İzmir'in Konak ilçesinde sağanak sırasında su birikintisine basarak elektrik akımına kapılan Özge Ceren Deniz ile onu kurtarmaya çalışan İnanç Öktemay'ın hayatını kaybetmesiyle ilgili haklarında "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan hapis cezası verilen 30 sanığın istinafta yargılanmasına devam edildi.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'ndeki duruşmaya, bazı tutuksuz sanıklar ve yakınları ile taraf avukatları katıldı.
Mahkeme Başkanı, istinaf başvurusu sonrasında hazırlanan 3. bilirkişi raporu üzerine yeniden 30 sanık hakkında duruşma açmaya karar verdiklerini söyledi.
Söz verilen tutuksuz sanıklar, hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, önceki savunmalarının geçerli olduğunu belirterek, beraatlerini talep etti.
Sanık avukatları da yeni bilirkişi heyeti oluşturulmasını ve yeni rapor alınmasını istedi.
Özge Ceren Deniz'in aile avukatı Ayşe Sarıçiçek ise bilirkişi raporundaki aleyhe değerlendirmeleri kabul etmediklerini kaydetti.
SANIKLARIN ADLİ KONTROLÜ KALDIRILDI
Cumhuriyet Savcısı, mütalaasında, bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunmaları için sanık avukatlarına süre verilmesini ve haklarında adli kontrol tedbiri bulunan sanıkların tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına ve taraflara bilirkişi raporuna ilişkin beyanda bulunmaları için ek süre verilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
NE OLMUŞTU?
Alsancak semtinde 12 Temmuz 2024'te sağanakta yolun karşısına geçmeye çalışırken su birikintisine basıp akıma kapılan 23 yaşındaki Özge Ceren Deniz ile onu kurtarmaya çalışan 44 yaşındaki İnanç Öktemay yaşamını yitirmişti.
Bilirkişi raporunda, su birikintisi yakınındaki mazgalda GDZ Elektrik firmasının kabloları yeterli derinliğe gömmediği, İZSU'nun da mazgal yapımı sırasında kabloları yüzeye yaklaştırdığı ve iki kurum arasında yeterli koordinasyonun bulunmamasının olayın yaşanmasında etkili olduğu belirtilmişti.
Olayla ilgili 46 şüpheli yakalanmış, 13'ü tutuklanmıştı. Yargılama esnasında İZSU çalışanı 2'si tutuklu 6 sanığın memur olmaları nedeniyle dosyası ayrılmış, ara kararda tutuklu 4 sanık tahliye edilmişti.
Mahkeme heyetince yeni bilirkişi heyeti oluşturulmuş, 9 Aralık 2024'te ölümlerin yaşandığı yerde yeniden keşif yapılmış, yeni bilirkişi raporu hazırlanmıştı.
10 Ekim 2025’teki karar duruşmasında mahkeme, 30 sanığa 4 yıl 2 ay ile 10 yıl arasında hapis cezası vermiş, 9 sanık beraat etmiş, tutuksuz 6 sanığın tutuklanmasına karar verilmişti.
Tutuklu sanıkların istinaf başvurusu üzerine "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 4 yıl 2 ay ile 8 yıl 9 ay hapis cezası verilen 12 sanık tahliye edilmişti.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, tahliye edilen 30 sanık hakkında duruşma açılmasına karar vermişti.
YENİ BİLİRKİŞİ RAPORUNDA 3 SANIK ASLİ/AĞIR KUSURLU BULUNMUŞTU
Dairenin talebi üzerine Yıldız Teknik Üniversitesinden Gemi İnşaatı ve Denizcilik, İnşaat, Elektrik-Elektronik ve Mimarlık fakültelerinden 5 akademisyen tarafından hazırlanan 105 sayfalık bilirkişi raporu, dava dosyasına sunuldu.
Raporda, önceki bilirkişi raporları ve ek raporların yanı sıra tarafların itiraz ve savunmaları, uzman mütalaaları, sanık ve tanık beyanları, görev tanımları, organizasyon şemaları, proje ve kabul belgeleri, arıza kayıtları, iş emirleri, fotoğraf ve kamera görüntüleri ile keşif ve ölçüm sonuçlarının birlikte incelendiği belirtildi.
Raporda, olayın meydana gelmesine ilişkin teknik süreç 2015'ten 2024'e uzanan bir zincir halinde değerlendirildi.
Buna göre, 2015 yılında yer altı elektrik kablosunun proje, yapım, kontrol ve kabul süreçlerinde yeterli derinlik ve mekanik koruma koşullarının sağlanamadığı belirtilerek, şöyle denildi:
"Dosyadaki tüm bilirkişi raporları, uzman mütalaalarına verilen cevaplar, itiraz dilekçeleri, duruşma ve tanık anlatımları, iş emri ve keşif bulguları birlikte değerlendirildiğinde olayın tek bir 'ani hata' ile değil, uzun süreli altyapı tasarım kusuru, yetersiz yapım ve kabul denetimi, 3-4 Ocak 2024 tarihli yağmur suyu imalatında elektrik kablosunun bulunduğu dar altyapı koridoruna müdahale edilmesi, 09 Ocak 2024 tarihli arıza onarımında riski kalıcı biçimde ortadan kaldırmayan geçici müdahale, yüzey suyu tahliye yetersizliği ve faz-toprak arızasını güvenli sürede ayıramayan koruma mimarisinin birleşmesiyle meydana geldiği anlaşılmaktadır."
Raporda, olayın meydana gelmesine en yakın, doğrudan ve belirleyici teknik eylem ve ihmaller yönünden taşeron firmadan D.K. ve GDZ Elektrik'ten F.A. ve M.T.'nin "asli-ağır kusurlu" oldukları değerlendirildi.
Bilirkişi heyeti 6 sanığın asli-ikincil kusurlu, 7 sanığın tali-kuvvetli, 10 sanığın tali-zayıf kusurlu, 13 sanık için de kusur atfedilemeyeceği kanaatine vardı.
Ayrıca raporda, kişilerin genel ünvanları veya kurumsal hiyerarşideki konumlarından hareketle otomatik sorumluluk kurulmadığı vurgulandı.




