Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eski Genel Sekreteri ve İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) Başkanı Doç. Dr. Buğra Gökce, İz Gazete’nin sorularını cevapladı.

Gökce, 23 Mart 2025’ten bu yana tutuklu bulunduğu Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda kaleme aldığı günlüklerden oluşan “22 Metrekare Gökyüzü” adlı bir kitap yazdı.

Kendini ifade edebilmek için yazı yazmaya başladığını ifade eden Gökce, “çaresizlik size başka araçlarla kendinizi ifade etme zorunluluğu getiriyor” diyerek günlükleri nasıl yazdığını anlattı.

Cezaevinden İz Gazete’nin sorularını yanıtlayan Buğra Gökce’nin açıklamaları şöyle:

“YAZI BENİ HAYATA BAĞLAYAN ARAÇ OLDU”

Sizi cezaevinde yazı yazmaya yönlendiren motivasyon neydi?

Buğra Gökce, cezaevinde kendisini yazı yazmaya yönelten motivasyonunu şu sözlerle açıkladı:

“Esasında yazarken hayata tutunduğumu, içimi deşarj ettiğimi hissettim. Buradaki büyük yalnızlık içinde kendimi sevdiklerime, hayata bağlayan temel araç oldu yazı benim için.”

“ALDIĞIM TEPKİLER CESARET VERDİ”

Yazı yazarken bir gün bunların bir kitaba dönüşeceğini düşündünüz mü?

Kendini ifade etmek için yazı yazmaya başladığını dile getiren Gökce, “Başlangıçta sadece kendimi ifade edebilme derdindeydim sevdiklerime ve beni merak edenlere karşı. Sonra sonra aldığım tepkiler kitaba dönüştürme konusunda cesaret verdi” ifadelerini kullandı.

“İDDİALI DEĞİLİM”

Özlemlerinizin, isteklerinizin, onlara sahip olanlar için ne kadar sıradan, olamayanlar için ise ne kadar önemli olduğunu çok iyi bir dille anlatıp aslında 22 metrekareyi tüm okurlara yaşatıyorsunuz. Cezaevi öncesi bu tür hikaye, yazın denemeniz var mıydı?

“Hayır yoktu. Çok sayıda akademik yayın yazma deneyimim çok yüksek ama edebi anlamda bir tecrübem olmamıştı. Hala da iddialı değilim.”

“ÇARESİZLİK BAŞKA ARAÇLARLA KENDİNİZİ İFADE ETME ZORUNLULUĞU GETİRİYOR”

Aslında bürokrat olduğu kadar akademisyen yönünüz var ve akademik yayınlar yaptınız. Akademi dilinden, kitaptaki içsel, düşünsel yolculuğa nasıl geçiş yaptınız?

“Belki bunun temel aracı cezaevinde bulunma zorunluluğu. Özgürlüğünüz kısıtlanıp sevdiklerinizden uzak kalınca çaresizlik size başka araçlarla kendinizi ifade etme zorunluluğu getiriyor. Belki bu günlükler öyle oluştu diyebilirim.”

Adalet Bakanlığı'ndaki devir teslimde koltuk krizi
Adalet Bakanlığı'ndaki devir teslimde koltuk krizi
İçeriği Görüntüle

“BÜYÜK MEMNUNİYET VE GURUR DUYUYORUM”

Kitabınızı Ankara’da CHP Genel Başkanı Özgür Özel imzaladı büyük ilgi gördü. Keza İstanbul Tüyap’ta çok önemli yazarlar imza desteği verdi. Kitabınızın bu kadar dikkat çekmesi ve çok satanlar listesine girdiğini gördüğünüzde ne hissettiniz?

“Çok satanlar listesine girdiğini bilmiyordum. Ama ilgi görmesinden büyük memnuniyet ve gurur duyuyorum. Sayın Genel Başkanın imza gününe gelmesi de çok büyük bir onur. Destek veren herkese, yazarlara ve siyasilere sonsuz teşekkür ediyorum.”

“SİLİVRİ’DE GÖRMEDİĞİM KESİN”

Siz üç büyük şehirde en üst düzeyde görev yapmış bir bürokratsınız, gelecekte kendinizi nerede görüyorsunuz?

“Silivri’de görmediğim kesin. Ülkede iktidarın değişmesi en büyük ihtiyaç ve zorunluluk. Siyasi iktidarın seçimlerle, halkın iradesiyle değiştiği bir noktada ülkedeki tüm yetişmiş isimlere ihtiyaç olacaktır. Kişisel olarak nerede, ne görevde olduğumun bir önemi yok. Ülkeyi bu karanlık girdaptan çıkartmak hepimizin önceliği.”

“BU KARANLIKTAN İZMİRLİLERLE BİRLİKTE KURTULACAĞIZ”

Eviniz İzmir’de, Anneniz, İzmir’de ve İzmirliler sizi çok iyi tanıyor. Bu vesileyle İzmir ile ilgili ne söylemek istersiniz? İzmirlilere bir mesajınız var mı?

“İzmir’i çok seviyorum. İzmirlileri çok seviyorum. Annem de İzmir’e ve İzmirlilere emanet. Çıkacağız, annemle de İzmirlilerle de en sıcak şekilde kavuşacağız. Bu karanlıktan İzmirlilerle birlikte kurtulacağız.”

Muhabir: BÜŞRA ÇETİNKAYA