YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, hakkında hazırlanan son fezleke ve bu kapsamda partisinin Manisa İl Başkanı İlksen Özalper’in gözaltına alınmasına ilişkin konuştu.

“İTİBAR SUİKASTI PLANLAYANLARIN İŞİ”

TBMM’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, fezlekeler konusunda şunları söyledi:

“61 tane fezleke var, bu 62’ncisi. Ancak bu Meclis tarihinde yapılmayan bir şey yapılıyor ve yapanlar da aynı kişiler. Bunu İstanbul’dayken hazırlayan, yetkisiz şekilde bunu çalışan, sonra Ankara’ya yollayan, şimdi de Meclis tarihinde olmamış bir şekilde… Çünkü bu gizlilik olan, milletvekilinin kendisi dışında kimseye verilmeyen fezlekedir. Bu İstanbul’da bunu sırf AK Parti‘ye siyasi bir avantaj sağlamak için, o zaman Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı, şimdi YENİ Parti’nin Genel Başkanı’na bir itibar suikastı planlayanların geçen gece yaptığı iştir.”

“KURULTAY ÇALIŞMALARI İÇİN KENDİ CEBİMİZDEN HARCADIK”

“Eğriye eğri, doğruya doğru konuşalım arkadaşlar. Buradaki iddia, o tarihte ben partinin Genel Başkanı değilim, kurultaya gidiyoruz. Kendisi de ne belediye başkan adayı olarak, hatta o tarihte milletvekili bile olmayan birisi etkin pişmanlıktan yararlanmak için hatta ‘Beni partiden atarlarsa ben de onlar hakkında bir şeyler söylerim’ deyip bizim ihraç ettiğimiz Uşak Belediye Başkanı bu ihracat tepki olarak ‘Ben kurultay sırasında, kurultay masraflarına katkı diye Özgür Özel’in bahçesine para attım’ dedi. Bu ‘Para attı’ işini de yanlış anlamış. ‘Para atma’ diyorlar ya. ‘Bahçeye para attım.’ Sonra bunun imkansız ve yalan olduğu çıkınca böyle bir müstakil bahçemizin olmadığı falan bu sefer işi döndürdü. Manisa’da bildiği tek ismin, onu da ‘Demirkan’ diye söyleyerek, en yakın arkadaşıma Denizli’de bir para verdiğini, kurultay masrafları için olduğunu söyledi. Oysaki Denizli’den Uşak’a gidiyoruz, kendisi Uşak’ta. Böyle bir şey yapacaksak Denizli’ye gelip yapmak yerine Uşak’ta yapabilir. Kaldı ki hani bir an için derler ya ‘Bunun doğru olduğunu kabul edelim.’ Doğru olmadığı ispatlanıyor ama doğru olduğunu kabul edelim. Kurultay masrafı için zaten biz hepimiz aramızda para topladık, araçlar tuttuk, gezdik, çalıştık. Bir sürü masrafa katlandık hep beraber. Partinin cebinden yapacak değildik herhalde o harcamaları. O zaman parti yönetiminde de değiliz. Bir an için onun da katıldığını söyleyelim. Katılmadı ama. Zaten Parti Meclisi listesine de girmedi, MYK’ya da girmedi. O çekirdek ekipte yoktu. Ama bir an için; ‘Bu parayı verdim’ dedi, böyle bir suç yok. Kim kurultay masrafına katkı yaptı da byle bir suç var? Buna AK Toroslar çetesi İstanbul’da şöyle bir şey yaptı. ‘Rüşvet suçu’ dedi. Ben kamu görevlisiymişim de. Bir kamu görevlisinin, bir milletvekilinin bir rüşvet suçu işlemesi ancak vereceği oyu para karşılığında satmasıyla mümkündür. Bu konuda çok açık mahkeme kararları var. O dönemde Genel Başkan adayı olan birine masraflar için para vermiş olsa olsa dahi bunun neresi rüşvet? Utanmadan düzenlediler. Yollarken ‘Özgür Özel’e rüşvet fezlekesi’ diye yolladılar.”

“BUNUN NERESİ RÜŞVET?”

“Tarihte görülmemiş Adalet Bakanlığı’na yolladığı fezleke. Gizlilik kararı var zaten, milletvekillerinin fezlekeleri kamuoyuna açıklanmaz. Gidin ilgili komisyonun başkanı milletvekilinin dosyasını milletvekilinin ıslak imzası olmadan danışmanına dahi vermiyor. Bir diğer milletvekili isteyince vermiyor.. Genel Başkan’ın dosyasını Grup Başkanvekili talep ediyor, ‘Vermeyiz’ diye direniyorlar. Siz peşimizden koşuyorsunuz göreviniz gereğince, ‘Fezlekede ne varmış?’ diye. Bu adam fezlekenin efendim ‘Zincirleme rüşvet suçuna iştirak Özgür Özel hakkında’ diye basın açıklaması yaptı ya. Adalet Bakanlığı’na yolladı. Allah bilir Adalet Bakanı da aynı kabın insanları ya bunlar, aynı kalıbın insanları ya. O da buraya yollarken aynı açıklamayı yapacak. ‘Bu konuşulsun, haber olsun, Özgür Özel‘e itibar suikastta olsun’ diye. Adında ‘rüşvet’ geçiyor. Ne düşünür insanlar? ‘Özgür Özel rüşvet almış.’ Kurultaya giderken masraflara ortak olmak için ‘Para verdim’ diyor adam. Vermedi de lanet olsun. Varsayınız ki vermiştir. Birbirimize verdik biz, para birleştirdik. Vito kiraladık falan yani. Farz edin ki vermiştir. Bunun neresi rüşvet?”

“AYIPLARIYLA OTURSUNLAR”

“AK Toroslar çetesi İstanbul’dayken buna ‘rüşvet’ dedi. Ankara’ya tayin oldular, geldiler. Şimdi de buna açıklayarak kendi yetkisiz olduğu dosyayı burada almış giderken Ankara Cumhuriyet başsavcısı bunu yolluyor ve bunun da iletişimini yapıyor. Şükürler olsun ki şu Meclis’te Meclis Başkanlığı ve bütün gruplar bunun yapılmaması gereken bir şey olduğu konusunda birleştirdiler. Ayıplarıyla otursunlar artık. Göreve geldiği gün, bir gün önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olmuş olan kişi, gidip AK Parti il başkanları toplantısına katılıp, ‘Bundan önce olduğu gibi bundan sonra da partimizin başarısı için çalışacağım’ diyor ya, işte orada partisinin başarısı için bunu yapıyor. Düşmanlık yapıyordu. İftira ediyordu. Rüşvetmiş… Yani bunların bir gün eninde sonunda hesabı sorulur da bir de böyle baksan, hani inançlı filan insanlar gibi kendilerini söylüyorlar. Bunun bir de öbür dünyası yok mu ya? Hani diyor ki… Senin yaşlı baban var da benim babam yok mu hasta yatağında? Benim evladım yok mu? Babasına demişler ki ‘Senin oğlan şöyle böyle’, cami cemaatini ikna edememiş. İnsan bir utanır ya. Birisine rüşvet suçu diye iletişim yaptıracaksın. Rüşvet ne? Benim nerem kamu görevlisi? Yaptığım iş ne? İhale mi dağıtıyorum? Utanmazlığın dik alasıdır. Bütün gruplara gösterdikleri hassasiyet için, Meclis Başkanına, Meclis Başkanvekiline bu anlamda teşekkür ediyorum. Bu kadar kötülüğü de millet görüyor yani. Onu da görsünler.”

CHP'den Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek kararı: Kesin ihraç talebi
CHP'den Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek kararı: Kesin ihraç talebi
İçeriği Görüntüle

“İLKSEN ÖZALPER’İ BİZE HUSUMETTEN ALDILAR”

“YENİ Partili bir il başkanına, benim çok sevdiğim bir il başkanıma, aile dostuma sırf bize olan husumetten, işte Demirhan’ın dosyasının devamı olarak aldılar, getirdiler. Zulmediyorlar. Şimdi yanılmıyorsam gözaltı süresini bir gün daha uzatmışlar. Kötülük durmak bilmiyor. İlksen Özalper’i de bütün Manisa tanır. Diğer siyasi partiler de tanır, seçmenleri de tanır. Adalet Bakanını da bütün Türkiye tanıyor."

Kaynak: ANKA