Minimalist ancak yoğun bir sinema diline yaslanan, açıkça işaret etmektense etrafından dolaşmayı tercih etmesine rağmen sözünü de sakınmayan, kültürel / politik sembollerle örülü dünyasından evrensel insan hikayeleri anlatmayı seven İran sinemasından beş mücevheri İz Gazete okurları için derlerdik.

Şiirsel gerçekçilik: İran sinemasından beş muhteşem film

Kirazın Tadı (1997)

İran sinemasının en önemli yönetmeni Abbas Kiarostami’nin yönetmen koltuğunda oturduğu film, orta yaşlı Bay Badii’nin, Tahran’ın tepelerinde arabasıyla dolaşarak, intiharından sonra kendisini gömecek birini arayışını anlatıyor. Minimalist anlatımı ve felsefi derinliğiyle dikkat çeken film, 1997 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi kazanmış ve ülke sinemasının en büyük başarılarından birini elde etmişti.

Tiyatro Kalemi’nden Yeni Oyun: Lunapark Dada
Tiyatro Kalemi’nden Yeni Oyun: Lunapark Dada
İçeriği Görüntüle

Şiirsel gerçekçilik: İran sinemasından beş muhteşem film

Sarhoş Atlar Zamanı (2000)

İranlı Kürt yönetmen Bahman Ghobadi, ilk uzun metrajlı filminde sınırda kaçakçılıkla geçinmeye çalışan insanların hikayesini anlatıyor. Film adını, zorlu yolculuklarda üşümemeleri ve ayakta kalmaları için atlara içki içirilmesinden alıyor. Bölgedeki zorlu yaşam koşullarını, sert doğa şartlarını ve kesif yoksulluğu yoğun bir gerçeklik hissiyle perdeye taşıyan Ghobadi, izleyeni allak bullak eden unutulmaz bir hikâyeye imza atıyor. İranlı yönetmen daha sonra ülkemizde çektiği “Gergedan Mevsimi” ile de geniş bir izleyici kitlesine ulaşmıştı.

Şiirsel gerçekçilik: İran sinemasından beş muhteşem film

Persepolis (2007)

Marjane Satrapi’nin aynı adlı otobiyografik çizgi romanından Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud tarafından perdeye uyarlanan siyah-beyaz animasyon filminde Küçük Marjane’in gözünden, İran’da Şah rejiminin yıkılışı, İslam Devrimi’nin getirdiği baskılar ve özgürlük mücadelesi anlatılıyor. İran’ın yakın tarihine bir belgesel titizliğiyle bakan film politik fonu eşliğinde muhteşem bir büyüme hikayesine de imza atıyor. İzleyiciyi; özgürlüğün değeri ve kaybı halinde yaşanacaklar üzerine de düşündüren Persepolis, 2007 Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü kazanmış ve En İyi Animasyon dalında Oscar’a aday gösterilmişti.

Şiirsel gerçekçilik: İran sinemasından beş muhteşem film

Kutsal Örümcek (2022)

Tüm dünyada İran’da kadının yeri bağlamında yoğun tartışmalara neden olan filmin yönetmen koltuğunda Ali Abbasi oturuyor. İran’ın kutsal şehirlerinden biri olan Meşhed’de bir seri katilin hikâyesini anlatan film, ülkede kadın cinayetlerini meşru kılan adalet ve hukuk sistemini büyük bir cesaretle ifşa ediyor. Gerçek bir olaydan ilham alan film, olayları araştıran kadın gazeteci karakteri üzerinden hem toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini hem de basın özgürlüğünün değerini tartışıyor.

Şiirsel gerçekçilik: İran sinemasından beş muhteşem film

Bir Ayrılık (2011)

İran sinemasının yakın dönemde yetiştirdiği en önemli yönetmenlerden Asghar Farhadi imzasını taşıyan film, boşanmanın eşiğindeki bir çift üzerinden yıkılmaya mahkûm bir rejimin iç çatışmalarına odaklanıyor. Gelenek ile yeniliğin sonsuz çatışması üzerinden İran’ın güncel durumuna da göz atan bu alegorik başyapıt, En İyi Yabancı Film Oscar’ını kazanarak İran sinemasının uluslararası alandaki en büyük başarısını kazanmıştı.

Muhabir: BİRKAN YÜKSEL