Tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karşı yurttaşların düzenlediği eylemin ardından 30 Mart gecesi gözaltına alınan İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık’ın kızı Esra Işık, “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamasıyla 31 Mart’ta tutuklanmıştı. Milas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Avukatları, Işık’ın tutukluluk halinin devamına karar verildiğini duyurmuştu.
31 Mart’tan bu yana tutuklu bulunan Esra Işık, Milas Adliyesi’nde ilk kez bugün hakim karşısına çıktı.
AKBELEN'DE "ADALET NÖBETİ"
Esra Işık’ın duruşması sürerken, İkizköy sakinleri ve doğa savunucuları Akbelen’de “Adalet Nöbeti” başlattı. Köylüler, duruşma sonucunu mücadele ettikleri bölgede bekleyeceklerini açıkladı.
Yapılan ortak açıklamada, “Duruşma günü Akbelen’de buluşacağız. Köylülerimiz ve Esra’mıza destek olmak isteyen tüm dostlarımızla beraber nöbet tutacağız” ifadeleri kullanıldı.

“BU GÖRÜNTÜ HUKUK DEVLETİYLE DEĞİL, GÖZDAĞIYLA ANILIR”
Duruşmayı takip eden CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, duruşma salonu kapasitesine dikkat çekerek yargılamanın şeffaflığı konusunda eleştirilerde bulundu.
Tanal, salonun yalnızca 8 kişilik kapasiteye sahip olmasının “aleni yargılama ilkesini zedelediğini” belirterek, kamuoyunun davaya katılımının sınırlandırılmaması gerektiğini ifade etti.
Tanal ayrıca, davada hâkim ve bazı adliye personelinin müşteki sıfatıyla yer almasının yargılamanın tarafsızlığı açısından tartışma yarattığını söyledi.
“KÖYLÜ YARGIYA DEĞİL, BELİRSİZLİĞE TEPKİ GÖSTERMİŞTİR; TOPRAĞINI SAVUNMUŞTUR”
CHP’li Mahmut Tanal mahkeme salonunda yapılan savunmaya dair de sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
“Esra Işık’ın savunması çok açık” diyen Tanal, “Köylünün muhatabı mahkeme heyeti değil jandarma olmuş. Mahkeme heyeti doğrudan köylüyle iletişim kurmamış, bilgilendirme yapmamış. Vatandaş jandarmayla muhatap bırakılıp sonra “direnme” suçlaması kurulamaz. Mahkeme heyeti köylüyle doğrudan muhatap olmayacak, bilgi vermeyecek; sonra köylü sanık olacak… Bu kabul edilemez. Köylü yargıya değil, belirsizliğe tepki göstermiştir; toprağını savunmuştur” ifadelerini kullandı.



