İş insanı Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı organize suç örgütünün bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 33’ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşmasının ikinci günü İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu Kampüsü’nde yapıldı. Duruşmada bugün savunma sırası Adanalı belediye başkanlarındaydı. Sırayla Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve Adana Büyükşehir Zeydan Karalar savunmasını yaptı. Duruşma sonrasında Oya Tekin’in oğulları Yağız ve Ata Tekin ile avukatları Dr. Emrah Aktürk, Enver Baltürk ve Berkay Özkır, açıklama yaptı. Tekin’in kadın belediye başkanı olması yönünden yaşadığı zorluklara dikkat çeken Dr. Emrah Aktürk, şunları söyledi:
"İNŞALLAH HEP BİRLİKTE ADANA'YA DÖNECEĞİZ"
“Bununla birlikte aslında dosyanın esasına baktığınızda o kadar fazla mantık boşluğu olan dosya ki, bu durumda Oya Tekin’in aslında işlemediği bir suçu anlatması, geçmişi anlatması, nasıl bir insan olduğunu anlatmasına dayalıydı. Bir belediye başkanı düşünün. 1 milyon dolar bir rüşvet aldığı iddia ediliyor ama nasıl oluyor ki o belediyede 4 ay sonra yeni bir ihale çıkıyor ve 1 milyon dolar sözde rüşvet veren kişinin bir tane şirketi bile o ihaleye katılamıyor. Yani buradaki mantık boşluğundan tutun ki dosyanın nasıl oluşturulduğunu ve bu durumda Oya Tekin’in nasıl böyle etkili bir savunma yaptığını düşününce mahkeme heyeti de kanaatimizce şaşırdı, şaşkındı. Çok etkili bir savunmanın ardından zaten birçok meslektaş da dayanamadılar, alkışladılar. Bizim de bu duygulu savunmaya verdiğimiz tepki çok duygusaldı. İnşallah suç işlemediği net olarak ortaya çıkacak ve hep beraber buradan Adana’ya döneceğiz.”
“TUTUKLU KALMASINI GEREKTİRECEK DELİL YOK”
Avukat Baltürk, Tekin ile savunmayı birlikte hazırladıklarını belirterek şöyle konuştu:
“Bu anlamda savunma çok iyi oldu, duygulu oldu. Özellikle kadın koğuşunda kalmayı tercih etti müvekkilim. 9 No’lu cezaevi var. Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun cezaevi. Orada tekli koğuşlar vardı ancak toplumsal hassasiyeti bilen bir kadın olarak Oya Başkan, bir koğuşta kalmayı tercih etti. Buradan da bir hayat tecrübesi edindi. Bugün savunmada bunları anlattı. Oradaki bir kadın dayanışmasını, daha önceki hayat tecrübelerinden edindiği bilgileri bu savunmasında kullandı. Çok duygulu oldu. Şimdi bu süreçte, bir hafta içerisinde mahkemenin bir ara karar vermesini bekliyoruz. Ara karar öncesinde bizden bir tutukluluk hâliyle ilgili bir beyan alınacak. Şu aşamada müvekkilimiz artık savunmasını verdi. Tutuklu kalmasını gerektirecek herhangi bir delil yok. Duruşma düzeni anlamında aslında duruşmada bir müşteki yok ancak Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay’ın avukatları, sanki bizim karşımızdaymış gibi, sanki onlar müşteki vekiliymiş gibi bir ambiyans oldu. Ben bu kadar yıllık ceza hukukçusuyum, böyle bir şey görmedim. Bir müşteki vekili gibi aslında dosyayı, bizi, sanıkları tahrik etmeye çalıştılar. Özellikle müvekkilimin eşi Celal Tekin’e yönelik alakasız bir soru soruldu, hiçbir yerde yazmayan. Bu anlamda çok farklı bir duruşma tecrübesi oldu. Bunu da tarih yazacak. Hem Oya Başkan hem eşi Celal Tekin, tarihe güzel notlar düştü. İnşallah buradan aklandıklarında bunları tebessümle karşılayacağız. Bizim tahliye olacağına, beraat edeceğine inancımız tam.”
“ARTIK SİLİVRİ’DE KALMALARINI İSTEMİYORUZ”
Aile olarak 8 aydır bugünü beklediklerini vurgulayan Yağız Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hakkımızda bir sürü şey yazıldı, çizildi, iddialar havalarda dolaştı. Bugün ilk kez kendimizi savunma şansı bulduk. İnsan düşünmeden de edemiyor. Bu savunmaya Adana’dan makamlarından çıkıp, babam kendi ofisinden çıkıp da gelemez miydi? Bunca süre tutuklu olarak yargılanmalarına gerçekten gerek var mıydı? Ben hukukçu değilim ama öne sürülen nedenler işte yurt dışına kaçma, delil karartma gibi nedenler oluyor. Bunca ay tutuklu yargılanmalarına gerek var mıydı? 8 ay sonunda bugün savunma yapma şansları buldular. İlk kez kendilerini savunma hakkı elde ettiler. Çok etkileyiciydi ikisini görmek orada. Çünkü bunca ay bizim onurumuz, şahsiyetimiz paralandı. Herkes hakkımızda bir sürü şeyler söyledi. İlk kez kendimizi savunma şansı bulduk. Çok güçlü savunmaydı. Yakın zamanda bir ara karar verilmesi öngörülüyor, bu konuda umutluyuz. Artık daha fazla Silivri’de kalmalarını istemiyoruz.”
“ADALETE GÜVENMEK İSTİYORUZ”
Oya Tekin’in aynı zamanda yeğeni olan avukat Bozkır da “Biz aile olarak çok acı bir 8 ay geçirdik. Bunun sonucunda sayın meslektaşlarım da çok yardımcı oldular. Bugün Oya Halam 35 yıllık bir hukukçu olmanın verdiği özgüven ve bilgi birikimiyle çok güzel bir savunma gerçekleştirdi. Kendisiyle gurur duyuyoruz. Aynı şekilde Celal Bey de 35 yıllık mesleki tecrübesine dayanarak çok güzel bir savunma gerçekleştirdi. Hepsiyle gurur duyuyoruz. Adalete güvenmek istiyoruz. En yakın zamanda tahliye bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“İYİ Kİ KÜÇÜK KARDEŞİMİZİ GETİRMİŞİZ”
Ata Tekin de annesi ile babasının savunmasına dikkat çekerek “Bizim için de çok etkileyiciydi. Gerçekten çok duygulandığımız anlar oldu. Aynı zamanda ikisinin de hukukçu olması nedeniyle teknik alanları da çok iyi değindiklerini düşünüyorum. Biz başlarda küçük kardeşimi acaba bu duruşmaya getirsek mi diye kendi içimizde çok sorguluyorduk fakat bugün yaptıkları savunmadan sonra görüyoruz ki iyi ki getirmişiz. Gerçekten o da tarihe tanıklık etmiş oldu ve ailesinin kendisini nasıl savunabildiğini, haklılıklarını nasıl gösterebildiğini görmüş oldu. Bizim için iyi bir gündü. Yani önümüzdeki haftalarda da umuyoruz ki iyi sonuçlar alacağız” diye konuştu.




