Fransa'daki öğrenci hareketinin ilham verdiği ‘Z Kuşağı İsyanları’ kıta Avrupası’nı eski bir hayaletle yeniden yüz yüze getiriyor. Eğitime daha fazla kamu kaynağı ayrılması, öğretmen eksikliğinin giderilmesi, öğrenim ve barınma giderlerinin azaltılması, kamusal hizmetlerin güçlendirilmesi ve protesto hakkının korunması başlıklarında ortaklaşan bu ‘merkez’siz ve ‘yatay’ isyan, gösterilerin yoğunlaştığı hemen her ülkede sistem karşıtı bir veçhe kazandı.
Gençler kalıcı ve köklü değişim yerine ‘kısmi reform’ öneren statüko karşısında son yılların en etkili muhalefet barikatını inşa ederken, hızla sağa yatan merkez siyaset; bu güçlü dalgayı geçmiş günlerin dehşetli anıları eşliğinde izlemekle yetiniyor. Çünkü olayların fitilini ateşleyen gencecik lise öğrencilerinin politik bilinci ve şaşırtıcı kararlılığı, aşırı sağın tazyiki altında ‘çok kültürlü’ refah toplumu projesinden vazgeçmeye hazırlanan iktidarlara, hayaletlerin asla ölmeyeceğini hatırlatıyor... Avrupa’da yükselen öğrenci hareketinin serencamına İz Gazete okurları için daha yakından bakıyoruz.

FRANSA
Yaşasın Devrim!
Eylül ayının ortasında Paris yakınlarındaki Créteil kentinde bulunan Saint-Exupéry Lisesi çevresinde ivme kazanan öğrenci hareketi, ekim ayında kısa sürede Marsilya, Lyon, Lille, Nantes, Bordeaux, Toulouse ve Rennes gibi kentlere yayıldı. Başlangıçta öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar ve bakımsız okul binaları üzerinden gelişen protestolar kısa sürede ekonomi, göç ve aşırı sağın yükselişi başlıklarıyla ivmelenerek sistem karşıtı bir veçhe kazandı. Fransa İçişleri Bakanlığı’nın 8 Ekim’de açıkladığı verilere göre ülke genelinde protestolara 71 bin 500 kişi katıldı. Katılımcıların 24 bin 500’ü Paris’teki gösteride yer aldı. Aynı gün 504 kişi gözaltına alındı. 17 Ekim’de düzenlenen ülke çapındaki protestolara katılım, İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre 550 bin, organizatörlere göre ise 800 bin kişiye ulaştı. Lens kentinde 15 yaşındaki bir öğrencinin ağır yaralanmasının ardından İçişleri Bakanlığı sersemletici bomba kullanımını geçici olarak durdurdu. Yoğun baskı yaratan eylemler Eğitim Bakanı’nı, öğretmen açığı bulunan okullarda görevlendirilmek üzere 3 bin yedek öğretmenin görevlendirileceğini açıklamaya mecbur bıraktı. Ancak öğrenci temsilcileri bu açıklamaları yetersiz bularak protestoları sürdürme kararı aldı. Son olarak eğitim sendikalarının 5 Kasım’da genel grev çağrısı yaptığı Fransa’da sular yakın zamanda durulacağa benzemiyor.

İSPANYA
Dayanışma yaşatır
İspanya’da eylemler uzun süredir hoşnutsuzluk kaynağı olan yüksek kira ve konut sıkıntısı başlıkları üzerinden yükseldi. Eylül sonunda başkent Madrid’de yaşayan ve sağlık sorunları nedeniyle tekerlekli sandalye kullanan 87 yaşındaki Maria del Carmen Abascal’ın evinden çıkarılması ülkedeki barınma krizine yönelik protestoların büyümesine neden oldu. Abascal’in tahliye sonrası sedyeyle hastaneye götürüldüğü görüntüler tam anlamıyla infial yarattı. Artan baskının ardından 28 Eylül'de şirketle Abascal'ın temsilcileri arasında yeni bir anlaşmaya varıldı. Ancak evine geri dönmesi konusunda uzlaşılan Abascal, yeni sözleşmeyi imzalaması planlanan 8 Ekim'den bir gün önce, 7 Ekim'de hayatını kaybetti. Solcu hükümetin konut piyasasına ilişkin hazırladığı iki düzenleme parlamentoda reddedilirken, kiracı örgütleri ve bazı işçi sendikaları, konut hakkı, ücretler ve hayat pahalılığına karşı 11 Kasım'da 24 saatlik genel grev düzenlenmesi çağrısında bulundu.

BELÇİKA
Sendikalar başrolde
Belçika’da eylemler çalışma hayatına ilişkin hak talepleri ekseninde ve sendikaların öncülüğünde şekillendi. Liège’de 6 Ekim’de düzenlenen eylemlerde polisle göstericiler arasında çatışmalar yaşandı. 9 ve 12 Ekim’de ülke genelinde gerçekleşen gösterilerde maaşlar, artan vergiler ve emeklilik sistemi hedefteydi. 9 Ekim'de Brüksel'de Merkez İstasyonu'ndan Güney İstasyonu yönüne yürüyen göstericilerin sayısını polis 30 bin, sendikalar ise 50 bin olarak açıkladı. Sendika üyelerinin yanı sıra eğitim maliyetlerini ve okul koşullarını protesto eden öğrenciler de gösterilere katıldı. Özellikle Liège kentindeki öğrenciler, eğitim maliyetleri ve okul koşullarına karşı eylemler düzenlerken Fransa'daki öğrenci hareketinden etkilendiklerini açıkladı. 12 Ekim'de ise sendikalar yeni bir ulusal grev düzenledi. Grev nedeniyle demiryolu ulaşımı, şehir içi toplu taşıma, kamu yayıncılığı ve okullarda hizmetler aksadı.

İTALYA
Gazze’ye özgürlük!
İtalya'da ekim ayının ilk günlerinde başlayan protestolarda, ‘Filistin’ ve ‘eğitim’ başlıkları öne çıktı. Uluslararası Holokost Anma İttifakının (IHRA) antisemitizm tanımının ülke mevzuatında kullanılmasını öngören bir tasarısı eylemlerin fitilini ateşleyen faktörlerden biri oldu. Düzenlemeye karşı çıkan sivil toplum örgütleri ve demokrat kamuoyu, bu tanımın İsrail hükümetinin politikalarına yönelik eleştirilere ve Filistin'le dayanışma faaliyetlerine engel olabileceği gerekçesiyle tasarının karşısında yer aldı. Öte yandan Torino ve Roma'daki bazı okullarda işgal eylemleri düzenleyen öğrenciler, Fransa'daki protestolardan etkilendiklerini açıkladı.

SIRBİSTAN
Çatı değil sistem çöktü!
1 Kasım 2024’te Novi Sad kentindeki tren istasyonunda beton bir sundurmanın çökmesi ve 16 kişinin hayatını kaybetmesiyle başlayan protestolar, zamanla halk desteğini kaybeden siyasi sisteme karşı geniş kapsamlı bir harekete dönüştü. Farklı toplumsal kesimlerden ve bölgelerden vatandaşlar da harekete katıldı. Başkent Belgrad’da yüz binlerce kişinin katıldığı mitingler, 14 yıllık otoriter Aleksandar Vucic yönetiminin sonunu getirdi. Öğrenciler, farklı görüşlerden kişilerin katıldığı uzun genel toplantılar ve müzakereler aracılığıyla yatay bir örgütlenme modeli benimsedi. Kapsamlı bir eleme sürecinin ardından hareket, parlamento seçimleri için 250 adaydan oluşan bir liste sundu. Öğrenci hareketinin listesi oyların yaklaşık yüzde 53’ünü alırken Vucic’in siyasi cephesi yüzde 39’da kaldı. Otuz yılı aşkın süredir en yüksek katılım oranının görüldüğü seçimlerde öğrenci hareketi, parlamentoda fiilî çoğunluğu elde etti.

YUNANİSTAN
Savaşa değil, eğitime bütçe!
Yunanistan’da ekim ayında yoğunlaşan protestolar savaş karşıtlığı ve eğitim politikalarının eleştirisi üzerinden yükseldi. 6 Ekim'de Atina'da ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun ziyareti nedeniyle öğrenciler ve sendikaların iş birliğiyle savaş karşıtı bir yürüyüş gerçekleştirilirken, ABD ile askeri işbirliğine ve Yunanistan'ın askeri çatışmalara dahil olmasına karşı talepler dile getirildi. 21 Ekim’de binlerce öğrenci ve öğretmen Atina’da bir araya gelerek eğitime daha fazla kaynak ayrılması, öğrenci barınmasının desteklenmesi ve yaşam pahalılığına karşı önlem alınması talepleriyle yürüdü. Selanik, Patras, Larisa ve Girit’te de gösteriler düzenlendi. Atina’da öğrenciler ve öğretmenlerin oluşturduğu yürüyüş, üniversite çevresinden parlamento binasına doğru ilerledi. Öğrenciler; öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar ve okul altyapısındaki sorunları gündeme taşıdı.

ALMANYA
Aşırı sağa karşı Antifa!
Almanya'da 30'dan fazla kentte on binlerce genç, ‘Gen Z regelt’ (Z kuşağı kendi geleceğine sahip çıkıyor) oluşumunun öncülüğünde; eğitim yatırımlarının artırılması, yaşam maliyetlerinin düşürülmesi, iklimin korunması ve gençlerin karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi olması talepleriyle sokağa çıktı. Şiddet dozunun yükseldiği eylemlerde Frankfurt, Köln, Hamburg ve Berlin başta olmak üzere birçok kentte polisle göstericiler arasında çatışmalar yaşandı; iş yerleri tahrip edildi, yağma olayları görüldü ve barikatlar ateşe verildi. Gösterilerde Filistin yanlısı ve ‘Antifa’ sembolleri bir arada görülürken, çok sayıda katılımcı kar maskeleri ve Filistin atkılarıyla yüzlerini kapattı. Protestocular anti-kapitalist, İsrail karşıtı ve Almanya karşıtı sloganlar attı; meşaleler ve havai fişekler yaktı. Öğrenci gruplarının 31 Ekim’de; Berlin, Hamburg, Köln, Frankfurt ve Münih başta olmak üzere birçok kentte protesto çağrısı yaptığı ülkede, eylemlerin yakın zamanda sönümlenmesi beklenmiyor.

ARNAVUTLUK
Flamingo hareketi büyüyor!
Arnavutluk'un başkenti Tiran'da, üniversite öğrencilerinin bir süredir eğitim koşullarının iyileştirilmesi talebiyle düzenlediği gösteriler, dördüncü dönemindeki Başbakan Edi Rama'ya yapılan ‘istifa’ çağrısıyla başka bir boyut kazandı. Adriyatik Denizi kıyısında planlanan, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı devasa bir turizm projesi nedeniyle öfkeli olan Arnavutluk halkı, inşaat nedeniyle nesli tükeneceği düşünülen pempe filamingoları, isyan hareketinin sembolü olarak belirledi. Eylemler sonucunda Başbakan’ın yardımcılarından biri ülkeyi terk etti, diğerine ise soruşturmalar devam ederken istifa etmesi talimatı verildi. Sırbistan’da elde edilen sonuca henüz ulaşılamasa da polisin sert biçimde müdahale ettiği gösterilerin süreceği öngörülüyor.




