Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, ‘kooperatif’ soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Buca Kırıklar F Tipi Cezaevi’nden, İz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal’ın sorularını yanıtladı. 19 Eylül’deki duruşmaya dair özel bir hazırlığının olmadığını söyleyen Aslanoğlu, “19 Eylül’e benden çok İzmir örgütü hazırlanmalı” dedi. Aslanoğlu, il başkanı adaylığı talebi olup olmadığı yönündeki soruya ise “Parti disiplinim de duruşum da sorgulanamaz. Partimin verdiği her görev başım üstüne. Üç yıl il başkanlığı yaptım. İki büyük seçim yönettim. Partim bunca emeği buruşturup çöpe atacak değil ya, uygun bir görev verir” diye yanıt verdi.

Mahalle seçimleri ve kongre sürecini takip ettiğinizi biliyoruz. Süreci nasıl değerlendiriyorsunuz, üyelerinize bir mesajınız var mı?

Tarımdan turizme: İzmir, uluslararası vizyonunu genişletiyor
Tarımdan turizme: İzmir, uluslararası vizyonunu genişletiyor
İçeriği Görüntüle

“İl Başkanı mahpusta da il başkanı, dışarıda da il başkanı. Gözaltına alındığım andan itibaren tüm süreci dikkatle takip ediyor, uyarılarımı örgüte yapıyor, raporlamalarımı genel başkanıma iletiyorum. Bu dönemde büyük çaba ve emek gösteren İl Başkan Vekilimiz Barış Özdemir ve il başkan yardımcılarımız süreci başarıyla yönettiler. Hepsine çok teşekkür ederim. İlk günden itibaren birliğin ve beraberliğin önemini anlattım. Enerjimizi içeride değil dışarıda harcamamız gerektiğini hatırlattım. Tüm üyelerimiz o bilinçle hareket ettiler. Hepsinin sağ duyusuna müteşekkirim. Odağı iktidar ile mücadelede, sokakta ve eylemde olan tüm yol arkadaşlarımız iyi ki varlar. İlçe kongrelerimizde de birliğimizi ve gücümüzü dosta düşmana göstereceğiz.”

CHP’nin tutuklu tek il başkanısınız. Aday olmanız durumunda bu, CHP tarihinde bir ilk olacak. İl Başkanlığı için ismi geçen herkes sizin tutukluğunuza vurgu yapıyor. Kendi adaylığınızla ilgili bir tasarrufunuz var mı?

“Evet birçok belediye başkanımız tutuklu ama tutuklu tek il başkanı benim. Bu düşman hukukunun diğer örgüt yöneticilerimize de uzamasını hiçbirimiz istemiyoruz. Partimize karşı yapılan bir operasyon var. İktidar, Cumhuriyet Halk Partisi’ne savaş açmış. Yüzlerce yol arkadaşımız hapiste. Bu durumda il başkanlığı kavgası vermek ayıp. Yüz yıllık partimizin gelenekleri var, edebi var, ahlakı var. Kendini bilen tüm yol arkadaşlarımız parti ahlakına uygun davranıyor. Hepsine gönül dolusu teşekkür ederim. Bu operasyona partimiz tabi ki cevap verecek. Siyasi operasyonların cevabı da siyasi olacak. Bu siyasi operasyona cevabı Genel Başkanımız, örgütümüzle birlikte karar vereceğiz. Kimin il başkanı olacağından daha kıymetli olanı partimizin birliği, Cumhuriyet Halk Partisi’nin cevabıdır.”

Ben parti neferiyim

“Şahsi bir isteğim, hırsım olmadığını tüm İzmir bilir. Ben parti neferiyim. Parti disiplinim de parti duruşum da sorgulanamaz. Partimin verdiği her görev başım üstüne. 3 yıl il başkanlığı yaptım. İki büyük seçim yönettim. Partim bunca emeği buruşturup çöpe atacak değil ya, uygun bir görev verir. Biz de o görevi başarı ile yapmaya gayret ederiz. Parti ahlakı olan tüm yol arkadaşlarım gibi küçük görev, büyük görev diye bir şey ayırt etmeyiz. Örgüt disiplini içerisinde durmamız gerektiğinde durur, koşmamız gerektiğinde koşarız.”

Siyasi iktidarın baskılarına maruz kalan başkanlarınıza bir mesajınız olur mu?

“Gecenin en karanlık olduğu nokta şafağa en yakın zamandır. Zalimin zulmü arttı. Umudu örgütleyeceğiz. İçeride, dışarıda umudu büyütmeliyiz.”

Özlem Çerçioğlu’nun AKP’ye geçişi seçmen tabanınızda ciddi bir tepkiye sebep oldu. Sizce devamı gelir mi? Ya da seçmen buna ne cevap verir?

“Mert dayanır, namert kaçar.”

İzmir'in gücünü gösterdiler

İlçe örgütleri her hafta Buca Cezaevi önünde eylem yapıyor ve bu eylemler ses getirmeye başladı. Bu kapsamda üyelerinize bir mesajınız var mı?

“İlk günden bu yana bana sahip çıkan tüm yol arkadaşlarıma şükran borçluyum. İlçe başkanlarım, ilçe yöneticilerim sağ olsun eylemler ile haksızlığa, hukuksuzluğa karşı direniyor. Her biri ile gurur duyuyorum. Partimize karşı yapılan saldırılara karşı en başından bu yana, Esenyurt nöbetlerinden bugüne her yerde vardılar. Kadın kollarımız, gençlik kollarımız, İstanbul örgütleri kadar İstanbul’a destek verdi. Saldırı bizim şehrimize geldiğinde de birlik, beraberlik içinde mücadeleye devam ettiler. İzmir örgütünün birliğini ve gücünü dosta, düşmana gösterdiler.”

İçerideyken duyduğunuz en önemli gelişme neydi? ‘Buraya dikkat’ dediğiniz bir gelişme var mı?

“Ben hapse atıldıktan sonra Zeydan Başkan, ardından Abdurrahman Tutdere, Muhittin Başkan, İnan Başkan hapse atıldı. Aydın’da Çerçioğlu vakası oldu. Her gün yeni bir şeye uyandık. ‘Buraya dikkat edin’ dediğim kısım, ‘İçe gömülmeyin, vatandaşın yanında olmaya, derdini dinlemeye, derdinizi haykırmaya devam edin’ oldu. Siyaset içte değil dışta olmalı. Çiftçinin, emeklinin, asgari ücretlinin, memurun yanında olmalı, iktidarın yaptıklarını veya onların yapmadıklarını bıkmadan, usanmadan, her gün anlatmaya devam etmek olmalı.”

19 Eylül’e nasıl hazırlanıyorsunuz?

“19 Eylül için özel bir hazırlığım yok. Sorular sorulacak ben de defalarca kez cevap verdiğim gibi cevap vereceğim. Yaşanan haksızlığın son bulacağını ümit ediyorum. Benden daha çok İzmir örgütü hazırlanmalı.”

Yerel siyaseti, ulusal gelişmeleri nasıl takip ediyorsunuz?

“İl Başkan Yardımcımız Asena Hanım, görüş arkadaşlarımız tüm haberleri, bilgileri bana aktarıyorlar. Gazete talep ediyorum, televizyondan haberleri izliyorum. İl Başkan Vekilimiz Barış Özdemir her pazartesi ziyaretime geliyor. Yapılacakları birlikte değerlendiriyoruz. Haftada bir gün kapalı aile görüşmem var. İl Başkan Vekilimi de ‘aile üyesi’ olarak bildirdiğim için aile görüşmelerime katılabiliyor. Bu formül dışında izin alamadık. Biz de böyle bir çözüm ürettik. Maalesef hapiste bile aile süremizden zaman çalıyoruz. Bir saatlik görüşmenin bir kısmında örgüt sorunlarını konuşuyor, çözümler üretiyoruz.”

Eşiniz bu süreçte çok çaba sarf ediyor. Kendisiyle ilgili neler söylemek istersiniz?

“Ben hapisteyim, hayatımın anlamı eşim Duygu da yarı açık cezaevinde. Her gün hapishane bahçesinde. Avukat olduğu için geliyor, onun hakkı ödenmez. Siyasi düşmanlık yapanlar il başkanı olduğum için beni tutsak tutuyor, bundan da en çok ailem zarar görüyor. O çok güçlü ve dirençli. Demokrasi mücadelesinde hep yanımda.”

Eşine şiirle seslendi

“Bekle beni küçüğüm
Umudunu karartmadan
Sevincini yitirmeden
Bekle beni
Ama acılara alışılmaz ki
Bir şeyler var değişecek
Bir şeyler var değiştirmemiz gereken
Önce acılardan başlanacak”

Muhabir: BATUHAN KAYA