Ankara, dünya ve Türkiye medyasının önde gelen isimlerini ağırlayan organizasyona ev sahipliği yaptı. Gazeteciler Cemiyeti’nin öncülüğünde, Avrupa Birliği (AB) desteğiyle yürütülen projeler kapsamında, "Gazeteciliğin Küresel Krizi" başlıklı uluslararası medya konferansı düzenlendi. Konferansın ilk oturumunda, konuşmacılar arasında Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Başkanı Maja Sever, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) Başkanı Zuliana Lainez ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Vahap Munyar yer aldı.

SEVER: SARSICI BİR ALARM!

Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) Başkanı Maja Sever, EFJ ile Türkiye'deki gazeteciler arasındaki bağın, sadece profesyonel değil, dayanışma ve dostlukla örülmüş derin insani bir bağ olduğunu belirtti. Sever, oturumda konuşan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin’in, "Ömrüm boyunca tam anlamıyla demokratik ve özgür bir ortamda 10 yıl bile yaşayamadım" şeklindeki sözlerinin, demokrasinin ve basın özgürlüğünün kırılganlığını gösteren sarsıcı bir alarm olduğunu aktardı.

‘MESLEKİ BİRLİK’ VE ‘KÜRESEL DAYANIŞMA’ VURGUSU

Medyadaki krizin doğrudan demokrasinin krizi olduğunu, gazetelerin kapandığı, televizyonların susturulduğu ve yurttaşların güvenini kaybettiği bir düzende, hesap verebilirliğin ve demokrasinin yaşayamayacağını vurgulayan Maja Sever, gazetecilerin bölünmeye ve yalnızlaştırılmaya çalışıldığı bu dönemde, mesleki birlik ve küresel dayanışmanın en büyük güç olduğunu vurguladı.

DURMUŞ: TÜRKİYE'DE MEDYA AĞIR BİR KISKAÇ ALTINDA"

TGS Başkanı Gökhan Durmuş da Türkiye’de medya sektörünün hem basın özgürlüğüne yönelik saldırılar hem de dijital dönüşümün getirdiği ağır bir kıskaç altında olduğunu belirterek, kamu yararına yapılan bir işin, toplumdan bu kadar uzaklaştığı bir dönemin daha önce hiç yaşanmadığını söyledi. Dezenformasyon yasası sonrası haber yapan her gazetecinin mahkeme salonları ve cezaevleriyle sınandığını, şu anda 11 meslektaşının gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklu bulunduğunu kaydeden Durmuş, hakim ve savcıların, haberin doğruluğuna değil, gazetecinin kimi şikayet ettiğine bakarak karar verdiğini, hukukun bağımsızlığını yitirdiği bir ülkede demokrasinin kalbinden bıçaklandığını kaydetti.

34 yıl cezası olan firari İzmir’de yakalandı
34 yıl cezası olan firari İzmir’de yakalandı
İçeriği Görüntüle

“EDİTORYAL BAĞIMSIZLIK ORTADAN KALDIRILIYOR”

Gazete tirajları, televizyon izlenme oranları ve internet medyası takipçiliğindeki düşüşün, toplumsal güven kaybının somut bir göstergesi olduğuna dikkati çeken Durmuş, toplumun habere para ödemediği bu düzende medyanın resmi ilan parasına muhtaç bırakıldığını ve bu durumun editoryal bağımsızlığı tamamen ortadan kaldırdığını sözlerine ekledi.

Kaynak: ANKA