Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın başarıyla imha edildiğini duyurdu. Açıklamada, Türkiye’nin NATO’nun entegre hava ve füze savunma sistemi kapsamında, tehdit karşısında en uygun ve hızlı müdahale araçlarını otomatik olarak devreye aldığı vurgulandı. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın toplantısında ayrıca Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na girişinin yıl dönümü ve yaklaşan Kuzey Makedonya’daki anma töreni hakkında bilgi verdi.
Aktürk, Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi etkinliklerine ilişkin, "18 Mart'ta Deniz Kuvvetlerimiz tarafından, TCG Nusret müze gemimizin de yer aldığı 13 gemi ile Çanakkale Boğazı'nda Geçit Töreni yapılacak, törene katılacak 3 gemimiz 16-17 Mart'ta halkımızın ziyaretine açılacak, SOLOTÜRK tarafından 17-18 Mart'ta Çanakkale’de gösteri uçuşları yapılacaktır. Ayrıca Mehteran Birlik Komutanlığımız ile 5'inci Kolordu Bölge Bando Komutanlığımız tarafından 18 Mart'ta Çanakkale'de konser icra edilecektir" bilgilerini paylaştı.
"4 PKK'LI TERÖRİST DAHA TESLİM OLDU"
Aktürk, terörle mücadeleye ilişkin şunları kaydetti:
"Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde, 4 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Ayrıca, son bir haftada imha edilen 3 kilometre tünel ile birlikte Menbic'de tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95'i (462 km) başarıyla imha edilmiş, böylelikle Suriye harekat alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 764 (Tel Rıfat: 302 / Menbic 462) kilometre olmuştur."
Hudut güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Hafta boyunca, yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere 78 şahıs yakalanmış, bin 733 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 278, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 13 bin 493 olmuştur" ifadelerini kullandı.
"BAZI MÜHİMMAT PARÇALARININ GAZİANTEP VE DİYARBAKIR'DA BOŞ ARAZİYE DÜŞTÜĞÜ OLAYDA CAB KAYBI MEYDANA GELMEDİ"
Aktürk, 9 Mart'ta, İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına giren ve etkisiz hale getirilen balistik mühimmat ile bölgedeki gelişmelere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
"9 Mart'ta, İran'dan ateşlenen ve hava sahamıza giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Bazı mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır'da boş araziye düştüğü olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma meydana gelmemiştir.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan, İran'ın üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırılarıyla genişleyen çatışmalar kapsamında, hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla milli düzeyde alınan tedbirlere ilave olarak, Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya'dan görevlendirilen bir Patriot sistemi Malatya'da konuşlandırılmaktadır. Ayrıca, yaşanan çatışmalardan kaynaklanan füze ve İHA/drone tehdidi sonrasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar kapsamında 6 adet F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemleri KKTC'ye konuşlandırılmıştır.
"HERHANGİ BİR YIĞILMANIN BULUNMADIĞI İRAN HUDUT HATTIMIZDA GEREKLİ TEDBİRLER ALINIYOR"
Diğer yandan, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar sonrasında hava sahamızın güvenliğini sağlamak ve olası ihlalleri önlemek amacıyla muharip uçaklarımızla hava devriyesi icra edilmekte, Doğu Akdeniz'de deniz ve hava unsurlarımız tarafından seyir, keşif ve gözetleme yapılmakta, herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketliliğin bulunmadığı İran hudut hattımızda muhtemel risk ve tehditlere karşı gerekli tedbirler devletimizin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içinde alınmaktadır.
Ülkemiz yaşanan bölgesel gelişmeler karşısında hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve KKTC'nin güvenliğini sağlamak amacıyla milli imkan ve kabiliyetlerini kullanmaya, savunma ve caydırıcılık temelinde, NATO ve müttefiklerimizle eşgüdüm içerisinde gerekli tüm tedbirleri almaya ve bölgesel barış ve istikrarın korunmasına katkı sunmaya devam edecektir. Bu vesileyle masum sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaların derhal sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkesin sağlanmasının önemini bir kez daha vurguluyoruz."
MSB, İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmatın etkisiz hale getirilmesinde Rus yapımı S-400'lerin neden kullanılmadığına ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"Ülkemizin hava ve füze savunma faaliyetleri, tehdit değerlendirmeleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda çok katmanlı bir yapı içinde yürütülmektedir. Bu kapsamda en uygun savunma unsuru, angajman kuralları ve mevcut operasyonel tablo dikkate alınarak belirlenmektedir.
Türkiye, NATO'nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem, erken uyarı sensörleri, komuta kontrol sistemi ve önleme füzelerinden oluşmaktadır. Bir balistik füze tespit edildiğinde, müdahale süresinin çok kısa olması sebebiyle sistem en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlemektedir. Ülkemize yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurları devreye alınarak söz konusu mühimmat başarıyla imha edilmiştir."
"İNCİRLİK BİR TÜRK ÜSSÜDÜR"
İncirlik Üssü'ne ilişkin MSB'den yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
"İncirlik bir Türk üssüdür. Eskişehir'deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı olarak görev yapan 10'ncu Ana Jet Üs Komutanlığımız Adana İncirlik'te konuşludur. 10'ncu Ana Jet Üs Komutanlığımızda, F-16 filomuz, Tanker filomuz ve İHA'larımız bulunmaktadır. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyeti'ne aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez. Orada ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askeri personeli de bulunmaktadır."
"ATILAN ADIMLAR HEM TÜRKİYE'NİN HEM NATO'NUN ORTAK GÜVENLİĞİNİ TAHKİM ETMEYİ AMAÇLIYOR"
MSB'den yapılan açıklamada, Malatya'ya konuşlandırılan Patriot sistemine ilişkin şu bilgilere yer verildi:
"ABD-İsrail ile İran arasında devam eden şiddetli çatışmalar kapsamında ülkemize yönelik İran’dan farklı zamanlarda ateşlenen iki balistik mühimmat NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Yaşanan gelişmeler karşısında hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla milli düzeyde aldığımız tedbirlere ilave olarak NATO müttefiklerimizle yürütülen istişare mekanizmaları etkin şekilde devreye alınmıştır. Bu kapsamda, NATO Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya'dan görevlendirilen bir Patriot sistemi, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya'ya konuşlandırılmaktadır.
NATO, müttefik ülkelerin hava sahalarını ve topraklarını koruma iradesine sahip bir güvenlik ittifakıdır. Türkiye ise jeostratejik konumu, güçlü ordusu ve İttifak'ın güneydoğu kanadındaki kritik rolüyle bu yapının en önemli unsurlarından biridir. Atılan bu adımlar hem Türkiye'nin hem NATO'nun savunma, caydırıcılık ve müttefik dayanışması anlayışıyla ortak güvenliğini tahkim etmeyi amaçlamaktadır."
"YUNANİSTAN'IN ADALARIN STATÜLERİNİ İHLAL EDEN GİRİŞİMLERİ HUKUKA AYKIRILIK YARATMAKTA"
Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'deki son faaliyetlerine ilişkin Bakanlık açıklamasında, şunlar kaydedildi:
"Doğu Ege Adaları Yunanistan'a 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması ile gayri askeri statüde bulundurulma şartıyla devredilmiştir. Limni (Lozan Barış Antlaşması) ve Kerpe Adaları (Paris Barış Antlaşması) gayri askeri statüde olması gereken adalardır. Gayri askeri statü, antlaşmaların esaslı şartı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla gayri askeri statünün ihlal edilmesi esaslı bir ihlale sebep olmakta ve bu oldu-bitti çabaları hukuken tek taraflı olarak gayri askeri statünün sona erdiği sonucunu doğurmamaktadır. Bu husus devletimizin en üst kademesi tarafından da dile getirilmiştir.
Yunanistan'ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık yaratmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir. Coğrafyamızda süregelen güvenlik krizlerine karşı NATO müttefikleri arasında bu tarz durumların yaşanması kabul edilemezdir. Yunanistan'ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgemizde yaşanan krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerini kabul etmediğimizi ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri aldığımızı ifade ediyoruz."
"KKTC'YE BİZ YETERİZ"
MSB, Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında KKTC için alınan tedbirlere ilişkin şu açıklamayı yaptı:
"KKTC'nin güvenliği ile Doğu Akdeniz'de barış ve istikrarın muhafazası, Türkiye açısından stratejik önemdedir ve bu konudaki tutumumuz net ve değişmezdir. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalardan kaynaklanan füze ve drone tehdidi sonrası KKTC'ye konuşlandırdığımız hava ve hava savunma unsurlarımız, caydırıcılığı tahkim etmeye, hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yöneliktir. Aldığımız bu ilave tedbirler sadece KKTC'ye değil, Ada'nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacaktır.
Bilindiği üzere Türkiye Kıbrıs'ta Garantör ülkedir. Garantör olmayan bazı ülkelerin Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz'e askeri unsur sevk ettiği bir ortamda, Türkiye'nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerinde ve dengeli bir güvenlik yaklaşımının gereğidir. KKTC'ye biz yeteriz. Türkiye, bölgede gerilimi artıran değil barış ve istikrarı koruyan bir anlayışla hareket etmektedir. KKTC'nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Bununla birlikte, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir hasmane tutuma ve oldubittiye izin vermeyecek, Garantörlüğün vermiş olduğu hak ve yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz."




