İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın 7 Ekim’de AKP’ye katılacağı yönündeki iddialar siyaset gündeminde tartışılırken, İzmir’de çevre ve kent hakkı mücadeleleriyle bilinen Kültürpark Platformu’ndan Tugay’ın belediye başkanlığı dönemine ilişkin eleştiri geldi. İz Gazete’ye konuşan Kültürpark Platformu Sözcüsü Yasemin Sağlam, Tugay’ın AKP’ye katılması ihtimalinin kendileri açısından şaşırtıcı olmadığını belirterek, Basmane Çukuru, Kültürpark, Körfez Geçiş Projesi ve Buca Cezaevi planlarını örnek gösterdi.
“ZATEN AKP POLİTİKALARINA HİZMET EDİYOR”
Sağlam, “Kültürpark, Basmane Çukuru, Körfez Geçiş Projesi, Buca Cezaevi planları... Bunun gibi pek çok projesiyle zaten göreve geldiğinden beri AKP politikalarına hizmet ediyor. Onun için hiç şaşırmadık. AKP’nin politikalarıyla tamamen uyumlu bir belediye başkanıydı. Hiç farklı bir iş yapmadı, hiç düzgün bir şey yapmadı” dedi.
Sağlam, Tugay’ın siyasi tercihinden bağımsız olarak kent hakkı ve çevre mücadelelerinin devam edeceğini vurgulayarak, “Biz bu politikalarla mücadele etmeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
BASMANE ÇUKURU’NDA YENİ TARTIŞMA
Kültürpark Platform bugün yaptığı açıklamada ise Basmane Çukuru’na ilişkin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin attığı adımları gündeme getirdi.
Platform, 16 Ocak 2026’da İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin, içeriği ve doğuracağı mali-hukuki yükümlülüklerin meclis üyelerince bilinmediğini savunduğu “Nihai Protokol” için Belediye Başkanı’na tek başına ve ucu açık imza yetkisi verdiğini belirtti.
Platform, söz konusu yetkinin Meclis’in denetim ve karar hakkını devre dışı bıraktığını savunarak, İzmir Barosu ile birlikte Mart ayında yürütmenin durdurulması istemiyle dava açtığını açıkladı. İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin 9 Eylül’de yürütmenin durdurulması talebini reddettiğini belirten Platform, bu kararın protokolün hukuka uygun olduğu anlamına gelmediğini ve esas yönünden hukuki mücadelelerinin sürdüğünü ifade etti.
“BU BİR ÇÖZÜM MODELİ DEĞİL”
Platform, 10 Eylül’de İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamayı da eleştirdi. Belediye tarafından protokolün mevcut hakları koruyan bir “çözüm modeli” olarak savunulduğunu belirten Platform, buna karşı çıktı.
Açıklamada, “Tam da 30 yıllık sorun hukuki yollarla çözüm noktasına gelmişken, alanın tamamının belediyeye kalmasına kesin gözüyle bakılırken, neden belediye alelacele bu hakkından vazgeçmektedir?” diye soruldu.
Platform ayrıca protokolün içeriğinin Meclis üyelerine gösterilmediğini savunarak, “Sır gibi sakladığınız, içeriğini Meclis üyelerine dahi göstermediğiniz bir protokol ile kamunun hakları nasıl korunabilir?” ifadelerini kullandı.
Platformun açıklamasında protokole ilişkin “Bu bir çözüm modeli değil; uyuşmazlığı bahane ederek sermayeye diz çökmektir" ifadeleri yer aldı.
“MECLİS KENDİ İRADESİNİ İPOTEK ETMİŞTİR”
Kültürpark Platformu, belediye başkanına verilen yetkinin sınırlarının belirsiz olduğunu ve Meclis’in karar ve denetim yetkisinin devre dışı bırakıldığını savundu.
Platform, “İçeriği Meclis üyelerinden gizlenen, mali ve hukuki külfetleri oylanmayan bir sözleşme için Belediye Başkanına önceden ‘açık çek’ verilmesi idari bir skandaldır. Sınırları ve kapsamı belirsiz, ucu açık yetki devri, Meclisin denetim hakkını tamamen devre dışı bırakmıştır” dedi.
Açıklamada ayrıca Basmane Çukuru’na ilişkin imar kararlarının özel protokoller üzerinden şekillendirilemeyeceği savunuldu.
“ARAZİNİN YÜZDE 70’İNİ TERK ETMEK KAMU ÇIKARINA İHANETTİR”
Platform, Basmane Çukuru’ndaki mülkiyet davasının da kritik bir aşamada olduğunu belirtti.
İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen tapu iptal ve tescil davasının karar aşamasına geldiğini belirten Platform, dava sürecinde alınan üç bilirkişi raporunun tapuların tamamının belediyeye devri yönünde olduğunu öne sürdü.
Platform, “Belediyenin kendi açtığı davayla yüzde 100’ü kamunun olabilecek bir arazi, bu protokolle yüzde 30’a razı olunarak yüzde 70 oranında terk edilmiş olmaktadır” iddiasında bulundu.
Açıklamada, “Davadan feragat edildiği anda belediye kendi eliyle devasa bir kamu zararı yaratacaktır” denildi.
“KAMUNUN MALI KAMUDA KALACAK”
Kültürpark Platformu, Basmane Çukuru’ndaki yapılaşmanın bölgenin altyapısı ve ulaşım kapasitesi açısından da sorun yaratacağını savunarak mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı.
Platform, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“30 yıldır her türlü ranta ve talana karşı gövdemizi siper ettiğimiz Basmane arazisini, Meclis yetkilerini gasp edenlere ve onların sermaye ortaklarına teslim etmeyeceğiz! Kamunun malı kamuda kalacak; kentsel haklarımızı ve İzmir’in geleceğini kapalı kapılar ardında satmanıza izin vermeyeceğiz.”





