Migros’ta emekçilerin eylemi sürüyor. 14 depoda 7 bini aşkın işçiyi ilgilendiren zam oranında uzlaşmaya varılamaması üzerine iş bırakan Migros işçileri direnişe devam ediyor.
Migros işçileri, insanca yaşanacak bir ücret talebiyle Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-Sen) öncülüğünde gerçekleştirdikleri eylemi, Migros'un sahibi Tuncay Özilhan'ın Beykoz'daki evinin önüne taşıdı.
Pankartları ve sloganlarla yürüyüşe geçen işçilere çevik kuvvet ekipleri engel olurken işçilerin eylemi öncesinde Beykoz Kaymakamlığının 1 günlük "eylem yasağı" kararı aldığı öğrenildi. Yasak karşısında geri adım atmayan işçiler, haklarının karşılanması için direnişlerini sürdürme kararlılıklarını dile getirdi. Çevik kuvvet ise buna karşılık işçileri abluka altına aldı.
141 KİŞİ İŞTEN ATILDI
Cumhuriyet’in haberine göre; geçtiğimiz gün, iş bırakma nedeniyle 141 kişi işten atıldı. Bunun üzerine işçiler, “Migros’tan alışveriş yapmayın. Sesimizi duyun” diyerek yurttaşlara boykot çağrısı yaptı.
İŞÇİLERİN TALEPLERİ NELER?
İşçiler, en az yüzde 50 zam yapılmasını, vergi kesintilerinin patron tarafından ödenmesini, işten çıkarılan çalışanların işe iadesini, taşeron uygulamasına son verilmesini ve banka promosyonunun patron tarafından kesilmeyip tam ödenmesini talep ediyor.
MİGROS’UN AÇIKLAMASI
İşçilerin greve çıkmasının ardından Migros ise şu açıklamayı yapmıştı:
“Türkiye genelinde taşeron firmalarca yürütülen 43 dağıtım merkezinde görev yapan 7.875 çalışanı Migros kadrosuna dahil ettik. Bu geçişle birlikte çalışanlara mevcut haklarını korumanın yanı sıra Migros Grubu’nda yaklaşık 45 bin çalışanımızın yararlandığı Toplu İş Sözleşmesi kapsamındaki sendikal haklardan da faydalanma imkânı sunmuştuk.
Çalışanlarımızın büyük çoğunluğu, sağlanan bu hakları memnuniyetle karşılayıp iş başı yapmak isterken, bir grup çalışan, defalarca uyarımıza rağmen her geçen gün artan şekilde yasa dışı eylemlerine devam etmekte, iş yeri faaliyetlerini durdurmaktadır. Daha önemlisi, bunların bir kısmı da çalışmak isteyen arkadaşlarımıza sözlü taciz ve fiziki müdahalelerde bulunarak iş güvenliğini tehdit etmeye başlamışlardır. Gelinen noktada, kanuna aykırı eylemleri sürdüren bu kişilerle yol ayrımına gidilmesi, gıda tedarik zincirinin sürekliliğinin sağlanması bir kenara, çalışan güvenliği ve iş huzuru açısından zorunlu hale gelmiştir.
Sorumluluğumuz sadece işimizin devamlılığını sağlamak değil, çalışma arkadaşlarımızın refahını ve güvenliğini garanti altına almaktır. Bu nedenle yapılan sözlü ve yazılı bilgilendirmelere rağmen eylemlerini sürdüren 141 kişinin iş akitleri, yürürlükteki mevzuat ve şirket politikaları çerçevesinde feshedilmek zorunda kalınmıştır.”




