Süreç komisyonun, ortak raporu oy çokluğuyla kabul etti. DEM Parti rapora şerh koyarak kabul oyu verirken, TİP ve EMEP dışındaki tüm partiler de kabul oyu verdi. Böylece rapor 2 ret, 1 çekimser oyla; oy çokluğu ile kabul edilmiş oldu. Komisyonda CHP’li Türkan Elçi, çekimser oy kullandı. Elçi’nin faili meçhul cinayetlerle ilgili vurgu olmaması sebebiyle çekimser kaldığı öğrenildi.
KOMİSYONDA YER ALANLARA YASAL GÜVENCE
Son kez toplanan komisyona başkanlık eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bugün oylanan raporun 7 ana başlık altında hazırlandığını söyledi. Ortak raporun bir af düzenlemesi niteliğinde olmadığının altını çizen Kurtulmuş, "Komisyon çalışmaları, toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihî sorumluluğun bir yansımasıdır. Bugün terör meselesinde tarihî bir dönemden geçiyoruz, Gazi Meclis'imiz üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Türkiye, küresel güçlerin hilafına, bölgede barışın öncüsü olmaya devam edecektir" dedi.
Kurtulmuş, 88 saatlik mesai ve 4 bin 199 sayfalık tutanakla hazırlanan raporun, PKK’nın fesih ve silah bırakma sürecinden demokratikleşme adımlarına kadar geniş bir çerçeve sunduğunu belirtti. Rapora göre, yürütülen süreçte görev alanlar, komisyonun toplantılarına katkıda bulunanlar, komisyon çalışmalarında yer alanlara da yasal güvence sağlanacak.
RAPOR KABUL EDİLDİ DEM PARTİ ÖCALAN'IN MESAJINI YAYIMLADI
Ayrıca süreç raporunun kabul edilmesinin ardından DEM Parti, Öcalan'ın mesajını yayımladı.
DEM Parti, iki gün önce (16 Şubat) Öcalan ile görüşmüştü. Öcalan'ın mesajında vatandaşlık tanımı vurgusu ve özerklik tartışmasına değindiği görüldü. Öcalan, "Yerel yönetimin şartları belli. Ayrı devlet, bölge demiyorum. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın toplumsal gerçekliğimizle uyumlu ve genişletilmiş bir hali de buna güçlü bir dayanak olur" dedi.
Vatandaşlık tartışmasına ilişkin de Öcalan, "Ben özgür yurttaş demeyi tercih ediyorum. Anayasal vatandaşlık da denebilir ama özgür yurttaşlık, bundan daha geniştir. Dininde özgür olacak, milliyetinde özgür olacak, düşüncesinde özgür olacak. Türkiye’deki vatandaşlık tanımı bunu karşılıyor mu? Biraz muğlaktır. Dinsel, ideolojik ve milliyetsel, ulusal anlamda varlığını özgürce ifade edecek ve örgütleyecek. Bu da demokratik sınırlarda ve devletin bütünlüğünü esas alan bir şekilde yapılacak.
“Özgür yurttaş dinini, mezhebini, düşüncesini ifade ederken ne kadar özgürse ulusal aidiyetini ifade ederken de o kadar özgür olmalıdır. Başkasına dinini ve dilini empoze edemiyorsan, milliyetini de etmemelisin. Herkes kendi milliyetini, kimliğini özgürce ifade edebilmeli" dedi.



