İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Büyükşehir Belediyesi meclis oturumunda sivrisinek şikayetleri üzerine sineklerin Afrika’dan gelen yeni bir tür olduğu iddiasında bulunmuştu.
SİNEKLERİMİZ ‘AFRİKALI’ DEĞİL ‘ASYALI’ DA OLABİLİR
Tugay’ın iddialarıyla uyuşan, kamuoyuyla paylaşılmış herhangi bir bilimsel yayın şu an kadar yayımlanmadı. Bilim insanları, kıtalar arası yüksek ticaret yoğunluğu ve iklim krizi gibi etkilerden dolayı belli türlerin uzun mesafeleri atlatıp kıta değiştirdiklerini aktarıyor. Yani, Tugay’ın ‘Afrikalı sinek’ iddiası, bilimsel olarak ispatlanmasa da mantıksız olmayabilir. Fakat Güneydoğu Asya’dan gelen sinek türleri İzmir’e uğramış olması da güçlü bir ihtimal.
Muhammet Akiner ve arkadaşları tarafından 2016 yılında yayımlanan araştırmada, Aedes albopictus türü sineğin, anavatanı olan Güneydoğu Asya’dan Karadeniz kıyılarına kadar ulaştıklarını tespit etmişlerdi. Bu yayılımın Ege ve İzmir kıyılarına kadar ulaştığını, Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC) haritasında görülebiliyor.
‘ASYALI SİNEKLER’ DAHA AGRESİF VE DAHA DAYANIKLI
Aedes albopictus sinekleri, agresif yapıları ve gündüz de ısırmalarıyla ayrılıyor. Küçük su birikintilerinde bile yumurtlayabilen bu tür, evimizdeki saksı altlığı ve kovada bile üreyebiliyor.
SİNEKLERDEN NASIL KORUNURUZ
Peki bu agresif sinekler nasıl korunabiliriz? Bu korumaların en başında üreme alanlarını ortadan kaldırılması geliyor. Evdeki saksı altılıklarına, kovalar ve sulama kapları gibi eşyalara dikkat edilmesi gerektiği söyleniyor. Saksı altılarında su bırakmam ve sulama kaplarını sık sık değiştirmek, sineklerin üremelerine karşı bir iyi bir önem olabilir.
KOYU RENKLİ KIYAFETLERDEN UZAK DURUN
Kişisel olarak ise sivrisineklerin hedefi olmamak için koyu renkli kıyafetler giymek ve sinek kovucu spreyleri doğru şekilde kullanmak gerekiyor. Evin pençelerine sineklik takmak, dışardan gelecek sineklere karşıda en basit ve etkili yollardan biri.



