Son yıllarda dünya genelinde milyonlarca insanın günlük hayatta kullandığı yapay zeka, farklı bir boyuta taşındı. Yapay zekanın hayatımızdaki yeri gittikçe sağlamlaşıyor gibi görünüyor.
ABD'nin New York kentinde, uzun zamandır gündeme gelen ve yalnızlıara yönelik bir uygulama hayata geçirildi. Bir yapay zeka ilişki uygulaması, "dünyanın ilk yapay zeka flört kafesi" olarak tanımladığı bir etkinliğe imza attı.
New York City'teki bir bar, bir geceliğine "EVA Cafe" adlı pop-up mekâna dönüştürüldü. Ancak bu kez masaların karşısında bir insan değil, telefon ekranındaki yapay zekâ partnerler vardı.
KENDİ PARTNERİNİ KENDİN YARAT
Söz konusu etkinlikte katılımcılar küçük masalara oturarak içeceklerini sipariş etti ve akşamı, uygulama üzerinden oluşturdukları dijital partnerlerle sohbet ederek geçirdi. Her masada bir kişi ve tam karşısında konumlandırılmış bir telefon standı yer aldı.
Ekranlarda farklı görünümlere sahip, gerçekçi kadın ve erkek avatarlar kullanıcılarla birebir iletişim kurdu.
Organizatörler bu deneyimi "fiziksel ortamda dijital randevu" olarak tanımlarken, etkinlik insan–teknoloji ilişkilerinin geleceğine dair tartışmaları da gündeme getirdi.

AYDA EN AZ BİRKAÇ KEZ BAŞVURUYORLAR
Konu ile ilgili yapılan araştırmalar, 30 yaş altındaki erkeklerin yaklaşık üçte birinin, kadınların ise dörtte birinin yapay zeka partnerlerle etkileşim kurduğunu gösteriyor. Sohbet etmek, eğlenmek, hikâye paylaşmak ve duygusal destek aramak en yaygın nedenler arasında yer alıyor.
2025 tarihli Common Sense Media raporuna göre ise 13–17 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 72'si en az bir kez yapay zeka arkadaş kullandığını belirtiyor. Katılımcıların yüzde 52'si bu tür uygulamalara ayda birkaç kez başvururken, yüzde 33'ü sosyal etkileşim ve ilişki amacıyla yapay zekâdan destek aldığını ifade ediyor.
Tüm bu veriler, dijital ilişkilerin giderek yaygınlaştığını ortaya koyarken, yapay zeka ile kurulan bağların toplumsal etkileri konusunda soru işaretleri de büyüyor.





