Manisa’nın Akhisar ilçesine bağlı Sazoba Mahallesi’nde bulunan ve 1996 yılı öncesinde, “Taysun Çölü” olarak anılan, TEMA Vakfı ve Orman Genel Müdürlüğü’nün diktiği 100 bini aşkın fidan ile ormana dönüştürülmüştü. Yurttaşların büyük emeğiyle oluşturulan orman alanı, madencilik çalışmaları nedeniyle yeniden çöle dönüşme riskiyle karşı karşıya kaldı.
“AKIL VE VİCDAN TUTULMASI”
BirGün Gazetesi’nden Mustafa Bildircin’in haberine göre, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Akhisar Çevre Derneği’nin öncülüğünde madene karşı düzenlenen eyleme destek verdi. Yaşananları, “Akıl ve vicdan tutulması” olarak nitelendiren Bakırlıoğlu, “Bir zamanlar çöl olan bu toprakları halk yeşertti şimdi altın uğruna yeniden çöle çevirmek istiyorlar” dedi.
“101 BİN FİDAN DİKİLDİ”
Taysun Ormanı’nın, “Çölleşmeyi ve erozyonu önlemek için oluşturulması” itibarıyla tüm bölgelere örnek gösterilebilecek nitelikte olduğunu kaydeden Bakırlıoğlu, “Bu ormanın korunması son derece önemli. 1996 yılında buranın projesi yapılıyor ancak SİT alanı olduğu için Anıtlar Kurulu, izin vermiyor. 2000 yılında ağaç dikimi başlıyor. Bugün burada 101 bin fidan dikili” ifadelerini kullandı.

“SU ALTINDAN DEĞERLİDİR”
Altın madenciliğinin tonlarca su tüketeceğini hatırlatan Bakırlıoğlu, “Bu bölgede su zaten kıt. Yeraltı suları çekilirse tarım tamamen biter. Su altından değerlidir. Burada yetişen ve Avrupa’dan Japonya’ya kadar ihraç edilen dünyanın en kaliteli kuru üzümleri, toz, duman ve toprak kirliliği tehdidi altında. Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli, burada yaratılan mucize rant için yok edilmemelidir. Ekonomik krizler aşılır ama yok edilen doğa geri gelmez” diye konuştu.
YÖRE HALKI TEPKİLİ!
Madencilik faaliyetinin bölgenin önemli gelir kaynaklarından üzüme büyük zarar vereceğini kaydeden yöre halkı ise yaşananlara tepki gösterdi. Yeraltı sularının da tehlike altında olduğunu belirten bölge sakinleri, “Birinci zarar toz, duman ve toprağın kirlenmesi olacak. İkinci büyük zarar ise yeraltı sularına verilecek. Yeraltı sularını çekecekler. Biz zaten yeraltı sularına zor ulaşıyoruz. Suyumuz kısıtlı. Eğer bu faaliyet başlarsa su kaynakları bitecek. Burası yeniden çölleşecek. Şu ana kadar sadece bu bölgede 125 tane sondaj yapıldı. Bu tablo, yaşadığımız endişenin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.




