CHP İzmir İl Başkanlığı, ‘Gerçekleri Bilmeye Hakkınız Var’ başlığıyla hukuk paneli düzenledi. İzmir Devlet Opera ve Balesi Elhamra Sahnesi’nde gerçekleştirilen panele İl Başkanı Çağatay Güç, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek ve CHP İzmir İl Başkan Vekili Murat Aydın konuşmacı oldu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin önceki dönem Başkanı Tunç Soyer'in bir mektupla seslendiği panelin moderatörlüğünü Siyaset Bilimci Doç. Dr. Onur Alp Yılmaz üstlendi.
Panele CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel ve ilçe belediye başkanları ile partililerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. CHP'nin 19 Mart sürecinden bu yana yaşadığı yargı baskısı panelde masaya yatırılırken, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Tunç Soyer başta olmak üzere tutuklu CHP'lilerin yaşadığı hukuksuzluk ele alındı.
"SİYASETİMİZ MEMLEKET İÇİN"
Panelde Tunç Soyer'in mektubu okundu. Soyer, Buca Kırıklar Cezaevi'nden kaleme aldığı mektupta, "Bizim pusulamız adalet, rehberimiz halktır. Siyasetimiz makam için değil memleket içindir" dedi.
19 Mart'tan beri yaşanan baskı sürecinin parti içinde bir kenetlenme fırsatı olarak görülmesi gerektiğine işaret eden Soyer, mektubunda "Biliyorum zor günlerden geçiyoruz ama unutmayın. Tarih boyunca hak olanlar sonunda kazanmıştır. Gelecek bizim" ifadelerini kullandı.
Soyer'in mektubunun tamamı şöyle:
"Kıymetli Cumhuriyet Halk Partisi örgütümüz. Benimle ilgili yürütülen hukuki süreç yerel yönetim anlayışımızın halkçı belediyeciliğin ve temiz siyaset iddiamızın sınandığı bir süreçtir. Bir tek çocuk yatağa aç girmesin, bir tek genç umutsuz kalmasın istedim. Görev süren boyunca Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurucu ilkelerinden asla vazgeçmedim. Taşıdığımız bayrağı bir adım yükseğe taşımak için canla başla çalıştım. Adaletin er ya da geç tecelli edeceğine inancım tamdır.
Bizler hukuka saygıyı yalnızca kendimiz için değil, herkes için savunan bir partinin mensuplarıyız. Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetini taşıyan Cumhuriyetimizin kurucu partisi, Cumhuriyet Halk Partisi en zor zamanlarda dahi demokrasiye ve hukuk devletine sahip çıkmıştır. Bugün de yapmamız gereken budur. Soğukkanlılıkla vakarımızı koruyarak dayanışmamızı büyüterek mücadele etmek. Çünkü biliyorum ki geleceğe biz kuracağız, gelecek bizim. Sizlerden ricam bu süreci bir kırgınlık ya da umutsuzluk vesilesi değil, daha güçlü bir kenetlenmenin fırsatı olarak görmenizdir.
Örgütlü gücümüz en büyük teminatımızdır. Mahallede, ilçede, ilde, nerede bir yurttaşın derdi varsa orada olmaya devam edin. Kapıları çalmaya, gönüllere dokunmaya, halkın sesini dinlemeye devam edin.
Çünkü bizim siyasetimiz makam için değil, memleket içindir. Biliyorum zor günlerden geçiyoruz ama unutmayın. Tarih boyunca hak olanlar sonunda kazanmıştır. Bizim pusulamız adalet, rehberimiz halktır. Bugün burada konuşulanlar yarının aydınlık Türkiye'sinin harcını kuracaktır. Ben sizlere güveniyorum.
Örgütümüzün sağ duyusuna, birikimine ve vicdanına güveniyorum. En kısa zamanda özgür günlerde yine omuz omuza yine yan yana olacağımıza yürekten inanıyorum. Dayanışmanız, dualarınız ve mücadeleniz için her birinizi ayrı ayrı selamlıyor, teşekkür ediyorum.
Yaşasın demokrasi, yaşasın adalet, yaşasın örgütlü mücadelemiz. Aydınlık günler mutlaka gelecek. Gelecek olsun.
Tunç Soyer, İzmir 1 nolu F-Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu, Buca, Kırıklar Cezaevi"
"SİYASİ İNTİKAM OPERASYONU"
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen 19 Mart'la başlayan sürecin idari bir baskı değil siyasi bir intikam operasyonu olduğuna vurgu yaparak tutukluların ailelerinin de hukuksuzluklar yaşadığını hatırlattı. Gökçen, Dilek İmamoğlu'nun kardeşini örnek göstererek "Hepsinin ailesine, yakınına, çoluğuna çocuğuna bir iftira, bir gizli tanık beyanıyla çökme operasyonu” dedi.
Gökçen, "Bu artık hukuk mücadelesi değil, bu bir haysiyet mücadelesidir. Yapılan şey adalet tesis etmek değil bir intikam operasyonudur. Siyasi rakiplerini sandıkta yenemeyenler yargı eliyle intikam alarak tasfiye etmeye çalışıyorlar. Ama unuttukları bir şey var; halk bu intikam hırsını görüyor ve not ediyor" dedi.

"HUKUK BİR RÖVANŞ MEKANİZMASI DEĞİLDİR"
İl Başkanı Çağatay Güç'ün konuşmasında da hukukun siyasal bir araç haline getirildiği vurgusu vardı.
Seçimle kazanılamayan belediyelerin "dosyalarla" kazanılmaya çalışıldığını söyleyen Güç, halkın sandıkta verdiği yetkinin yargı eliyle geri alınmak istendiğini vurguladı.
Güç, “Hukuk bir rövanş mekanizması değildir; bir partiye göre çalışan aparat hiç değildir. Hukuk; zayıfı güçlüye karşı korumaktır. Seçilmişi talimata karşı korumaktır. Milletin iradesini sarayın iradesine karşı savunmaktır. Bugün yaşadığımız sorun tam da budur. Türkiye’de hukuk devletinin yerine talimat devleti inşa edilmeye çalışılmaktadır." dedi.





