2018 yılından bu yana Aydın Büyükşehir Belediyesi bünyesinde, Efeler Balıkköy İçme Suyu Laboratuvarı’nda kimyager olarak görev yapan Sinem Özyeğin, aylardır sistematik baskıya maruz bırakıldığını savundu. Özyeğin, belediye yönetiminin AKP saflarına katılmasının ardından, parti değiştirmediği için hedef haline getirildiğini söyledi.

“Tarihin en etik dışı siyasi transferi ile Adalet ve Kalkınma Partisi saflarına katılan belediye başkanı ve çevresi, kendileriyle birlikte parti değiştirmediğim, gençliğimi adadığım partime ihanet etmediğim için beni cezalandırmaya kalktı. Bu yaşananlar artık kişisel değil; açık bir mobbingdir” diyen Özyeğin, uzun süredir görev yaptığı Efeler’deki laboratuvardan, yazılı rızası alınmadan Didim Atık Su Arıtma Tesisi’ne gönderilmek istendiğini belirtti.

Görev yerinin ve iş tanımının esaslı biçimde değiştirilmesini kabul etmediğini açıkça beyan ettiğini söyleyen Özyeğin, “İş kanununun bana verdiği hak çerçevesinde bu dayatmayı kabul etmediğimi bildirdim. Buna rağmen süreç tek taraflı işletildi” ifadelerini kullandı.

7 Ocak’ta giriş kartının iptal edildiğini belirten Özyeğin, buna rağmen her gün işyerine gittiğini vurguladı:

KYK yurdunda yaşamını yitirmişti: Zeren Ertaş'ın arkadaşlarından karar duruşması öncesi adalet çağrısı
KYK yurdunda yaşamını yitirmişti: Zeren Ertaş'ın arkadaşlarından karar duruşması öncesi adalet çağrısı
İçeriği Görüntüle

“İşe gittim, kartımı okuttum, cihazın okumadığını görüntüledim. İşyerinde bulunduğumu gösteren fotoğraf ve videolar var. Çalışmaya hazır olduğumu açıkça ortaya koydum. Ama bana iş verilmedi. Çalışma hakkım fiilen elimden alındı.”

Görev yerinde bulunmasına rağmen kendisine iş verilmemesinin bilinçli bir yıldırma politikası olduğunu söyleyen Özyeğin, benzer baskıların parti tercihini değiştirmeyen başka çalışanlara da uygulandığını dile getirdi. “Özellikle siyasi duruşunu koruyan emekçiler üzerinde ciddi bir tedirginlik yaratılıyor” dedi.

23 yıl boyunca CHP sayesinde makam sahibi olanların ilk fırsatta AKP’ye geçtiğini vurgulayan Özyeğin, “Bu yaşananlar tesadüf değil. Bu bir tasfiye anlayışıdır” sözleriyle tepki gösterdi.

“Cumhuriyet Halk Partisi benim evimdir. Makam uğruna, köy köy gezip bayrağını taşıdığım partime ihanet etmem. Hiçbir zaman istifa etmedim, etmiyorum, etmeyeceğim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerine sahip çıkmaya devam edeceğim” diyen Özyeğin, hukuki mücadelesini başlattığını kamuoyuna duyurdu.

“Zalimin zulmü, cesurlar mücadele edene kadardır. Biz konuşursak susturamazlar” ifadelerini kullanan Özyeğin sözlerini şu cümleyle tamamladı:

“Bizler Aydın halkının 344 bin oyu ile ev sahibiyiz. Sizler kiracısınız.”

Öte yandan daha önce işten çıkarılan ve 2016 yılından bu yana Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında Sinem Özyeğin ile birlikte mücadele eden İlayda Korkulu da bir video yayımlayarak yol arkadaşının yanında olduğunu açıkladı. Korkulu, parti değiştirmediği için baskıya maruz bırakılan tüm emekçilerin yanında duracaklarını vurguladı.

BİR ÇALIŞAN DA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMUŞTU

Geçtiğimiz aylarda, Aydın Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan İlayda Korkulu, AKP’ye üye olmaya zorlandığını açıklamış, Bu dayatmayı reddettiğini belirten Korkulu, mobbinge uğradığını ifade etmişti. İşten çıkarıldığını söyleyerek savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu.

Muhabir: DOĞUKAN FİKRİ FİDAN