Aydın’ın Karacasu ilçesinde zeytin üreticileri, artan girdi maliyetleri ile dip seviyelere gerileyen sofralık zeytin ve zeytinyağı alım fiyatları nedeniyle zor dönemlerinden birini yaşıyor. Üretici Kemal Yıldırım, yaşadıkları ekonomik sıkıntılara dikkati çekerek, "Bu sene gibi gördüğümüz bir yıl yok. Tarım Bakanı muhakkak buna bir el atsın, ilgilensin. İlgilenilmedikten sonra bu sorunun çözülmesi mümkün değil" dedi.

Aydın'ın Karacasu ilçesinde zeytin üreticileri, artan işçilik ve mazot maliyetleri karşısında zeytinin kilogramını 20 TL’ye satmak zorunda kaldıklarını belirterek, üretimin maliyetleri karşılamadığını ve destek beklediklerini söyledi. Üreticiler, işçi yevmiyelerinin 2 bin TL’ye ulaştığını, kazançlarının işçilik giderlerine gittiğini ifade ederek yetkililere çözüm çağrısında bulundu.

​Bölgede uzun yıllardır zeytincilikle uğraşan 66 yaşındaki üretici Kemal Yıldırım, şunları söyledi:

Edremit’ten il olma çıkışı: Belediye Başkanlarından güç birliği
Edremit’ten il olma çıkışı: Belediye Başkanlarından güç birliği
İçeriği Görüntüle

"Sezonumuz bu sene çok sıkıntılı. Bir kadın dört kasa zeytin topluyor, günlük 2 bin TL yevmiye veriyoruz. Zeytini 20 TL’ye veriyoruz. Kazandığımız parayı işçinin yevmiyesine veriyoruz. Cebimize para girmiyor bu sene. Bizim bu seneki gibi gördüğümüz bir yıl yok. Tarım Bakanı muhakkak buna bir el atsın, ilgilensin. İlgilenilmedikten sonra bu sorunun çözülmesi mümkün değil. 105 TL’ye mazot alıyoruz. Biz bu şartlarda nasıl üretim yapacağız? Bu seneye kadar hiç böyle bir durum yaşamadık."

ÇİFTÇİ ÜRÜNÜ MALİYETİNİN ALTINDA SATTI

Esnaf ve zeytin üreticisi Özgür Nuri Turan, artan maliyetlere karşın zeytin fiyatlarının üretim maliyetlerinin altında kaldığını belirtti. Dökme zeytinyağına getirilen kısıtlamaların piyasada büyük firmaların ağırlığını artırdığını, bunun sonucunda zeytinyağı fiyatlarının düşmesiyle zeytin alım fiyatlarının da yaklaşık 20 TL’ye kadar gerilediğini ifade eden Turan, rekabeti koruyacak önlemler alınması gerektiğini vurguladı. Turan, şu ifadeleri kullandı:

“Devletin böyle dönemlerde çiftçinin yanında olduğunu göstermesi gerekir. Zeytin fiyatlarının bu kadar düşük olduğu bir dönemde, her şeyimiz kayıtlı. ÇKS'deki oranımıza göre müstahsilden makbuz alınmasını ve bunun ilçe tarım müdürlüklerine verilmesini sağlayabilirler. Örneğin bütçenin el verdiği ölçüde kilo başına 10 TL devlet desteği verilebilir. Zeytin 20 TL’ye satılırken devlet de 10 TL destek verirse üretici 30 TL kazanmış olur. Üretimi bilmeyen bir kişi markete gittiğinde 110 TL'ye zeytin gördüğü zaman zeytin üreticisinin çok para kazandığını sanabilir. Ancak maalesef her üründe olduğu gibi bu sene hiçbir üründe çiftçi para kazanamadı. Çiftçi, ürününü maliyetinin altında sattı"

FİYATLAR İŞÇİLİK MALİYETLERİNİ KARŞILAMIYOR

Bölge sakini Cavit Paksoy, zeytin fiyatlarının düşüklüğünün üreticiyi zor durumda bıraktığını belirterek, yağlık zeytinde de fiyatların işçilik maliyetlerini karşılamadığını ifade etti. Bir işçinin gün boyu topladığı beş kasa zeytinin satışından elde edilen gelirin ancak günlük yevmiyeyi karşılayabildiğine aktaran Paksoy, üreticinin ciddi ekonomik sıkıntı yaşadığını dile getirdi. Paksoy, şunları kaydetti:

"Yevmiyeler 2 bin TL'den başladı, zeytin fiyatlarının düşük olması nedeniyle bir ara bin 800 TL'ye düşürüldü. Buna rağmen insanlar yine de zeytin toplamak istemiyor. Tarım Kredi'ye veya bankalara borcu olan kişiler, borçlarının takibe düşmemesi ve icra süreciyle karşılaşmamak için borçlarını ödeyecek kadar zeytin satıp bu sıkıntılardan kurtulmak istiyor. Diğer üreticiler ise zeytini yağlık olarak değerlendirmeyi tercih ediyor. Ancak yağlık zeytinin de çok iyi bir duruma geleceğini düşünmüyorum. Onun da sıkıntılı olacağını düşünüyorum. Kendi üreticimizin malı dururken dışarıdan zeytin ve yağ ithalatına izin veriyoruz. Kendi üreticimizi ise zor durumda bırakıyoruz. Bu durum da halkımıza sıkıntı olarak yansıyor. Gerçekten şu anda çok sıkıntılı bir süreç yaşıyoruz."

Kaynak: ANKA