Kent gündeminde haftalardır gündeme gelen İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılan 4 binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devri ile ilgili kriz yeniden alevlendi.
İzmir’de bulunan Meslek Fabrikası’nın tahliye süresinin dolmasıyla birlikte binaya sabah saatlerinde operasyon yapıldığı öğrenildi.
Tahliye için tanınan sürenin bugün dolmasıyla birlikte sabah saatlerinde Meslek Fabrikası’na polis ekipleri tarafından operasyon düzenlendi.
Meslek Fabrikası önünde geniş güvenlik önlemleri alınırken giriş çıkışlar kapatıldı.
Bakırçay Üniversitesi’ne tahsis edilmesi planlanan Meslek Fabrikası için verilen tahliye süresine karşı nöbet başlatılmıştı. Daha sonra tahliye sürecinin 2 hafta ertelenmesinden dolayı nöbet durmuştu.
Meslek Fabrikası önüne barikat kurulduğu görüldü. Binaya giriş çıkışlar kapatılırken binada yer alan büyükşehir personelinin çıkışına izin verilmedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sosyal medya platformu X hesabı üzerinden yaptığı ilk açıklamada ise şunları söyledi:
“İzmir’e Yaptığınız Bu Büyük Hizmet İçin Çok Teşekkür Ederiz “Vakıfların Sayın Vekilleri”
%100 mülkiyeti İzmir Büyükşehir Belediyesine ve dolayısıyla Izmir halkına ait olan meslek fabrikası binamızın tapusuna hukuksuz bir şekilde el koydunuz. Bu haksız hukuksuz uygulamanıza karşı açtığımız dava devam etmesine rağmen, alelacele belediye hizmet binamızı boşalttırmak ve verilen hizmeti durdurmak için ne uğraştınız. %100 haksız olduğunuz, sadece güç gösterisinde bulunmak için ısrar ettiğiniz bu yanlış kararı uygulamak adına belediyenin binasının sabahın beşinde yüzlerce polis tarafınca ablukaya alınması İzmir’in tarihine geçirdiğiniz bir utanç vakası olmaktan başka ne olacak sanıyorsunuz?
Dünya Sağlık Örgütünün “Tek Sağlık Zirvesine” konuşmacı olarak davet edilmiştim. Dün akşam geldiğim Lyon şehrinden, konuşmamı yapamadan ilk uçakla İzmir’e geri dönüyorum. Buradaki herkes neden buraya geldikten bir kaç saat sonra, konuşmamı yapamadan, toplantıya katılamadan döndüğümü soracak; Onlara bu durum nasıl açıklanabilir bilmiyorum. Türkiye böyle bir ülke değildi. Ne çok şeyi kaybettirdiniz ülkemize. Bir toplantı ne kadar önemli diyebilirsiniz. Ama böyle böyle kaybediliyor ülkemizin itibarı ve ülkemize dair güven.
Çok üzgünüm. Haklarımızın ve hukukun tamamen ayaklar altına alındığı belli bir siyaset mensuplarınca sahiplenilmiş bu zorbalığa karşı elbette razı olmayacağız ve boyun eğmeyeceğiz. Şehrimizi, insanlarımızı, haklılığımızı elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince savunmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Ne olursa olsun.”




