Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) 12 Şubat 2026 tarihinde "Maarifinkalbinde Ramazan" temasıyla 81 ile gönderdiği genelge, eğitim dünyasında ve veliler arasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bakanlığın Ramazan ayı boyunca okul içi ve dışı etkinlikler planlamasına karşı çıkan Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der), hazırladığı muafiyet dilekçelerini İzmir’in tüm ilçelerinde okul idarelerine teslim etmeye başladı.
"ÇOCUKLAR AÇKEN MANEVİYAT DAYATILIYOR"
Konuya dair açıklamalarda bulunan Veli-Der’den Necati Kalafat, eğitim sisteminin derin bir ekonomik ve yapısal krizden geçtiğini vurguladı.
Okullarda yemek bulamadığı için devamsızlıkların arttığını ve binlerce öğrencinin sabahın köründe ya da gecenin geç saatlerinde yollara düştüğünü hatırlatan Kalafat, "Eğitim ortamında Ramazan ayı güzellemelerinin tek sorunmuş gibi dayatılmasına karşı çıkıyoruz" ifadelerini kullandı.
Kalafat, laik eğitimin toplumsal barış için en önemli adalet mekanizması olduğunu belirterek, bakanlık yetkililerinin laikliği savunmayı suç sayan yaklaşımlarının kutuplaştırıcı bir nitelik taşıdığını savundu.

(Necati Kalafat)
VELİLERDEN OKUL İDARELERİNE HUKUKİ İHTAR
Binlerce velinin imzalayarak okullara sunduğu dilekçede ise Anayasa’nın 2, 10, 24 ve 42. maddelerine atıf yapıldı. Kamusal eğitim hizmetinin tarafsızlık ve eşitlik esasına dayanmak zorunda olduğunun altını çizen veliler, hiçbir öğrencinin dini içerikli sosyal etkinliklere katılmaya zorlanamayacağını hatırlattı.
MEB Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’ne göre bu tür faaliyetlerin ancak gönüllülük esasıyla yürütülebileceğine dikkat çekilen dilekçede, öğrencilerin bu etkinliklere katılmaması nedeniyle "yok" yazılmaması ve herhangi bir ayrımcı uygulamaya maruz bırakılmaması talep edildi.
"ÇOCUKLAR VE ÖĞRETMENLER KARŞI KARŞIYA GETİRİLİYOR"
Necati Kalafat, velilerin çocuklarının "Ramazan ayı" adı altında laik eğitim karşıtı uygulamalara maruz kaldığının altını çizdi. Bu durumun okullarda yapay sorunlar yaratarak öğretmen ve öğrencileri karşı karşıya getireceği uyarısında bulunan Kalafat, "Eğitim sisteminden beklentimiz; modern, demokratik ve bilimsel bir eğitimin laiklik ilkesi doğrultusunda verilmesidir" diyerek sözlerini tamamladı.
GENELGENİN İÇERİĞİ VE "GÖNÜLLÜLÜK" TARTIŞMASI
Bakan Yusuf Tekin imzasıyla gönderilen genelge; okul öncesinden liseye kadar her kademede etkinlikler öngörüyor.
Etkinliklerde hurma, pide ve ramazan davulcusu gibi kavramların oyunlarla öğretilmesi. Paylaşma ve yardımlaşma temalı sosyal etkinlikler. İftar söyleşileri ve maneviyat odaklı buluşmalar bulunuyor.
MEB her ne kadar bu etkinliklerin "gönüllülük ve mahremiyet" esasına dayalı olduğunu belirtse de, eğitim sendikaları (Eğitim-İş ve Eğitim-Sen) bu durumun okullarda "oruç tutan-tutmayan" ayrımına ve fişlemelere yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
EĞİTİM SENDİKALARI YARGIYA TAŞIYOR
Konu sadece velilerle sınırlı değil. Eğitim-İş Sendikası, genelgenin Anayasa’nın laiklik ilkesine ve pedagojik esaslara aykırı olduğunu savunarak konuyu yargıya taşıyacaklarını ve öğretmenlerin resen verilen bu görevleri yerine getirmeyeceğini duyurdu.





