Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın CHP'den AKP'ye geçeceğinin ortaya çıkması, siyaset gündeminde geniş yankı uyandırdı. İddialar ilk olarak televizyon programlarında ve kulis haberlerinde gündeme geldi. Köksal, katıldığı bir televizyon yayınında AKP'ye geçme kararı aldığını doğrulayarak, salı günü AKP'nin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda partiye katılacağını açıkladı.

ABB Başkanı Mansur Yavaş, Köksal'ın geçişine tepki göstererek "Belediye başkanlarının ve milletvekillerinin seçildikten sonra parti değiştirmesini uygun görmüyorum. Parti değiştirecekse önce kendisini seçenlerin onayını alacak şekilde referandum yapması lazım" dedi.

Yavaş-4

"REFERANDUM YAPMALIYDI"

Yavaş, ABB tarafından restorasyonu yapılan Halaçlı Mehmet Ağa Konağı’nın açılışı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yavaş, Köksal hakkındaki değerlendirmesinin sorulması üzerine şu yanıtı verdi:

"Seçmen bir başka partiden seçmek isteseydi istediği belediye başkanını seçerdi. Belediye başkanlarının ve ya milletvekillerinin seçildikten sonra parti değiştirmesini uygun görmüyorum. Bununla ilgili inşallah bir düzenleme yapılsın. Çünkü seçmen hiçbir zaman şahsın kendisine tek başına vermez. Mutlaka parti etkeni başka etkenler vardır. Dolayısıyla böyle parti değiştirecekse önce kendisini seçenlerin onayını alacak şekilde referandum yapması lazım. Daha hoş olur."

"DEMEK Kİ AFYON'DA DA VAR BİR ŞEYLER"

CHP Lideri Özgür Özel, geçişi ortaya çıkan Köksal'a kendisinin ulaşamadığını belirterek şunları aktarmıştı:

Mantardan zehirlenen hamile kadın ve bebeği yaşamını yitirdi
Mantardan zehirlenen hamile kadın ve bebeği yaşamını yitirdi
İçeriği Görüntüle

"Bir yalanlama gelmedi. Aydın Belediye Başkanı’nın bir ödeme faturasını Aziz ihsan Aktaş ödemiş. Bunu önüne koymuşlar, ‘Ya hapse atılacaksın ya AK Parti’ye katılacaksın.’ Gitti AK Parti’ye katıldı bu korkudan. Demek ki Afyon’da da var, bu iddialar. Yani yarın çıkıp da Burcu Hanım ‘Üç gündür ben ortada yoktum, çünkü…’ diye, bir makul açıklama yapabilecek gibi durmuyor. Demek ki böyle şeyler var.
O günlerde AK Parti medyası kocasının birtakım işlerini söylüyordu. Ben dedim ki 'Senin arkanda sonuna kadar dururuz. Ben kendisine gerekirse boşa kocayı ama partine, kendine bunu yapma varsa bir yanlışlığı hırsızlığı, parti senin arkanda durur' dedim. Sonra beni aradı ağladı, bağırdı, çağırdı ama örgüt içi meseleler... 'Şu bana şunu dedi, bu bana bunu dedi dedi.' Bir daha bir daha anlattım. 'Benim bir yere gideceğim yok' dedi. Ama bu sefer durum biraz daha farklı görünüyor."

Kaynak: ANKA