Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Kadın Kolları İl Başkanı Nilay Kökkılınç, Dikili’de saha çalışmalarına devam etti. Kentteki derinleşen yoksulluk ve geçim sıkıntısına dikkat çekerek dayanışma vurgusu yapan Kökkılınç, dayanışmanın yardım dilenme mantığıyla değil, hak temelli ve kurumsal sistemlerle yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
İNSAN ONURUNA YAKIŞIR BİR DAYANIŞMA SİSTEMİ
Kökkılınç, ihtiyaç sahiplerinin kapı kapı gezmek zorunda bırakılmadığı, yurt dışındaki örneklerde olduğu gibi insan onuruna yakışır bir dayanışma sisteminin Türkiye’de de kurulması gerektiğini ifade etti.
SOKAKTA KALAN 4 ÇOCUKLU AİLEYE YARDIM ELİ
CHP Dikili İlçe Başkanı Neriman Tanış’ın da katıldığı saha çalışmalarında karşılaştıkları somut bir örneği paylaşan Kökkılınç, sokakta kalma riskiyle karşı karşıya olan dört çocuklu bir aileye güzel bir dayanışma örneği ve yardımlaşma kültürüyle yuva kurulduğunu, eğitim çağındaki çocuklarına da STK’lar aracılığıyla burs sağlandığını kaydetti.
“BU GİDİŞATIN KÖKTEN ÇÖZÜMÜ İLK SEÇİMDE KÖTÜ ZİHNİYETTEN KURTULMAK”
Süreci değerlendiren Kökkılınç, “Bir ailenin yeniden yaşama tutunma azmine ortak olmaktan ve bu sosyal dayanışmanın bir parçası haline gelmekten büyük huzur duyduk. Ancak bu durumda yardıma ihtiyaç duyan, ülkenin kötü yönetilmesi ve ekonomik krizlerin ardı arkası kesilmemesi sebebiyle zor durumda kalan çok sayıda aile var. Ülkenin içine sokulduğu buhran, işsizlik ve adaletsiz gelir dağılımı sebebiyle insanlarımız yarınlarını garanti altına alamıyor. Bunun çözümü sadece dayanışma olamaz maalesef. Bu kötü gidişatın kökten çözümü, bugünkü yönetim zihniyetinden ilk seçimde kurtulmaktan geçiyor” dedi.
“SOSYAL ADALET POLİTİLKALARINI HAYATA GEÇİRMEK ZORUNDAYIZ”
Nilay Kökkılınç, çözümün kurumsal reformlardan geçtiğinin altını çizerek şöyle konuştu:
“Partimiz, sosyal dayanışmanın hak temelli bir sosyal devlet anlayışıyla ve ‘Aile Destekleri Sigortası’ gibi kurumsal sistemlerle düzenli, şeffaf bir şekilde yapılmasını savunur. Geliri olmayan veya asgari ücretin altında kalan her ailede, ödemenin doğrudan kadının banka hesabına yatırıldığı düzenli bir gelir güvencesi sunmayı hedefliyoruz. Yerel yönetimler ile merkezi idarenin sivil toplumla işbirliğini kurumsallaştırarak, kimsenin kimseden yardım istemek zorunda kalmadığı sosyal adalet politikalarını hayata geçirmekte kararlıyız. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir geleceği inşa edeceğiz.”




