CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin'de düzenlenen "2’nci Kardeş Göçerler Yörük Etkinliği"ne katıldı. Kılıçdaroğlu'na Türk bayrağı, kasket, yörük şalı, tesbih ve bölgede yetişen demircik ağacından çakıyla işlenmiş yörük sopası hediye edildi. Kemal Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

"İzin verirseniz Karacaoğlan'ın bir dörtlüğü ile düşüncelerimi ifade edeyim: 'Erisin dağların karı erisin. Erisin de düz ovayı bürüsün. Türkmen Beyi yaylasına yürüsün. Mor kuzular melesin de gidelim.' Bu mevsim mor kuzuların melediği ve göçerlerin de yaylalara çıktığı bir süreç. Dolayısıyla burada bulunmaktan, sizlerle beraber olmaktan, bir yörük şenliğinde olmaktan son derece mutluyum. Köklerimin de bir yörük olduğunu, yörük kültürünü bildiğini ve o kültürü çocukluğumda yaşadığımı da ayrıca sizlere ifade etmek isterim.

"YÖRÜK ALIN TERİ DEMEKTİR"

Yüzyıllardır Toroslar'da yaşayan bir kültürü, bir yaşam biçimini, bir dayanışma ruhunu, bu toprakların hafızasını yaşatmak için bir aradayız. Yörük demek yalnızca konar göçer bir yaşam biçimi demek değildir. Yörük özgürlük demektir. Yörük alın teri demektir. Yörük dayanışma demektir. Yörük zor şartlar altında yılmamak, ekmeğini paylaşmak, komşusunun derdini kendi derdi bilmek demektir. Toroslar'ın sarp yollarında, yaylaların serinliğinde, ovaların ateşinde bugünlere taşınan büyük bir miras yörüklük. Ve bu miras sadece geçmişin hatırası değildir, geleceğe taşıyacağımız çok büyük bir değerdir. Bugün kardeş göçerler olarak burada buluşmamızın anlamı da budur. Çünkü biz biliyoruz ki bizi güçlü kılan sadece farklılıklarımız değil, farklılıklarımızı kardeşlik içerisinde yaşatabilmektir. Yörük kültürünün en önemli değerlerinden biri de şudur: Paylaşmak. Bir sofraya oturulduğunda ekmeği paylaşmak. Bir çadır kurulduğunda komşusuna yer açmak. Bir sıkıntı olduğunda 'Benim meselem değil' dememek. İşte bizim Anadolu'daki kardeşliğimizin mayası da budur.

"TOROSLAR'IN ÇADIRI TÜRKİYE'NİN UMUDUDUR"

Hiç kimse unutmasın, Toroslar'ın çadırı Türkiye'nin umududur. Bugün Yörük kültürünü yaşatmak demek sadece kendi türkülerimizi, oyunlarımızı, kıyafetlerimizi, yemeklerimizi korumak değildir. Asıl olan Yörük'ün emeğini korumaktır. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşımızın sorunlarına sahip çıkmaktır. Yaylacının yolunu, yaylanın suyunu, yaylanın elektriğini düşünmektir. Üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamaktır. Gençlerimizin kendi memleketinde gelecek kurabilmeleri önünü açmaktır. Yerel iktidarda Büyükşehir Belediye Başkanımızın Yörükler'le ilgili yaptığı bütün açılımları Sayın Başkan burada açıkladı ama sadece Mersin'de biz Türkiye'nin neresinde olursa olsun eğer bir Yörük çadırı varsa oraya hizmet götürmeye, eğitim hizmeti, elektrik hizmeti, okul hizmeti götürmeye ant içtik. Bunu yapacağız ama sizden destek istiyoruz. CHP'ye oy istiyoruz. Verin iktidarı, göreceksiniz hizmet nasıl olur, ahlaki değerler nasıl korunur, bunların hepsini yapacağız.

"SİZİN ÇADIRLARINIZ HER VATANDAŞIN BAŞ TACIDIR"

Bu nedenle bizim siyaset anlayışımız yalnız seçimden seçime insanların kapısını çalmak değil, insanlarımızın hayatına dokunarak sorunlarını çözmektir. Sorunları çözmeyen bir siyaset bizatihi kendisi sorun olur. Yörük kardeşlerimizin hayvanları varsa onun yem maliyetini, yaylaya çıkıyorsa ulaşımını, üretiyorsa pazarını, çocuğu okuyorsa eğitimini siyaset konuşmak zorundadır. Çünkü siyaset insanın hayatına değdiği zaman anlamlıdır. Sizin çadırlarınız Kurtuluş Savaşı'nın çadırlarıdır. Sizin çadırlarınız yoksulun doyurulduğu çadırlardır. Sizin çadırlarınız alın terinin kutsal olduğu mekanlardır. Sizin çadırlarınız Türkiye'de her vatandaşın baş tacıdır. Böyle bilmeniz lazım. O çadır bir direniştir. Tüten bir dumandır o çadır, bir umuttur. Ve o çadır milletimizin aynı zamanda bağımsızlık iradesidir. Toroslar'da Yörük çadırı ayakta olduğu sürece dayanışma vardır, umut vardır, ekmek vardır, emek vardır, kardeşlik vardır.

"ÜRETENİN, ÇALIŞANIN YANINDA OLACAĞIZ"

Ve biz bugün burada o ateşi daha da büyütmek için bir aradayız. Ve mutlu bir gelecek için söz veriyoruz: yörük kültürün yok olmasına asla izin vermeyeceğiz. Göçerlerimizin sorunlarını görmezden asla gelmeyeceğiz. Toroslar'ın sesini Ankara'ya, Türkiye'nin her yerine duyuracağız. Üretenin, çalışanın, alın teri dökenin yanında olacağız. Ve çocuklarımıza yalnızca geçmişte kalan bir kültür değil, gurur duyacakları bir gelecek bırakacağız. Toroslar'ın rüzgarı bizimle olsun. Yaylaların bereketi sofralarımızdan eksik olmasın. Ocaklarımızın ateşi hiç ama hiç sönmesin. Kardeşliğimiz daima olsun. Unutmayalım, bir çadırımız varsa umudumuz vardır. Bir ocağımız tütüyorsa geleceğimiz vardır. Birbirimize sahip çıkıyorsak bu milletin yarınları kesinlikle aydınlıktır. Kardeş Göçerler Yörük Etkinliğimizin hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Yaşasın Yörük kültürü. Yaşasın kardeşliğimiz. Yaşasın Toroslar'ın özgür ruhu. Yaşasın Türkiye'nin birliği, beraberliği ve bütünlüğü."

Özel’den ‘Menderes’ açıklaması: Cumhur İttifakı'na selektör yaptıklarını biliyoruz!
Özel’den ‘Menderes’ açıklaması: Cumhur İttifakı'na selektör yaptıklarını biliyoruz!
İçeriği Görüntüle

"O SOPAYI YERİ GELDİĞİ ZAMAN KULLANACAĞIM"

Gezisinin ardından etkinlikteki katılımcılara hitap eden Kılıçdaroğlu, kendisine Yörüklere özgü ürünler ve sopa hediye edilmesine ilişkin, "Söz veriyorum o sopayı yeri geldiği zaman kullanacağım." ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, yüzyıllardır Toroslar'da yaşayan bir kültürü ve dayanışma ruhunu yaşatmak için bir arada olduklarını söyledi.

Yörüklüğü alın teri, dayanışma ve zor şartlar altında yılmamak olarak değerlendiren Kılıçdaroğlu, "Toroslar'ın sarp yollarında, yaylaların serinliğinde, ovaların ateşinde bugünlere taşınan büyük bir mirastır Yörüklük. Bu miras, sadece geçmişin hatırası değildir. Yörüklük, geleceğe taşıyacağımız çok büyük bir değerdir. Bugün kardeş göçerler olarak burada buluşmamızın anlamı da budur. Çünkü biliyoruz ki, bizi güçlü kılan sadece farklılıklarımız değil farklılıklarımızı kardeşlik içerisinde yaşatabilmektir." diye konuştu.

"Hiç kimse unutmasın, Toroslar'ın çadırı Türkiye'nin umududur. Bugün Yörük kültürünü yaşatmak demek sadece türkülerimizi, oyunlarımızı, kıyafetlerimizi, yemeklerimizi korumak değildir. Asıl olan Yörük'ün emeğini korumaktır. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşımızın sorunlarına sahip çıkmaktır. Yaylacının yolunu, yaylanın suyunu ve elektriğini düşünmektir. Üreticinin emeğinin karşılığını almasını sağlamaktır. Gençlerimizin kendi memleketinde gelecek kurabilmelerinin önünü açmaktır."

Türkiye'nin her yerindeki Yörük çadırlarına hizmet götürmeye ant içtiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Sizden destek istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisine oy istiyoruz. Verin iktidarı, göreceksiniz hizmet nasıl olur, hayati değerler nasıl korunur. Bunların hepsini yapacağız." dedi.

Kılıçdaroğlu, Toroslar'ın sesini Türkiye'nin her yerine duyuracaklarını belirterek "Yörük kardeşlerim, Toroslar'ın rüzgarı bizimle olsun. Yaylaların bereketi sofralarımızdan eksik olmasın. Ocaklarımızın ateşi hiç ama hiç sönmesin, kardeşliğimiz daim olsun. Unutmayalım, bir çadırımız varsa umudumuz vardır. Ocağımız tütüyorsa geleceğimiz vardır. Birbirimize sahip çıkıyorsak bu milletin yarınları kesinlikle aydınlıktır." ifadelerini kullandı.

"PARTİMİZİ KOLLAMAK BİZİM EN ÖNCELİKLİ GÖREVİMİZ"

Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yolunda ve CHP'li olmaktan övünç duyduğunu vurgulayarak şunları kaydetti:

"Hiç çekinmeden bunu gönülden samimiyetle söyledim. Biz de Atatürk'ün kurduğu bu köklü çatı altında, Cumhuriyet Halk Partisinin değerleriyle büyüdük. Bu köklü çatıya ve bu değerlere yürekten bağlıyız. Partimizin bizde çok emeği var. Bizim de partide yıllarımız var. Çok köklü, güçlü bir geçmişimiz var. Partimizi korumak, partimizi kollamak bizim en öncelikli görevimizdir. Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisini yüceltmek için mücadele ettik. Bundan sonra da aynı mücadeleyi sürdüreceğiz."

Kaynak: ANKA