İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzenerji şirketinin hukuk departmanında çalışmaya başladıktan sonra havuza gönderilen işçi Metin İçöz, yaşadıklarına isyan etti. Kirasını ödemekte güçlük çektiğini, geleceğe umutla bakamadığını ve psikolojisinin bozulduğunu belirten Metin İçöz ne belediyeden ne de sendikadan anlamlı bir destek görmediğini ve zor koşullara karşın tek başına yaşam mücadelesi verdiğini vurguladı.

“EVİ BOŞALTMAM GEREKTİĞİ SÖYLENDİ”

2013 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzenerji şirketinde işe başladığını, 2018 yılında ise çalışırken gelişen bel ve boyun fıtığı sonucunda ‘ağır iş göremez’ raporu aldığı için hukuk birimine aktarıldığını belirten İçöz, “Bir süre sonra İnsan Kaynakları’ndan arayıp havuza gönderildiğim bilgisini verdiler. Son 2,5 aydır verilen sözlere karşın hiç kimse arayıp sormadı. Ev sahibi kirayı ödemezsem evi boşaltmam gerektiğini söyledi. Psikolojim bozuk, gelecek umudum yok” ifadelerini kullandı.

“İZBB AKP’DEN FARKLI DEĞİL!”

AKP’yi sert şekilde eleştirdiğini ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetiminin de iktidar partisinden farklı olmadığını gördüğünü sözlerine ekleyen İçöz, “İnsanların hayatlarını nasıl etkileyeceğini hiç düşünmeden havuza gönderiyorlar. Bel ve boyun fıtığım yoktu. Çalışırken oldu. Mecburen ücretsiz izin kullandım. Ardından da havuza gönderildim. İzBB’nin çalışanlara karşı tavrı, AKP’den farklı değil” dedi.

İzmir Büyükşehir işçisinden havuz isyanı: AKP’den farkları yok!

SENDİKAYA DA VERYANSIN!

Sendikanın süreç içindeki tutumunu da eleştiren İçöz, “Sendikanın bizim için yeterince mücadele ettiğine inanmıyorum. Bana, ‘Sen eski bir çalışansın. Gereken her türlü yardım yapılacak’ demelerine karşın bugüne kadar arayıp soran olmadı. Avukat desteği verileceği söylenmişti. Şu an bir avukatım yok. Kendi başıma mücadele ediyorum. Önceki sendika başkanı Arif Yıldız, kimseyi geride bırakmıyordu. İşçinin hakkını sonuna dek savunuyordu. Ancak Ercan Gül başkan olduktan sonra durum değişti. Sendika yapısı değişmeli. Koltuk uğruna sendikayı ikiye bölüyorlar. İşçiler de bunu istemiyor” açıklamasında bulundu.

“BU, İŞÇİYİ GÖZ GÖRE GÖRE SATMAKTIR!”

Havuz sisteminin bu noktaya gelmesinde sendikanın da sorumluluğu olduğunu belirten İçöz z, “Sendika işçiye sahip çıkmak bir yana, tamamen sırtını döndü. Verilen sözler tutulmadı, kimse arayıp sormadı. Avukat desteği denildi ama ortada hiçbir şey yok. İşçinin hakkını savunması gereken sendika bugün işverenle aynı çizgide duruyor. Bu, işçiyi yalnız bırakmak değil; göz göre göre satmaktır” dedi. İçöz, “İşçiyi koruması gerekenler, işçiyi bu düzenin içine itti. Bugün insanlar aylarca belirsizlik içinde bekletiliyor. Aralarında kanser hastası olan arkadaşlarımız var; on aydır havuzda bekletiliyorlar. Bu insanların yaşam mücadelesi görmezden geliniyor” ifadelerini kullandı.

“VİCDANLARI RAHAT MI?”

Sendika yöneticilerine de tepki gösteren İçöz, “Her ay düzenli maaşlarını alıyorlar. O maaşların işçinin ödediği aidatlarla ödendiğini unutmamalılar. Biz geçim derdiyle, hastalıkla ve belirsizlikle mücadele ederken sendikanın sessiz kalması kabul edilemez. Gerçekten vicdanları rahat mı?” diye sordu. İçöz, “İşçinin yanında olması gerekenler koltuklarını koruma derdine düşmüş durumda. Baskıya karşı durmak yerine susmayı, mücadele etmek yerine uzlaşmayı seçtiler. Biz hakkımız için direnirken, sendika yönetimi adeta işverenin yükünü hafifletiyor. Böyle bir sendikacılık olmaz; bu açıkça işçiye ihanettir” dedi.

İzmir düşmanları bu kez Bayraklı kıyısını kirletti!
İzmir düşmanları bu kez Bayraklı kıyısını kirletti!
İçeriği Görüntüle

“AYLARDIR BEKLEYEN ARKADAŞLARIM VAR”

Yıllardır emek verdiği şirketinden, kıdem tazminatını alma umuduyla çıkış yaptığını söyleyen İçöz, “Tazminat dışında alacaklarım da var. Söz verildiği halde banka promosyonu bile alamadım. Çıkmazdayım. Tek umudum tazminatım” diye konuştu. Hukuk mücadelesine başlayacağını ancak havuzdaki arkadaşlarının durumuna da çok üzüldüğünü kaydeden İçöz, “Ben 2,5 ayda tükendim. Bekar olduğumdan sorunlarla tek başıma uğraşıyorum. Ancak aylardır havuzda olan arkadaşlarımız var. Evli ve çocuklu çalışanların durumu çok daha ağır” dedi.

“ARKAN YOKSA BİR ŞEY YAPAMIYORSUN”

Hem İzBB hem de sendikanın işçiye yaklaşımını eleştiren İçöz, “Belediye ya da sendika fark etmiyor. Eğer sağlam bir arkan ya da tanıdığın yoksa hiçbir şey yapamıyorsun. Kesinlikle tanıdığın olmalı. Ben tek başıma bırakıldım ve bana verilen hiçbir söz tutulmadı” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.

Muhabir: BİRKAN YÜKSEL