Aliağa Belediyesi’nin Kasım ayı meclis toplantısında gündeme gelecek kritik değişikliklerle ilgili DEM Parti Aliağa İlçe Örgütü’nden tutum açıklaması geldi.

Belediyeye ait taşınmazların takası, çeşitli mahallelerdeki imar planı değişiklikleri, Kızılay ile ortak hizmet protokolü ile Çocuk Meclisi yönetmeliğinin gündeme geleceği toplantı hakkında önerilerde bulunularak alınacak tutum açıklandı.

Açıklamada, belediyenin atacağı adımlara ilişkin Aliağa’nın geleceğinin ön plana alınması gerektiği vurgulanırken “Kamu yararı, şeffaflık, sosyal adalet ve halkın katılımı” ilkeleriyle hareket edilmesi gerektiğinin altı çizildi.

"KAMU YARARI, KENT HAKKI VE DEMOKRATİK KATILIM ESAS ALINMALIDIR"

Açıklamada şunlar aktarıldı:

“Kararların her biri Aliağa'nın ortak yaşamını, kamusal kaynaklarını ve gelecek kuşakların kent hakkını ilgilendirmektedir. Bu nedenle kararların yalnızca idari ve teknik işlemler olarak değil; kamu yararı, şeffaflık, sosyal adalet ve halkın katılımı ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”

Belediyeye ait taşınmazlar halkın ortak varlıklarıdır. Fatih ve Yalı mahalleleri ile diğer parselleri kapsayan takas önerilerinde bağımsız değerleme raporları, taşınmazların güncel değerleri ve takasın belediyeye sağlayacağı somut yarar kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

İtirazımız ve talebimiz: Taşınmazların karşılıklı değerleri, mülkiyet durumları, belediyenin ekonomik çıkarı ve kamu hizmetlerine etkisi açıkça ortaya konulmadan takas kararı alınmasını doğru bulmuyoruz. Bağımsız değerleme raporları ve somut kamu yararı gerekçeleri meclise sunulmalıdır.

Tutumumuz: Gerekli belgeler ve kamu yararı ortaya konulmadığı takdirde üç taşınmaz takası önerisine ret oyu verilmesini; eksik belgelerin tamamlanması için kararlar ertelenmelidir.”

“İMAR DEĞİŞİKLİKLERİNDE MAHALLE SAKİNLERİNİN VE DOĞANIN HAKLARI GÖZETİLMELİDİR”

“Samurlu Mahallesi'ndeki enerji nakil hattı, Kültür ve Kurtuluş mahallelerindeki orman sınırı düzenlemeleri ile Kurtuluş Mahallesi'ndeki trafo alanının büyütülmesine ilişkin değişiklikler; çevre, güvenlik ve yaşam kalitesi bakımından değerlendirilmelidir.

İtirazımız ve talebimiz: İmar değişikliklerinin teknik ve hukuki gerekçeleri, ilgili kurum görüşleri ve çevresel etkileri açıklanmalıdır. Orman alanları, yeşil alanlar ve mahalle sakinlerinin yaşam güvenliği korunmalı; karar öncesinde bölge halkının görüşü alınmalıdır.

Tutumumuz: Teknik zorunluluk, ilgili kurum görüşleri ve çevresel etkiler yeterince açıklanmadan bu değişikliklere onay verilmemelidir. Gerekli bilgi ve belgeler sunuluncaya kadar kararlar ertelenmelidir."

“KAZIM DİRİK MAHALLESİ'NDEKİ AÇIK SPOR ALANI KORUNMALIDIR”

"Kazım Dirik Mahallesi'nde açık spor alanı olarak planlanan 6986 numaralı parselin; belediye hizmet alanı, idari ve sosyal tesis, spor alanı ve çok katlı otopark kullanımlarını içerecek şekilde değiştirilmesi gündemdedir.

İzmir’de üzerinden 3 adet ruhsatsız silah çıkan şüpheli gözaltına alındı!
İzmir’de üzerinden 3 adet ruhsatsız silah çıkan şüpheli gözaltına alındı!
İçeriği Görüntüle

İtirazımız ve talebimiz: Otopark ve belediye hizmeti ihtiyacı gözetilirken çocukların, gençlerin ve mahalle sakinlerinin açık spor ve dinlenme alanlarına erişimi güvence altına alınmalıdır. Spor alanının ne ölçüde korunacağı, yapılaşmanın alan üzerindeki etkisi ve otoparkın yaratacağı trafik yükü açıklanmalıdır. Mevcut kamusal kullanımın kaybına yol açılmamalı; farklı bir düzenleme yapılacaksa eşdeğer, erişilebilir ve nitelikli kamusal alan güvencesi sağlanmalıdır.

Tutumumuz: Açık spor alanının korunacağına ilişkin somut ve bağlayıcı güvence ortaya konulmadan mevcut imar değişikliğine ret oyu verilmesini öneriyoruz."

“KIZILAY İLE YAPILACAK PROTOKOL ŞEFFAF VE DENETLENEBİLİR OLMALIDIR”

“Belediye ile Türkiye Kızılay Derneği arasında ortak hizmet projesi ve protokol yapılması önerisi, sosyal destek hizmetleri bakımından önem taşımaktadır.

İtirazımız ve talebimiz: Protokolün kapsamı, süresi, tarafların sorumlulukları, belediyenin sağlayacağı mali ve ayni kaynaklar kamuoyuna açıklanmalıdır. Yardımlar kişisel ilişkilere veya ayrımcı uygulamalara değil, nesnel ihtiyaç ölçütlerine dayanmalıdır. Hak sahiplerinin kişisel verileri korunmalı ve uygulama düzenli olarak denetlenmelidir. Sosyal yardım bir lütuf değil, sosyal belediyecilik anlayışıyla güvence altına alınması gereken bir haktır.

Tutumumuz: Protokolün tam metni, mali yükümlülükleri ve denetim koşulları açıklanmadan onay verilmemelidir. Eksiklikler giderilinceye kadar karar ertelenmelidir.”

“ÇOCUK MECLİSİ GERÇEK BİR KATILIM MEKANİZMASINA DÖNÜŞTÜRÜLMELİDİR”

“Çocuk Meclisi Kuruluş ve Çalışma Yönetmeliği hazırlanırken çocukların yalnızca görüş bildirdiği sembolik bir yapı oluşturulmamalıdır.

Önerimiz: Farklı mahallelerden, yaş gruplarından ve toplumsal kesimlerden çocukların eşit katılımı sağlanmalıdır. Engelli çocukların katılımını kolaylaştıracak düzenlemeler yapılmalı; çocukların önerileri belediye meclisi ve ilgili birimlerce değerlendirilmeli, sonuçları kendileriyle paylaşılmalıdır.

Tutumumuz: Çocukların katılım hakkını güçlendiren bir yönetmelik düzenlemesini ilke olarak destekliyoruz. Ancak yönetmeliğin kapsayıcılık, eşit temsil ve çocukların önerilerinin dikkate alınması yönlerinden eksikleri varsa düzeltilmesini istiyoruz.”

“ALİAĞA'NIN ÇEVRE VE HALK SAĞLIĞI SORUNLARI ÖNCELİKLİ OLARAK ELE ALINMALIDIR”

“Aliağa'nın sanayi yoğunluğu nedeniyle hava, su ve toprak kirliliği ile halk sağlığı üzerindeki etkiler düzenli biçimde izlenmelidir. 2023 yılına ait PM10 ölçümlerinde günlük sınır değer aşımının Aliağa'da 45, Bozköy'de 66 gün olarak aktarıldığı bilgisi, çevresel izlemenin sürekliliğine duyulan ihtiyacı ortaya koymaktadır.

Önerimiz: Belediye öncülüğünde ilgili kamu kurumları, üniversiteler, meslek odaları, çevre örgütleri ve mahalle temsilcilerinin katılımıyla bir Çevre ve Halk Sağlığı İzleme Kurulu oluşturulmalıdır. Hava ve su kalitesi düzenli ölçülmeli, sonuçlar kamuoyuyla paylaşılmalı ve tespit edilen sorunlara yönelik somut eylem planları hazırlanmalıdır.”

“EMEK VE İŞÇİ SAĞLIĞI KENT POLİTİKALARININ PARÇASI OLMALIDIR”

“Aliağa'nın sanayi ve üretim merkezi olma özelliği, işçi sağlığı ve iş güvenliğini temel bir yerel yönetim sorumluluğu hâline getirmektedir.

Önerimiz: İş kazalarının önlenmesi, güvenli çalışma koşulları, güvenceli istihdam ve mesleki eğitim konularında sendikalar ve ilgili kurumlarla iş birliği geliştirilmelidir. Kadınların ve gençlerin istihdama eşit ve güvenceli katılımını destekleyen çalışmalar yürütülmelidir.”

“KARAR SÜREÇLERİNDE HALKIN KATILIMI GÜÇLENDİRİLMELİDİR”

“Aliağa'yı ilgilendiren kararlar yalnızca meclis salonlarında alınan kararlar olarak kalmamalıdır. Mahalle sakinleri, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kesimler karar süreçlerine etkin biçimde katılabilmelidir.

Önerimiz: Düzenli mahalle toplantıları ve katılımcı danışma mekanizmaları oluşturulmalı; alınan kararların gerekçeleri, dayanakları ve sonuçları kamuoyuna açık biçimde paylaşılmalıdır.”

TUTUM AÇIKLANDI

“Yukarıdaki değerlendirmeler doğrultusunda;

  • Kamu yararı, bağımsız değerleme ve şeffaflık koşulları sağlanmadan belediye taşınmazlarının takasına ilişkin üç öneriye ret oyu verilmesini,

  • Kazım Dirik Mahallesi 6986 numaralı parselde açık spor alanını koruyacak somut güvence bulunmadığı sürece imar değişikliğinin reddedilmesini,

  • Samurlu, Kültür ve Kurtuluş mahallelerindeki imar düzenlemelerinde teknik ve hukuki gerekçeler ile çevresel etkiler açıklanmadan karar alınmamasını,

  • Kızılay protokolünün mali yükümlülükleri ve denetim koşulları netleşmeden onaylanmamasını,

  • Çocuk Meclisi yönetmeliğinin çocukların eşit ve etkin katılımını güvence altına alacak biçimde düzenlenmesini savunuyoruz.”

“ALİAĞA’NIN GELECEĞİ KATILIMCI BELEDİYECİLİK ANLAYIŞIYLA ŞEKİLLENMELİ”

“Bizim için temel ölçüt, gündem maddelerinin yalnızca idari açıdan uygun olup olmadığı değil, Aliağa halkının ortak yararına hizmet edip etmediğidir.

Belediyenin taşınmazları halkın ortak varlığıdır. Spor ve yeşil alanlar kamusal yaşamın vazgeçilmez parçalarıdır. İmar kararları doğayı ve mahalle sakinlerinin yaşam hakkını gözetmelidir. Sosyal hizmetler eşitlikçi, şeffaf ve denetlenebilir olmalıdır. Çocuklar ve yurttaşlar kent yönetiminde söz sahibi olmalıdır.

Aliağa'nın geleceği, halkın ortak varlıklarını koruyan, emeği ve doğayı gözeten, şeffaf ve katılımcı bir belediyecilik anlayışıyla şekillenmelidir."

Kaynak: BASIN BÜLTENİ