İz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, KAYIT’ın yeni bölümünde İzmir’de çok konuşulan gündem konularını yorumladı. İzmir’de CHP’nin eski ilçe başkanlarının bir araya geldiği buluşma ve buradaki mesajları değerlendiren Kartal, CHP Genel Merkezi ile ilgili eleştirilerini sıraladı.

“PARTİYİ ELEŞTİRDİĞİNDE YAFTALANIYORSUN”

Buluşmayla ilgili ayrıntıları aktaran Kartal şunları söyledi: “Şimdi bir kere bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü gibi bir toplantı. Dönem dönem böyle buluşmalar olur ama ilk defa SHP döneminde bile ilçe başkanlığı yapmış olan başkanların da katıldığını öğrendim. Toplantı 3 saat sürüyor. En büyük kaygı aman ha muhalif gibi de görünmeyelim… Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nde maalesef bu dönem böyle küçük bir şey söylediğinde hemen yaftalanıyorsun. Kılıçdaroğlu’cu mu bu? Değişim karşıtı mı falan… Tam şey gibi oldu, 15 Temmuz sonrasında muhalif görünen herkesin iktidar tarafından FETÖ’cü olmakla yaftalanarak öyle bir korku nedeniyle susmaya başlaması gibi oldu. 15 Temmuz’dan sonra böyle bir durum var ya, aman çok konuşmayayım FETÖ’cü derler diye. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi’nde maalesef 38. Olağan Kurultay böyle bir milat. Ondan sonra aman çok konuşursam beni muhalif, beni Kılıçdaroğlu’cu ilan ederler. Aman çok da konuşmayayım diye bir sansür hali gelişmiş oldu. Ederlerse de etsinler tabii... Böyle siyaset yapılamaz kuşkusuz.

İzmir’de kuyu tartışması sürerken Valilik’ten dikkat çeken ihale
İzmir’de kuyu tartışması sürerken Valilik’ten dikkat çeken ihale
İçeriği Görüntüle

“İKTİDAR ALTERNATİFİ BİR PARTİDE BUNLAR OLMAMALI”

En azından iktidar partisinde eleştirilen şeyin, iktidar alternatifi bir partide olmaması gerekir. O yüzden bu toplantıda öğrendiğim ilk şey bu. İnsanların bir derdi var belli ama bu derdini anlatırken sakın biz de muhalif görünmeyelim diye bir oto sansür olduğunu söylemek mümkün. Şimdi 100 civarında kişi katılıyor. İlçe başkanlığı şöyle bir şey Cumhuriyet Halk Partisi’nde; sorumluluk var, bir sürü yük var ama yetki, etki yok. Derdi, çileyi onlar çekiyorlar ama yani sorun çözebilecekleri çok şey olmadığı için de, bahsettiğim türden ilçe belediye başkanının suyuna gider bir hale düşmek zorunda kalıyorlar. Uğraşıyor, ediyor, 3-5 yıl koşturuyor, ailesinden çoluğundan çocuğundan feragat ediyor.

“NE ARAYAN VAR NE DE FİKRİMİZİ SORAN…”

Siyaset sonuçta biraz da ilerleme işi ya, hiçbir şey de olamıyor. Bu yüz küsur civarında kişi içerisinde aday olabilen yaklaşık 5-6 kişi var. Geri kalanı emek harcamış, 2 yıl, 3 yıl uğraşmış. Çoluğundan, çocuğundan, kendinden, işinden vermiş. Ondan sonra çekilmiş gitmiş. Dert şu; ya o kadar emek harcadık da bizi ne arayan var, ne soran var, ne fikrimizi alan var.

“CHP SANKİ SIFIRDAN BAŞLAMIŞ GİBİ BİR HAVA VAR”

Ve genel eğilim noktasında şöyle bir eğilimden bahsediyorlar, son seçimde yüzde 37’ye ulaştı Cumhuriyet Halk Partisi ve son seçimlerde belediye sayısını arttırdı. Sanki bu 38. kurultaydan sonra Cumhuriyet Halk Partisi yeniden kurulmuş gibi. Yani İzmir’de 29 ilçe kazanıldı ya, işte yeni arkadaşlar kazandı… Öncesi hiç yok. Sanki sıfırdan başlanmış. Yani yıllarca bir şey biriktirilmemiş, yıllarca bir emek verilmemiş. Mesela bir önceki belediye seçimlerinde ilk defa Ankara ve İstanbul kazanılmıştı. 11 büyükşehir kazanılmıştı. Sanki o hiç olmamış da bu sefer kazanılmış hepsi gibi. Bunu ilçelere yayarak söylersen, yani 10 yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi ilçe yöneticiliği yapanlar, ilçe başkanlığı yapanlar, milletvekilleri, diğer partililer hiç çaba harcamamış, onlar sayesinde de aynı zamanda kazanılmamış gibi bir hava var. O yüzden onlara ne soruluyor ne danışılıyor ne de yönetilmiyor zaten. Buna dair bir sitem olduğu kesin.

“PARTİ AİDİYETİ KAYBOLUYOR” KAYGISI

Şöyle bir kaygı var, parti aidiyeti, partili kimliği kayboluyor diye bir kaygı var. Yani her dönem zaten şuna yakın, buna yakın gibi şeylerin olduğunu söylüyor toplantıya katılanlar. Ama bu dönem iyice bu işin şirazesi kaydı. Partililik, geçmişten gelmek, emek harcamış olmak, bunların hiçbir anlamı yok. Doğrudan birilerine yakın olmanın çok ciddi bir belirleyici olduğu dönemdeyiz diye bir itirazları var. Sordum katılanlara. Dedim ki devam eder mi? Dönem dönem oluyor ya böyle. Bir onu sordum, bir dedim ki herhangi birine yakın mı bu? Ne bileyim, Aziz Kocaoğlu yakınlarının yönettiği, Tuncay Özkan’a yakınların yönettiği... Bir şey mi yani bu? Hayır dedi. Yani bunları sorduklarım çok karma. Tek ortak özellikleri eski ilçe başkanları olmuş olması. Peki, devam eder mi? Bu kadar katılımı beklemiyorlarmış. SHP’den bile katılanlar var ya, tamamına yakını zaten katılmış. Devam etmesiyle ilgili bir irade var. Madem bizi dinlemiyorlar, biz bir araya gelelim, derdimizi anlatalım.

"İL BAŞKANI İLE GÖRÜŞMEK İSTİYORLAR"

Ne olacak bundan sonra dedim. İl başkanıyla görüşmek istiyorlar. İkincisi diyelim ki bundan sonraki toplantıyı Bayraklı’da yapacaklar, Bornova’da yapacaklar. Nerede yapacaklarsa oradan ilçe başkanı davet etmek istiyorlar. Yani biz konuşmak istiyoruz. Bu partinin bir hafızası var. E biz emek harcadıysak emeğimiz varsa söz hakkımız var kardeşim diye bir irade olduğunu söylüyorlar. İzleyip takip edeceğiz. Söz söyleme haklarını kendi emeklerinde gördükleri bir toplantı bu.”

Muhabir: DOĞUKAN FİKRİ FİDAN