CHP'nin 38. Kurultayı'nın 'mutlak butlan' kararıyla iptalinin ardından partililer ve delegeden yeni kurultay talebi sürüyor.

Mahkeme kararı sonrası genel Başkanlığa gelen Kemal Kılıçdaroğlu, istinafın tedbir kararı nedeniyle kurultay yapılamayacağını açıklamasına karşın 800'ü aşkın delege, Temmuz ayında kurultay toplanmasını istiyor.

ÖZEL CEPHESİNDEN KURULTAY İÇİN YENİ ADIM

Görevden uzaklaştırılan Özgür Özel yönetiminden konuya ilişkin yeni bir açıklama geldi. CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, delegenin talebine rağmen kurultay toplanmazsa mahkemeden çağrı heyeti talep edebileceklerini belirtti.

Tezcan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada çağrı heyeti talep etmekteki amacın "Toplanan imzaya rağmen kurultay çağrısı yapılmazsa mahkeme eliyle kurultay çağrısının yapılmasını sağlamak, delege iradesinin gereğini yerine getirtmek" olduğunu ifade etti.

Adalet Bakanı Gürlek duyurdu: 140 yeni mahkeme yolda
Adalet Bakanı Gürlek duyurdu: 140 yeni mahkeme yolda
İçeriği Görüntüle

TEZCAN'DAN ŞAMİL TAYYAR'A CEVAP

Tezcan, çağrı heyeti açıklamalarını eski AKP milletvekili Şamil Tayyar'a verdiği yanıtta açıkladı.

Tayyar, Tezcan'ı "çağrı heyeti" açıklaması için sosyal medya hesabından hedef alarak şöyle yazmıştı:

Bir arkadaşım kulağıma eğilerek ‘Özel CHP’ye kayyım için başvuracakmış’ demesin mi? Güldüm, ‘şakadır’ dedim, haberi gösterdi hemen. Özel’in kurmay heyetinden Bülent Tezcan, Kılıçdaroğlu yönetimi kurultay kararı almazsa CHP’ye ‘çağrı heyeti’ atanması için mahkemeye başvuracaklarını söylüyor. Gürsel Tekin İstanbul’da Çağrı Heyeti Başkanı olarak atandığında ‘kayyım atandı’ demişlerdi ya şimdi Kılıçdaroğlu’nun yerine aynı şekilde ‘kayyım’ istiyorlar. Tam bir akıl tutulması. Verdikleri mücadelenin altını boşaltıyorlar. Mahkeme kararıyla CHP’nin tanzim edildiğini söylerken, başka bir mahkeme kararıyla operasyon planlıyorlar. Tutarlı olacaksınız. Demek ki derdiniz CHP değil kendi koltuklarınız. O koltukları korumak için her yolu mübah görüyorsunuz. Acınası bir durum.

Tezcan da Tayyar'a cevaben şunları aktardı:

Şamil Bey, Anlamadınız herhalde? Benim söylediğim, toplanan imzaya rağmen kurultay çağrısı yapılmazsa mahkeme eliyle kurultay çağrısının yapılmasını sağlamaktadır. Yani delege iradesinin gereğini yerine getirtmektir. Siyasi partilerde usul budur. Bu seçilmiş yönetimin yerine kayyım atanması, ya da partiyi yönetecek bir heyet getirilmesi değildir. Sadece kurultaya götürecek bir heyet atanmasıdır. Tek görevi de kurultay yapmaktır. Gürsel Tekin ve ekibinin seçilmiş İstanbul İl Başkanlığına “bütün yetkileri haiz bir heyet” olarak atanmasından tamamen farklı bir şeydir. Ayrıca ihtiyati tedbirle partinin başına geçmekle de bir ilgisi yoktur. Kulağınıza fısıldayanlara bu cevabı verebilirsiniz?

Kaynak: HABER MERKEZİ