23 Nisan 1920, Türk milletinin bağımsızlık yolunda kaderini kendi ellerine aldığı tarihi bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışı ile birlikte milli egemenlik resmen hayata geçirilirken, zorlu bir mücadelenin ardından Cumhuriyet’e uzanan yolun temelleri atıldı. Yapılan açıklamada, bu sürecin kolay kazanılmadığı ve milletin büyük fedakârlıklar yaptığı vurgulandı.
"EGEMENLİK TEK ADAMLARDAN ALINDI MİLLETE VERİLDİ"
23 Nisan’ın hem ulusal egemenliğin hem de çocukların bayramı olduğunu söyleyen Özel, iki başlığın da bugün güvende olmadığını savundu. Özel, şunları dile getirdi:
“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün iki büyük onuru bir arada yaşıyoruz. İlk olarak Türkiye Cumhuriyeti topraklarında egemenliğin tek adamlara, padişahlara, sultanlara değil sadece millete ait olduğunun temin ve tescil edildiği Ulusal Egemenlik Bayramımızı, Gazi Meclisimizin 104. doğum gününü kutluyoruz. İkinci olarak ise bu özel günün tüm dünya çocuklarına armağan edilmesinin kıvancını hep birlikte yaşıyoruz. Ancak ne acıdır ki iki bayramın adandığı ulusal egemenliğimiz de çocuklarımız da ağır saldırı altındadır. İkisi de güvende değildir"
HalkTV’de yer alan habere göre, CHP’ye dönük kapatma ve butlan tartışmalarına da değinen Özel, şunları dile getirdi:
"Bugün Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Cumhuriyet Halk Partisi'ne kapatma davasından butlana kadar dedikodular yapılıyor. Bu partinin evini yakmaya çalışanlar başarılı olursa bu Meclis'in, bu demokrasinin kül olmasına nasıl engel olacağız?
Demokrasiye kasteden vesayetçiler her gün saldırıyor. Bu millet her sabah bir operasyona uyanıyor. Değerli arkadaşlar, bizi iyi tanıyın. Biz boynumuzu veririz ama boyun eğmeyiz. Biz devleti kuran partiyiz. Bir avuç darbeciye teslim olmayız. Size saldırdıklarında da darbecilerin karşısındaydık, bize saldırdıklarında da darbecilerin karşısındayız"
Çünkü biz sussak evlatlarımız susmayacak. Biz unutsak tarih unutmayacak, tarih affetmeyecek. Ama şunu da bilin; Türkiye'de çok kirli ve riskli bir yol açılmıştır. Yarın günü gelir, bir gözü dönmüş savcı, bir gizli tanık bulan her istediğine her iftirayı atabilir. Yarın günü gelir, bir asliye hukuk hakimini şeytana uyduran her siyasi partinin il başkanlığını ele geçirebilir. Yarın günü gelir, Bölge Adliye Mahkemesi'ne bastıran bir siyasi partinin seçilmişlerini görevinden edebilir
Ateşle oynuyorlar değerli arkadaşlar. Ateşle oynayan elini yakar, ateşle oynayan evini yakar. Yargıyla oynayan memleketin geleceğini yakar.”





