Uluslararası Af Örgütü, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Direktör Yardımcısı Kristine Beckerle, Şam yönetiminin Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile koordineli bir biçimde, gözaltı merkezlerinde insan haklarına uygun bir tarama süreci yürütmesi gerektiğine dikkat çekti.
"IŞİD'İN SUÇ KANITLARI FAİLLERİN YARGILANMASI İÇİN ELZEMDİR"
Uluslararası Af Örgütü’nün resmi sitesinde yayınlanan yazılı açıklamada Kristine Beckerle, bu noktalarda yapılan yerel yargılamaların uluslararası adil yargılama standartlarını karşılaması gerektiğine işaret ederek işlenen uluslararası hukuk suçlarının kanıtlarının korumaya alınması gerektiğini belirtti.
Açıklamada bu kanıtların soruşturmalar açısından elzem olduğunu belirten Beckerle, “Suriye yetkilileri ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi acilen IŞİD tarafından işlenen uluslararası hukuk suçlarının kanıtlarını emniyete almalı ve korumalı. Katliam alanları ve toplu mezarlar ve gözaltı merkezlerindeki yazılı belgeler de buna dahildir. Geride bırakılan suç kanıtları, IŞİD tarafından kaybedilen Suriyelilerin akıbetinin ve nerede olduklarının belirlenmesinin yanı sıra savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar da dahil uluslararası hukuk suçlarının faillerinin soruşturulması ve yargılanması açısından da elzem” ifadelerini kullandı.
"SİYASİ KIRILMANIN BEDELLERİ SİVİLLERE ÖDETİLİYOR"
Tekrarlayan saldırıların siviller üzerinde yıkıcı bir etki yarattığını da ifade eden Beckerle sözlerini “Uluslararası Af Örgütü, son dönemdeki çatışmaların tüm taraflarına yaptığı, uluslararası insancıl hukuk yükümlülüklerine bağlı kalma ve Suriye’deki bir diğer siyasi kırılmanın bedelini sivillere ödetmeme çağrısını yinelemektedir.” ifadeleriyle sonlandırdı.
ARKA PLAN
Aralık 2025’te ve Ocak 2026’da Halep’te, Suriye yetkilileri ile SDG arasında çatışmalar meydana geldi ve en az 20 sivil öldürüldü ve yaralandı.
Ocak ayı ortasında Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Suriye’deki Kürtlerin haklarına ilişkin 2026 Yılı 13. Kararnamesini yayımladı ve 18 Ocak’ta SDG komutanı Mazlum Abdi ile sivil yönetim, sınır kapıları, güvenlik entegrasyonu ve IŞİD ile bağlantılı gözaltı merkezlerinin devletin kontrolüne geçmesi konularını kapsayan bir anlaşma yapıldığını duyurdu.
Anlaşma 19 Ocak’ta çöktü ve çatışmaların tekrar başlamasına yol açtı. Altyapı da dahil sivil yapıların hasar gördüğü ve yıkıldığı bildirildi. BM verilerine göre, yaklaşık 11 bin kişi, çatışmalar nedeniyle veya gerilimin daha da artması endişesiyle Haseke vilayetinin Kamışlı kentine göç etti. 20 Ocak’ta, dört günlük ateşkes anlaşması ilan edildi, ancak yer yer çatışmaların devam ettiğine ilişkin bilgiler verilmektedir.
20 Ocak’ta Suriye yetkilileri, IŞİD ile bağlantılı oldukları düşünülen kişilerin tutulduğu bazı gözaltı merkezlerinin ve El Hol kampının kontrolünü ele geçirdi. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, kuzeydoğu Suriye’deki diğer kampları ve gözaltı merkezlerini kontrol etmeye devam etmektedir.



