Turkuaz taşı, ‘Firuze’ olarak da bilinir. İngilizcede ‘Turquoise’ diye telaffuz edilen bu taş, Türkler tarafından eski dönemlerde savaş malzemesi olarak kullanılmıştır. Turkuaz taşı, Antik Mısır Çağı’ndan beri kullanılan bir takı ve süs eşyasıdır. Özellikle Aztekler döneminden kalan eserlerde izlerine rastlanan bu taş, Antik Yunan döneminde de yaygın olarak tercih edilmiştir.

Türk Taşı da deniliyor

Bu taşın ismini, Fransızca ‘Pierre turkuaz’ ifadesinden aldığı söylenir. Bunun nedeni ise, Orta Asya’daki madenlerden çıkarılan firuze taşlarının Avrupa’ya Türkiye üzerinden getiriliyor olmasıdır. Kullanılan ticaret yolları ülkemizden geçtiği ve Avrupalı tüccarlar da bu taşı genelde bizim pazarlarımızdan temin ettiği için ona ‘Türk Taşı’ denilmiştir.

Turkuaz taşı, en değerli taşlardan biridir. Yeryüzünün yeşil, gökyüzünün de mavi rengini barındırır. Bu sebeple ‘denge taşı’ olduğu kabul edilir.

Güçlü bir şifa kaynağı olarak görülen bu taşın nazardan koruduğu düşünülmüş, uğur ve şans getirdiğine inanılmıştır. Tarih boyu mücevher yapımında vazgeçilmez bir yer tutan bu taş, mekânlarda süs eşyası olarak geniş kullanım alanı bulmuştur. Komutanların ve askerlerin yanından ayırmadığı bu taş, savaş malzemelerinin işlenmesinde sıklıkla tercih edilmiştir.

Turkuaz taşının faydaları nelerdir?

Doğal taşların yararlarıyla ilgili iddialar tıbbî ve bilimsel temellere dayanmaz. Bunların çoğu mitolojik inançlar, efsaneler ve halk arasındaki söylentiler vasıtasıyla yaygınlaşmıştır.

Doğal taşların faydalarına ilişkin iddialar; bu taşlarda bulunduğu rivayet edilen titreşimlere, frekanslara ve enerjiye dayanır.

Taşlara atfedilmiş olan bu faydalar onların yaydıkları titreşimlerden, frekanslardan, enerji oranlarından kaynaklanır.

Peki nedir bu faydalar?

-Vücudu kuvvetlendirir.
-Yüzük, bileklik ve kemer tokası olarak kullanılırsa sindirim problemlerine iyi gelir.
-Kalp rahatsızlıklarına iyi gelir.
-Tansiyonu düzenler.
-Migren'e iyi gelir.
-Zindelik verdiği, cildi gençleştirdiği ileri sürülmektedir.


-Bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğine inananlar vardır.
-Bronş ataklarını ve astımı engellediği söylenmiştir.
-Katarakt rahatsızlığının tedavisine yardımcı olduğu rivayet edilmektedir.
-Alerjik hastalıkların iyileşme sürecini desteklediği kabul edilmiştir.
-Yorgunluğu giderdiği söylenmektedir.
-Kemikleri güçlendirir, kemik erimesi riskini azaltır.
-Öksürüğü hafifletir.

Ama tekrardan belirtmekte fayda var ki bunlar bilimsel kanıtlara dayandırımış faydalar değildir.