Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın dizi yapımcılarıyla gerçekleştirdiği toplantıdan, yurt dışına satışı yapılmış yapımlara bölüm başına yaklaşık 33 bin dolar kamu desteği sağlanması kararı çıktı. Ancak açıklanan destek modeli, sektörde uzun süredir yaşanan daralma ve artan işsizlik nedeniyle tartışma yarattı. Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen), ekonomik krizin etkisiyle set çalışanlarının ciddi hak kayıpları yaşadığına dikkat çekerek, kamu kaynaklarının yapım şirketlerinin kârlılığını artırmaya değil, emekçilerin istihdamını koruyacak ve çalışma koşullarını iyileştirecek politikalara yönlendirilmesi gerektiğini açıkladı.
"YAPIMLAR ARTIK SADECE DIŞ PAZAR İÇİN ÜRETİLİYOR"
Sine-Sen tarafından yapılan açıklamada, son yıllarda televizyon dizilerindeki reklam gelirlerinin ciddi oranda azaldığına ve sektörün iş hacminin daraldığına dikkat çekildi. Bu durumun projeleri tamamen yurt dışı pazarına odakladığını belirten sendika; bütçelerin büyük kısmının 'star' oyunculara ve yüksek maliyetli mekanlara ayrıldığını, yurt dışı satışı gerçekleşmeyen projelerin ise anında iptal edildiğini vurguladı.
"SEKTÖR EMEKÇİSİ İŞSİZLİĞE MAHKUM EDİLİYOR"
Açıklanan teşvik modelinin zaten uluslararası pazarda yer bulan projelere yönelmesini eleştiren Sine-Sen, şu ifadeleri kullandı:
"Bu süreç sektörde üretim hacmini daraltmış, set sayısını azaltmış ve dizi emekçileri açısından işsizliği büyütmüştür. Sektör emekçileri kamu teşviklerinin istihdamı artırmaya yönelik tasarlanmasını beklerken, desteğin halihazırda kazanç sağlayan projelere gitmesi kabul edilemez."
BAKANLIĞA SORUMLULUK ÇAĞRISI
Sine-Sen, kamu kaynaklarının yapımcıların kâr marjını artırmak yerine, dizi emekçilerinin haklarını güvence altına almak için kullanılması gerektiğini savundu. Çalışma koşullarının iş hukuku gözetilerek yeniden düzenlenmesi gerektiğini hatırlatan sendika, ilgili bakanlıkları sorumluluk almaya çağırarak; önceliğin iş güvencesi, sağlıklı çalışma ortamı ve istihdamın artırılması olması gerektiğini belirtti.





