Apartmanlarda sonradan yaptırılan cam balkonlar ve özellikle alt katlarda güvenlik amacıyla kullanılan demir parmaklıklarla ilgili dikkat çeken bir Yargıtay kararı gündeme geldi. Binanın onaylı mimari projesine aykırı olan ve kat maliklerinden gerekli yazılı izin alınmadan yapılan uygulamalar için söküm kararı verilebiliyor. Üstelik eski hale getirme sürecinin başlaması için tek bir kat malikinin Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurması yeterli olabiliyor.
Karar özellikle Türkiye'de çok sayıda apartmanda kullanılan cam balkon sistemlerini yakından ilgilendiriyor. Cam balkonun şeffaf, hafif veya katlanabilir olması da tek başına uygulamayı hukuka uygun hale getirmiyor.
DIŞ CEPHEDE İZİNSİZ DEĞİŞİKLİĞE DİKKAT
Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında kat maliklerinin binanın mimari yapısını ve dış görünüşünü koruma yükümlülüğü bulunuyor. Bu nedenle bağımsız bölüm içerisinde yapılan değişikliklerle binanın dış cephesine müdahale eden uygulamalar aynı şekilde değerlendirilmiyor.
Zemin ve birinci katlarda güvenlik amacıyla taktırılan demir parmaklıklar ile balkonların kullanımını daha konforlu hale getiren cam balkon sistemleri de belirli şartlarda hukuka aykırı hale gelebiliyor. Uygulamanın binanın onaylı projesinde bulunmaması, dış cephe bütünlüğünü değiştirmesi ve kat maliklerinden gerekli onayın alınmamış olması halinde konu yargıya taşınabiliyor.
TEK BİR KOMŞUNUN BAŞVURUSU YETERLİ OLABİLİYOR
Dikkat çeken noktalardan biri de apartmandaki diğer kat maliklerinin tamamının şikayetçi olmasının gerekmemesi. Metinde aktarılan karara göre, tek bir kat malikinin Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurmasıyla eski hale getirme süreci başlayabiliyor.
Mahkemenin uygulamanın projeye ve mevzuata aykırı olduğuna karar vermesi durumunda ise cam balkon veya demir parmaklıkların sökülmesi gündeme gelebiliyor.
CAM BALKON İÇİN 5'TE 4 YAZILI ONAY DETAYI
Cam balkon yaptıranları ilgilendiren en önemli ayrıntılardan biri ise kat maliklerinin onayı. Balkonlar, binanın dış cephesiyle bütünleşik alanlar kapsamında değerlendiriliyor. Bu nedenle balkon kapatılırken kullanılan sistemin şeffaf, hafif veya katlanabilir olması, gerekli yasal şartları kendiliğinden ortadan kaldırmıyor.
Yönetim planında farklı bir hüküm bulunmadığı durumda, balkon kapatılmadan önce kat maliklerinin en az beşte dördünün yazılı onayının alınması gerekiyor. Dolayısıyla cam balkon yaptırmadan önce yalnızca teknik özelliklerin değil, apartmanın yönetim planının ve diğer kat maliklerinin onayının da dikkate alınması gerekiyor.
HER DEMİR PARMAKLIK AYNI ŞEKİLDE DEĞERLENDİRİLMİYOR
Karar kapsamında demir parmaklıklarla ilgili güvenlik boyutu da öne çıkıyor. Özellikle zemin ve alt katlara monte edilen yatay veya bombeli demir parmaklıkların tırmanmayı kolaylaştırabileceği belirtiliyor.
Yargıtay kararlarında bir kat malikinin kendi evinin güvenliğini sağlamak amacıyla yaptığı uygulamanın diğer kat maliklerinin can ve mal güvenliğini tehlikeye atamayacağı vurgulanıyor.
Bu nedenle tırmanmaya elverişli olduğu ve diğer daireler açısından güvenlik riski oluşturduğu değerlendirilen parmaklıklar için de söküm kararı verilebiliyor.
HANGİ DURUMLARDA SÖKÜM KARARI ÇIKABİLİR?
Mahkemelerin eski hale getirme veya söküm kararı vermesine gerekçe oluşturabilecek üç temel durum öne çıkıyor:
Mimari projeye aykırılık: Binanın onaylı projesinde bulunmayan ve dış cephenin görünümünü değiştiren müdahaleler.
Güvenlik riski: Özellikle dikey olmayan, yatay veya bombeli yapısıyla tırmanmayı kolaylaştıran ve diğer katlar açısından güvenlik riski oluşturabilen demir parmaklıklar.
Gerekli onayın bulunmaması: Dış cephede yapılan değişiklik için gereken kat maliklerinin beşte dördünün yazılı izninin alınmamış olması.
Dolayısıyla Yargıtay kararının, her cam balkonun veya her demir parmaklığın doğrudan sökülmesi anlamına gelmediğini belirtmek gerekiyor. Uygulamanın mimari projeye uygunluğu, yönetim planı, gerekli yazılı izinlerin bulunup bulunmadığı ve güvenlik açısından oluşturduğu durum belirleyici oluyor.




