SOL Parti Örgütü İl Örgütü Eskişehir, Kütahya ve Uşak illerinin en önemli temiz su kaynağı olarak bilinen Murat Dağı’ndaki yeni maden tehdidine karşı harekete geçti. Banaz ilçesine bağlı Bahadır köyü mevkiinde planlanan maden ocağı ile kırma-eleme ve cevher zenginleştirme tesisine karşı bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
Orman arazisi mülkiyetinde yer alan projeye karşı Bahadır köyünde gerçekleşen maden toplantısında konuşan SOL Parti Tarım Çalışma Grubu’ndan Mahmut Uludağ, “Bu iş vahim bir iş. İki tane köy kaldırıldı Kışladağı’ndan. BirGün Ege’nin haberine göre; insanların yıllardır soyunun devam ettiği, tüm anılarının, yaşanmışlıklarının olduğu bir mekânda yerinizden yurdunuzdan edecekler. Sıra bu köye de diğer komşu köylere de gelir. Bu maden birkaç köyü kapsayan bir proje. Bu köylerin tamamının buna hayır demesi lazım” dedi.
“ORTAK MALLARI İKTİDAR YANDAŞLARINA PEŞKEŞ ÇEKTİLER”
"Asıl mesele bunun mevcut iktidarın politikası haline gelmiş olması" diyen Uludağ, "Bugüne kadar Cumhuriyet döneminin bütün kazanımlarını hiç ettiler, yandaşlara peşkeş çektiler. Telekom'du, elektrik kurumuydu, şeker fabrikalarıydı, basma fabrikalarıydı... Bunlar Cumhuriyet’in, halkın kazanımlarıydı, 80 milyonun ortak malıydı. Bu ortak malları iktidar yandaşlarına peşkeş çektiler, şirketlere devrettiler. Yer üstü bittikten sonra şimdi sıra yeraltına geldi. Yeraltındaki madenleri aynı şekilde yandaş şirketlere hatta uluslararası şirkete peşkeş çekiyorlar" şeklinde konuştu.
“YURTTAŞI KÖYDEKİ ÜRETİMDEN KOPARDILAR”
"Memlekete bunun ne faydası var" diyen Uludağ, sözlerini şöyle tamamladı: "Kışladağı'nda yaşadıklarımızın üzerinden bakarsak 800 civarında insan çalıştırdılar şimdiye kadar. Ellerindeki en büyük koz bu. Derenin taşıyla derenin kuşunu vurmak derler ya, bunu yapıyorlar. Bu işe karşı çıkanların oğlunu, kızını, yeğenini, amcasını işe alarak hem bu işe hayır denilmesini sağlıyorlar hem de bu yörenin tarımını bitiriyorlar. Köylerde tarımı bitirerek başladılar bu işe, yurttaşı köydeki üretimden kopardılar. Hem tarım alanlarını, ekip biçtiğimiz alanları işgal ediyorlar hem de insanları üretimden kopararak devre dışı bırakıyorlar. Maden şirketlerine karşı yaşam alanlarımızı savunmaya devam edeceğiz."





