Nisan ayının son haftasında düzenlenen Aşı Haftası, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede aşıların oynadığı kritik role dikkat çekiyor. Uzmanlar hem bireysel hem toplumsal sağlığın korunmasında aşının en etkili ve güvenilir yöntemlerden biri olduğuna vurgu yaparken aşılamadaki düşüşlerin salgın riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor.

“AŞI TEREDDÜDÜ ARTIYOR!”
Sağlık Bakanlığı verilerine göre çocukluk çağı aşılanma oranları uzun yıllar yüzde 95’in üzerinde seyrederken son yıllarda aşı reddinde artış gözleniyor. Cumhuriyet Gazetesi’nden Damla Polat’a konuşan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi, aile sağlığı uzmanı Dr. Emrah Kırımlı, aşı tereddüdündeki artışın ciddi bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirterek, “Aşı tereddüdü uzun süredir var. Ancak eskiden hekim ve kamu otoritesinin önerisiyle aşılar yapılıyordu. Bu güven ilişkisi zayıfladı” dedi. Kırımlı, aşı tereddüdünün en önemli nedeninin sağlık sistemine olan güven kaybı olduğunu ifade ederek “Sağlık çalışanlarının çabası tek başına yetmiyor. Yetkili kurumlardan gelen güvence zayıflayınca tereddüt büyüyor” dedi.
“BU ZATEN SALGINDIR”
Özellikle çocukluk çağı aşılarındaki düşüşe dikkat çekerek, bazı yaş gruplarında aşısızlık oranının yüzde 10’un üzerine çıktığını söyleyen Kırımlı, “Grip ve zatürre aşılarını neredeyse hiç yapamıyoruz. Bu oranlar yüzde 20-30’lara kadar düştü” ifadelerini kullandı. Aşı oranlarındaki düşüşün doğrudan salgın riskini artırdığını vurgulayan Kırımlı, kızamık ve boğmaca vakalarındaki artışa değinerek “Ne yazık ki boğmacadan ölen çocuklar var. Kızamık vakaları artıyor. Sıfır olan hastalıkları artık yüzlerle, binlerle görmeye başladık. Bu zaten salgındır” diye konuştu.
“YÜZDE 95’İN ALTINA DÜŞÜLDÜ!”
Kızamık aşılarında yüzde 95 seviyesinin altına düşüldüğü uyarısı yapan Kırımlı, toplum bağışıklığının korunması için yüksek aşılama oranlarının kritik olduğunu hatırlatarak, kızamık vakalarının özellikle aşısız veya eksik aşılı çocuklarda görüldüğünü vurguladı.




