canpolat, CHP’nin tarihsel kimliğine vurgu yaparak partinin kendi köklerine dönmesi gerektiğini söyledi.

“Ama unutmasınlar, Cumhuriyet Halk Partisi köklü bir çınardır. Yüz üç yıllık, dünyada yaşayan üç büyük partiden bir tanesidir. En büyüğüdür Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet Halk Partisi öyle ofislerde, bürolarda ısmarlamakla, on kişi bir araya gelerek ‘yenilikçi, değişimci’ diyerek kurulan bir parti değildir.”

Muhabir: DOĞUKAN FİKRİ FİDAN