İz Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, KAYIT programının 23’ücü bölümünde; İzmir’de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de katıldığı; kooperatif modeliyle hayata geçirilen kentsel dönüşüme ilişkin anahtar teslim törenini değerlendirdi.
“KILIÇDAROĞLU VE SOYER SÖZ VERDİ”
Kartal’ın açıklamaları şöyle:
“Bu proje ilk ilan edildiğinde, hatırlayalım İzmir depremi canımızı yakmışken, buraya dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geldiğinde insanlar çevirip, ‘Siz 25 yıldır burayı yönetiyorsunuz. Neden kentsel dönüşüm olmuyor’ diye Kılıçdaroğlu’na da Tunç Soyer’e de tepki gösterdi. Daha o tepki o alanda sıcağı sıcağına yapılmışken, tepkinin olduğu alanda Kılıçdaroğlu ve Soyer, ‘Hızlıca üzerimize düşeni yapacağız’ diyerek söz vermişti.
“ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYDU”
Canı yanan, yakınlarını enkaz altında bırakmış, korku ve panik içindeki İzmirlilere bu söz verilmişti. Tunç Soyer kulağının üstüne yatmadı. ‘İkinci döneme bırakayım, sonra yapayım’ da demedi. ‘Ekonomik sorunlar var’ da demedi. ‘Dolar kuru yükseliyor’ da demedi. ’10 büyük şehri sarsan 6 Şubat depremi de var’ demedi. Aksi gibi hemen elini taşın altına koyarak bu projeyi başlattı.
“PROJEDEN RAHATSIZ OLANLAR MÜKAFATLANDIRILDI”
Dönemin cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu temel atma töreni için buraya geldiğinde, ‘Bu projeyi; Halk Konut Projesi’ni iktidarımızda tüm Türkiye’ye yayacağız’ demişti. Tabii bundan o dönemde rahatsız olanlar İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde mükafatlandırıldılar. Genel müdür yardımcısı yapıldılar. Daire başkanlıkları falan verildi, o ayrı bir şey... Siyasi iktidarın da bu konuya nasıl baktığını biliyoruz. ‘Siz TOKİ ile mi yarışacaksınız’ diyerek büyüyebilecek ve Türkiye’de yaygınlaşabilecek, belediyeler üzerinden on binlerce insanın evini dönüştürebilecek bir proje, el birliğiyle bu hale getirildi. Siyasi iktidarın TOKİ ile ilgili hazımsızlığı, büyük inşaat baronlarının bu konuya kötü bakması ve kendilerine rakip görmesi ve maalesef CHP’nin içindeki halef selef kavgası nedeniyle bu hale getirildi.
“HER ŞEYE RAĞMEN İLK ETAP BİTTİ”
İzmir Büyükşehir Belediyesi eliyle inşaatlar durdurulmuş olmasına rağmen, projenin mimarları, İzBB Başkanı’nın şikayetiyle operasyona maruz kalıp tutuklanmış olmasına rağmen, 100’e yakın bürokrat ve proje ortağı gözaltına alınmış olmasına rağmen, ilk başlayan etabın anahtarları teslim edildi.
“TUNÇ SOYER’E TEŞEKKÜR ETMESİNLER DİYE…”
İşte bu ‘rağmen’ler nedeniyle tören binaların önünde değil Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapılıyor. Bu ‘rağmen’ler nedeniyle sadece beş kişi temsilen katıldı. Bir tanesi de çıkıp Tunç Soyer’e teşekkür etmesin diye. Çünkü belki de biri çıkıp Soyer’e teşekkür edecekti. Belki de biri çıkıp, ‘Neden bu kadar geciktirdiniz’ diye geciktirenlere tepki gösterecekti... Ama bu böyle olmamalıydı. Bu proje ilk geldiğinde boğulmaya çalışılmamalıydı. Bu kadar insan, böylesi iyi işler yaptığı için cezalandırılmaya çalışılmamalıydı. Bir iş birliğine gidilmemeliydi. Şu an direnilenlere karşı o dönem bir iş birliği söz konusuydu... Yani anahtarlarını teslim alan insanların bile sevincini kursağında bırakan bir törene dönmüş oldu. Yine de hayırlı olsun tabii. Dilerim diğer etaplar da hızlıca, hak sahiplerinin, kooperatif üyelerinin mağduriyetleri yükseltilmeden, rakamlar adrese teslim müteahhitlere verilerek yükseltilmeden hızlıca bitirilir ve teslim edilir diye düşünüyorum.
“GENEL BAŞKANIN DA İŞİ ZOR…”
Böylesi güzel, böylesi önemli ve baştan sona CHP unsurlarının hayata geçirdiği bir proje... Tüm Türkiye’ye hediye edilmesi gerekiyorken, bu projeyi böyle ölü doğmuş şekilde törenle açmış olmaktan ötürü ben genel başkanın da üzgün olduğunu düşünüyorum. O gün keşke en azından bir ‘Elinize sağlık’ mesajı da verilebilseydi salondan. Onun işi de zor. Bir yandan Tunç Soyer’lere teşekkür etse Cemil Tugay salonda karşısında. Mağdurlardan özür dilese başka bir durum. Yani yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal.
“BİRAZ TORBA TÖREN OLDU”
Tören de biraz torba tören oldu her şeyin içine doldurulduğu... Sinevizyonda izliyoruz mesela; Yağmur Hasadı. Onu da koymuşlar. Bazı projelerin isimleri değiştirilmiş, bazıları zaten geçmişten beri devam eden projeler. Yani böyle bir tören oldu. Çeşme, Urla ve Konak’taki açılışların çok daha anlamlı ve neyin açıldığının anlaşıldığı işler olduğunu düşünüyorum. Yani Çeşme’ye gidiyorsun. Proje belli, anlatacağın bir şey var. Urla’ya gidiyorsun, çok somut... Konak’a geliyorsun; Zaten Ferdi Zeyrek için açılmış gençlik merkezi...”





